Şanghay İşbirliği Örgütü'nde Çin-Hindistan çekişmesi

Dr. Ümit Alperen Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: Reuters

Şanghay İşbirliği Örgütü'nün (ŞİÖ) dönem başkanlığını bu yıl ilk defa kurucu ülkeler dışında bir üye yapıyor.

Bilindiği üzere, Hindistan, Pakistan'la eş zamanlı olarak 9 Haziran 2017'de ŞİÖ'ye tam üye oldular.

Şanghay Beşlisi olarak 1996'da kurulan ve 2001'de Özbekistan'ın katılımıyla ŞİÖ'ne dönüştü. Örgütün ilk genişlemesi ise 16 yıl aradan sonra Hindistan ve Pakistan katılımıyla oldu. 

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

ŞİÖ'nün Afganistan, Beyaz Rusya, İran ve Moğolistan olmak üzere dört gözlemci üyesi ve Ermenistan, Azerbaycan, Kamboçya, Nepal, Sri Lanka, Mısır, Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye olmak üzere altı diyalog ortağı var.

2021'deki tam üyelik süreci başlatılan İran, muhtemelen Hindistan'ın başkanlığındaki zirveye ilk kez tam üye olarak katılacak. 

Hindistan'ın dönem başkanlığını dikkate değer kılan en önemli hususlardan birisi, Hindistan-Çin bölgesel rekabeti.

Hatırlanacağı üzere, iki ülke askerleri Haziran 2020'de, tartışmalı sınır hattında yer alan Galvan Vadisinde çatışmıştı.

Bu yılki ŞİÖ zirvesi de Çin-Hindistan bölgesel rekabeti ve gerilimi gölgesinde gerçekleştiğini söyleyebiliriz. 

Çin, Rusya ile birlikte ŞİÖ'nün kurucu büyük iki ülkesinden birisi. Ayrıca Hindistan hem ŞİÖ'ye tam üye bir aktör iken diğer yandan da Hint-Pasifik'te ABD liderliğinde Çin'in etkisini sınırlandırmayı hedefleyen QUAD oluşumunun da dört ülkesinden (ABD, Hindistan, Japonya, Avustralya) birisi.

Hindistan'ın ev sahipliğinde, en çok sorun yaşadığı ülkelerden olan Çin ve Pakistan'la ilgili vereceği mesajlar hem ŞİÖ'nün geleceği ve efektifliği için hem de bölgesel, küresel dengeler açısından da şüphesiz önemli. 

Bu bağlamda da 29 Mart'ta Hindistan'ın ev sahipliğinde gerçekleşen ŞİÖ Ulusal Güvenlik Danışmanları toplantısı oldukça dikkat çekiciydi.

ŞİÖ Ulusal Güvenlik Danışmanları toplantısına Çin temsilcisi toplantıya video bağlantısı aracılığıyla katıldı.

Ulusal Güvenlik Danışmanı pozisyonunu kimse bulunmayan Pakistan'dan ise Ulusal Güvenlik Birimi sekreteri Amir Hassan da video bağlantısıyla katıldı.

Çinli ve Pakistanlı yetkililerin Hindistan'ın ev sahipliğindeki toplantılara katılıp katılmayacağı, davet edilip edilmeyecekleri de bir soru işaretiydi.

Çin Savunma Bakanı Li Shangfu 27-29 Nisan'daki Savunma Bakanları Toplantısına katılıyor.

Pakistan tarafından yapılan açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Bilaval Butto Zerdari, 4-5 Mayıs'ta Goa'da yapılması planlanan ŞİÖ Dışişleri Bakanları toplantısına katılacak.

Zerdari'nin ŞİÖ kapsamında da olsa yaklaşık 12 yıllık bir aradan sonra Hindistan'ı ziyaret eden ilk Pakistan dışişleri bakanı olacak.

2011 yılında Pakistan dışişleri bakanı Hina Rabbani Khar Hindistan'ı ziyaret etmişti.

Hindistan, yaklaşmakta olan dışişleri bakanları toplantısı için Pakistan ve Çin de dahil olmak üzere ŞİÖ'nün tüm üyelerine resmi olarak davetiye gönderdi.

Dışişleri Bakanları toplantısına Çin Dışişleri Bakanı Qin Gang ve Rus mevkidaşı Sergey Lavrov'un da katılması bekleniyor.

Hindistan'ın tatil bölgesi Goa'da 4-5 Mayıs'ta ŞİÖ Dışişleri Bakanları ve 27-29 Nisan ŞİÖ Savunma Bakanları toplantıları öncesi, 29 Mart'ta düzenlenen ŞİÖ Ulusal Güvenlik Danışmanları toplantısında, Hindistan'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Ajit Doval'in verdiği mesajlar bir fragman mahiyetindeydi. 

Hindistan Ulusal Güvenlik Danışmanı Ajit Doval'in ŞİÖ Ulusal Güvenlik Danışmanları toplantısındaki açıklamaları, Yeni Delhi'nin Pekin'in politikalarından ne kadar rahatsız olduğunu göstermesi açısından dikkat çekici.

Çin Devlet Müşaviri ve Kamu Güvenliği Bakanı Wang Xiaohong dinlerken, Doval ŞİÖ üyelerinin "egemenliğe ve toprak bütünlüğüne saygı duymaları" ve "bitişik bölgelerde tek taraflı askeri üstünlük aramamaları" gerektiğini belirtti. 

Doval'in, egemenliğe saygı ve tek taraflı askeri üstünlük hakkındaki ifadeleri, mevcut sınır sorunlarının olduğu Hindistan-Çin Fiili Kontrol Hattında (LAC) devam eden sınır sorununa dolaylı bir gönderme olarak değerlendirilebilir.

Aynı zamanda Doval'in bu açıklamaları Yeni Delhi'nin kendi arka bahçesi ve bitişik bölgesi olarak gördüğü Maldivler ve Sri Lanka da dahil olmak üzere bölgedeki Çin'in Kuşak ve Yol Girişimlerini (KYG) hedeflediği şeklinden de yorumlamaya açık.

Ayrıca iki ülke arasında daha önce toprak bütünlüğü konusu gündeme gelirken, "komşu bölgelerde tek taraflı askeri üstünlük" konusu ilk kez gündeme geliyor. 

Bu toplantı aynı zamanda Çin-Hindistan arasındaki jeoekonomik ve jeopolitik rekabetin Hindistan'ın da ekonomik olarak daha görünür olmasıyla hızlandığına işaret ediyor.

Bu bağlamda bahse konu toplantıda gündeme gelen diğer konu ise Umman Körfezi'nde bulunan İran'ın Çabahar Limanı idi.

Çin'in yatırımcısı olduğu Pakistan'ın Gwadar Limanına rakip sayılabilecek Çabahar Limanının yıllardır ana yatırımcısı Hindistan. Fakat son dönemde Çabahar'a Çin'in de ilgi gösterdiği biliniyor. 

Hindistan bu toplantıda Çabahar limanını Orta Asya'dan ve Rusya'dan Arap Denizi'ne uzanan Uluslararası Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru çerçevesine dahil etme taahhüdünde bulundu.

Hindistan'ın bu yaklaşımı bir bakıma da Çin'e karşı bölgesel rekabette bir frenleme girişimi olarak okunabilir. 
 


Bilindiği üzere Pekin, KYG'nin en başarılı rotalarından olan ve Çin'den Pakistan'a uzanan Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru (ÇPEK) ile Pakistan'ın Gwadar Limanına çıkıyor.

Taliban kontrolündeki Afganistan'ın da ÇPEK'e bağlanması gündemde olan bir konu. Taliban'ın Afganistan'da iktidarı ele geçirmesinden itibaren Afganistan'dan dışlanan Hindistan'ın hem Pakistan'a hem de Çin'e alternatif olan gerçekleştirebileceği bir girişim.

Ayrıca Hindistan'ın hem Kuzey-Güney koridoruna odaklanması hem de üçüncü bir aktör olarak kendi gündemini ortaya koyuyor.

Bu durum Orta Asya ülkelerine doğuda Çin, kuzeyde Rusya, batıda Türkiye güzergahlarına ek olarak güney güzergahını da açarak bölge ülkelerinin oyun alanını genişletebilir. 


Hindistan'ın ŞİÖ başkanlığı döneminde üzerinde durduğu ve gündeme getirdiği diğer bir konu da terörizm ve finansmanı.

Hindistan terörizm ve finansmanı konusunu hem BM Güvenlik Konseyi'nin 1267 ve 1373 sayılı kararları ve ardıl kararlarına hem de ŞİÖ'nün kuruluş misyonuna atıfla gündeme taşıyor.

Hindistan'ın terör ve finansmanı konusundaki hedefinin Pakistan olduğu açık. 


Özetlemek gerekirse, daha önceki ŞİÖ zirveleri Çin ve Rusya'nın belirlediği ana gündem üzerinden şekilleniyordu aslında.

Çin ve Rusya ile güçleri kıyaslandığında ŞİÖ'ye üye Orta Asya ülkelerinin bu iki ülkeye rağmen gündem belirlemeleri zor.

Görünen o ki, ŞİÖ'ye sonradan üye olan Hindistan örgütte ağırlığını hissettirecek.

Hindistan'ın ekonomik ve politik büyüklüğü düşünüldüğünde de ŞİÖ içerisinde de Rusya ve Çin ağrılığından farklı olarak üçüncü bir gücünde etkisini göstermek isteyeceği söylenebilir.

ŞİÖ'nün büyük güçlerinden birisi olarak Hindistan'ın aynı zamanda Hint-Pasifik'te ABD, Japonya, Avustralya gibi ülkelerle de işbirliği yapabiliyor olması elini güçlendiriyor. 

Devam eden bir soru işareti olarak da ŞİÖ içerisinde Hindistan ile Pakistan-Çin ikilisi arasındaki çekişmenin ne yöne evrileceği ve bunun örgütü nasıl etkileyeceği.

Hindistan'ın ev sahipliğinde önümüzdeki temmuz ayında düzenlenecek ŞİÖ Liderler Zirvesi'ne Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in katılıp katılmayacağı ise önümüzdeki döneme dair de önemli bir gösterge olacak. 

 

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU