Afrika'da yeni bir sömürgecilik projesi olarak "Hristiyan Siyonizm'i"

Sare Şanlı Independent Türkçe için yazdı

Bugün Afrika'nın Filistin mücadelesine verdiği destek, İsrail'in kıtada ittifak kurma ve Siyonist ideolojiyi Hristiyan mezhepler üzerinden yayma çabaları nedeniyle zedelenmeye devam ediyor. 

Afrika'da Hristiyan nüfusu yaklaşık 700 milyon. Ne yazık ki, Hristiyan Afrikalıların büyük bir kısmı İsrail'i ya destekliyor ya da Siyonizm'e sempati duyuyor. 

Bu desteğin ve sempatinin ardında yatan ana neden ise Hristiyan Siyonizm'i.

Kökleri İngiltere'deki Protestan Reformasyonuna kadar uzanan teolojik bir doktrin olan Hristiyan Siyonizm'ine göre, bir Hristiyan Yahudi Devletinin varlığını desteklemelidir; zira Yahudiler Tanrı tarafından seçilmiş insanlardır.

Hristiyan Siyonistler, Tanrı'nın Yahudilerle ilgili planı gereği vaat edilmiş topraklara dönüp Büyük İsrail'i kurarak dünyaya egemen olacaklarına kati suretle inanıyorlar.

Filistinli Hristiyan ilahiyatçı Munteer Isaac, Hristiyan Siyonizm'inin İsrail ve Yahudiler hakkındaki teolojik bir inançtan daha fazlası olduğunu, bunun bir imparatorluk teolojisi ve siyasi bir hareket olduğunu söylüyor.

Isaac, "Yaratılış (Genesis) 12:1-3'te Rab Tanrı, İsrail'i ve Yahudi halkını kutsayanları kutsayacağına ve onları lanetleyenleri lanetleyeceğine yemin eder. Beni şaşırtan şey, Yaratılış 12:1-3'ün aslında İsrail'den bahsetmiyor olmasıdır. Bu ayet İbrahim'e uluslar hakkında bir bereket olması için verilen görkemli bir emrin ortasında yer alır - Pavlus'a göre İbrahim'in soyundan gelen İsa'nın çarmıhta ölmesi, yerine gelmiş bir emirdir. Bu görkemli vaat nasıl oldu da bugün seküler bir devletin dış politika reçetesine dönüştü?" sözleriyle İncil ayetlerinin yanlış yorumlandığını belirtiyor. 


İsrail-Afrika ilişkileri; Siyonizm kıtaya sızıyor

İsrail'in kurulduğu 1948 yılından kısa bir süre sonra bağımsızlığını kazanmaya başlayan Afrika ülkeleri, İsrail için potansiyel dost ülkeler olarak belirlendi ve Siyonist devlet çok sayıda Afrika ülkesi ile yakınlaşmaya başladı.

Afrika'daki ilk İsrail konsolosluğu 1956 yılında Akra'da (Gana) kuruldu ve 1960'ların sonuna kadar, daha sonra başbakan olan dönemin Dışişleri Bakanı Golda Meir'in liderliğinde İsrail-Afrika ilişkilerinde altın bir dönem yaşandı.

İsrail'in eski Gana Büyükelçisi Sharon Bar-Lee "İsrail'in Gana'da iki büyük markası var: Golda Meir ve İsa" sözleriyle Hristiyan dininin Afrika'da İsrail için oynadığı önemli rolü göstermişti. 

Gana'daki Hristiyan Evanjelist hareketin etkisiyle İsrail'e yönelik olumlu kamuoyu algısı, ülkenin yaklaşık 40 yıl aradan sonra 2011 yılında İsrail ile ikili ilişkilerini yeniden kurmasında rol oynadı.

Ayrıca, 2014 yılında BBC Dünya Servisi tarafından yapılan bir anket, İsrail'in küresel imajına en çok sempati duyanların Gana, Kenya, Nijerya ve Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşayanlar olduğunu ortaya koydu. 

Lakin İsrail'in 1967 ve 1973 savaşlarında yaptığı katliamlardan sonra çoğu Afrika ülkesi İsrail ile ilişkileri kesti. 

O tarihlerden bu yana, İsrail hükümeti ile iş birliği yapan ABD merkezli Hristiyan Siyonizm örgütleri, Siyonizm'i Afrika'da yaymak için önemli miktarda kaynak kullandı.

İsrail, uluslararası platformlarda kendisine gösterilecek destek karşılığında Afrika kıtasındaki birçok ülkeye yönelik güvenlik yardımının yanı sıra askerî ve insanî yardım da sundu.

Hristiyan Siyonizm'i İsrail'in bugün Afrika'daki kamu diplomasisinde önemli bir rol oynuyor ve İsrail'in Afrikalı liderlerle ilişkilerini etkiliyor.

Bilhassa Nijeryalı ve Ganalı meşhur papazlar İsrail'i ziyaret ediyor ve kiliselerindeki üyeleri de İsrail'i desteklemeye çağırıyor.  

Tanzanyalı akademisyen Samweli S. Mhajida'ya göre, ironik bir şekilde, Afrikalılar Siyonizm'i genellikle ötekileştirilmekten ve sömürgeleştirilmekten kurtulma arzuları bağlamında anlıyor.

Siyonizm, kurtuluş teolojisi ve ezilenlerin kötü durumuyla ilişkilendirilirken İsrail, dinî bir sembol olarak bir umut ışığı hâline geldi.

Bu nedenle Yahudilerin ve İsrail'in yanında olmak, Tanrı'nın yanında olmak şeklinde anlaşılmakta ve İsrail'i kutsayanların Tanrı tarafından kutsanacağına inanılıyor.

İsrail Devleti'nin varlığına ve eylemlerine hiçbir eleştiri getirmeyen bu teoloji, İsrail'in Afrika'da diplomatik destek kazanma kampanyası için son derece verimli bir zemin sunuyor. 


Hristiyan Siyonizm'i Afrika ülkelerinde neden bu kadar güçlü?

Anglikan papaz ve yazar Stephen Sizer'e göre;

Hristiyan Siyonizm'i Afrika'da baskın; çünkü Afrika'daki çoğu kilise Amerika'dan gelen fonlara bağlı durumda.

Şöyle bir düşünce var: Kiliselerim için Amerika'dan fon alıyorsam o halde teolojim onların teolojileriyle, doktrinlerim de onların doktrinleriyle uyumlu olmalı.

ABD'li Siyonist Hristiyanlar tarafından finanse edilen Afrika mezhepleri, İsrail'in Filistinlilere yönelik ırkçı ve sömürgeci politikalarını büyük ölçüde desteklemektedir.

Kölelik ve ırkçılığın devreye girdiği yer de işte burasıdır. Gördüğünüz gibi ABD'de Siyonizm, köleliğin derin bir şekilde yerleştiği ülkenin güney kesiminde oldukça güçlüdür.


Pentekostalizm de İsrail'i kutsayan ve İsrail için bir şeyler yapanın kutsanacağı fikri nedeniyle Siyonist teolojileri desteklemeye çok açık.

İsrail Siyonist ideolojiyi yayma noktasında Afrika kıtasında hızla yayılan ve diğer mezhepler tarafından farklı açılardan eleştirilen bu mezhepten de fazlasıyla faydalanıyor. 

Nelson Mandela Üniversitesi araştırmacılarından Marthie Momberg'e göre Siyonizm;

İsrail ve Filistin'in jeopolitik varlıkları ile sınırlı değildir. Araplara karşı sistematik bir ırk ayrımcılığı meselesi ya da Yahudiler için bir sığınak yaratma girişimi de değildir. Bir yeni sömürgecilik projesi olarak Siyonizm, İsrail-Filistin sınırlarını aşarak Afrika ülkeleri ve Afrika kiliseleri de dâhil olmak üzere başka diyarlara uzanmaktadır.

Pek çok ülke uluslararası sahnede kendi gündemlerini takip etmek için başkalarıyla bağlar kurabilir; ancak İsrail Devleti bugün, ağır insan hakları ihlallerini rasyonalize etmek için yetmiş yıldan fazla bir süredir Hristiyan inançlarına sızan tek ulusal varlık olabilir.

İsrail'in kalkınma yardımlarını, ticari ve askerî anlaşmalarını (ileride ödenmesi olası) maliyetine bakmaksızın kabul etmek, Filistinlilere yönelik sistematik baskıyı normalleştirmektedir.

Bu durum, aynı zamanda kıtanın gerçek kişilerarası, toplumsal, dinî ve maddi refah arayan maneviyatını da ihlal eder.

Başka bir halkı işgal eden ve baskı altında tutan bir devletle kurulan ortaklıkların kazanımları, neo-emperyalizm ve apartheid'ın dinî olarak onaylanması yoluyla kölelik prangalarını ve sömürgecilik kıskaçlarını geri getirmektedir.


Sonuç olarak; Hristiyan Siyonizm'inin Afrika'da yayılması, İsrail'in kıtadaki ittifaklarını güçlendirme ve Siyonist ideolojiyi destekleme çabalarının bir yansıması.

Bu teolojik doktrinin etkisiyle İsrail'i destekleme eğiliminde olan çok sayıda Hristiyan Afrika devleti ve Hristiyan Afrikalı ancak Siyonizm'in gerçekçi bir teolojik temeli olmadığı ve İncil ayetlerinin yanlış yorumlandığı gerçeği ile kurtarılabilir. 

 

 

https://hts.org.za/index.php/hts/article/view/8605/25372#CIT0018_8605 
https://umu.ac.ug/wp-content/uploads/2022/11/Christian-Zionism-in-Africa-_-Mtafiti-Mwafrika-33-FINAL.pdf  
https://africanarguments.org/2023/12/from-yom-kippur-to-the-abraham-accords-how-israel-procured-africas-good-graces/ 
https://www.kairospalestine.ps/index.php/resources/around-the-web/christian-zionism-through-palestinian-eyes 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU