Arjantin'de aşırı sağın yeni şafağı: Javier Milei fırtınası

Umut Berhan Şen Independent Türkçe için yazdı

Geçen günlerde Arjantin'de sürpriz sayılabilecek bir politik gelişme yaşandı. La Libertad Avanza (Özgürlük Gelişimi Partisi) adayı aşırı sağcı Javier Milei, Arjantin Cumhurbaşkanlığı ön seçimlerinden yüzde 30 oy alarak birinci çıktı.

Bu sonuç Arjantin ekonomisinde ciddi bir şok etkisi yarattı. Arjantin parası olan peso, dolar karşısında yüzde 18 devalüasyona uğradı ve bir dolar 300 elli pesoya kadar çıktı.

Ayrıca Arjantin Merkez Bankası da faizleri yüzde 98'den yüzde 118'e yükseltti. Arjantin'de enflasyon şu sıralar yüzde 115 civarında bir orana ulaştı. 

Tabii Javier Milei esasen sıkı bir Trumpist ve sürekli olarak Donald Trump'a olan sevgisini de dile getiriyor.

Milei'nin, ön seçimdeki bu sürpriz zaferi sonrası şu ifadeleri kullanması da son derece ilginç:

Kuzulara yol göstermeye değil, aslanları uyandırmaya geldim.

Bu cümle aslında Javier Milei'nin hayata olan bakışını, politik tutumunu aslında çok net şekilde ifade eden bir açıklama oldu.

Aslında son yıllarda Latin Amerika'da esen sol rüzgarında biraz kendini sorgulamasına neden olacak bir seçim başarısı bu.

Acaba "Latin Amerika'da sol rüzgar geliyor" derken acaba aşırı sağ tekrar diriliyor mu?

Ya da postmodern bir aşırı sağ mı geliyor?

Koyu bir Trumpist olan Javier Milei'nin ön seçimden başarılı şekilde çıkması ve bir sonraki seçimlerin ikinci turunda kazanma ihtimalinin çok yüksek olması aslında artık Latin Amerika'da hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının ve Arjantin'de birçok dengenin değişeceğini de bize gösteriyor. 

Javier Milei son aylarda sürekli olarak, Arjantin Merkez Bankası'nı kapatacağını yöneliyordu.

Zaten Javier Milei, ön seçimi kazanmasının ardından da Arjantin basınına bir açıklama yaptı ve Arjantin Merkez Bankası'nı "dünyanın en büyük çöplüğü" olarak tanımlarken şunları da söyledi:

Merkez bankaları dört kategoriye ayrılır. Biri FED Amerikan Merkez Bankası gibi kötü olanlar, diğeri Latin Amerika'dakiler gibi çok kötü olanlar, korkunç kötü olanlar ve Arjantin Merkez Bankası.


Javier Milei'nin bu açıklaması aslında Donald Trump'vari bir konuşma. Hatta bu konuşmayı Trumpist bir bakış açısı olarak da görebiliriz.

Javier Milei Arjantin'in borcunu ödemek istediğini de sürekli vurguluyor ve ülke ekonomisinin de temerrüde uğramasını engellemek istediğini ifade ediyor.

Eğer başkan seçilirse Güney  Amerika ortak pazarından Arjantin'in çıkacağını da söylüyor. Ayrıca Çin ile işbirliği yapmayacağını da özellikle belirtiyor.

Tüm bunlar aslında şu an Latin Amerika'daki sol sosyalist rüzgâra ve iktidarda olan sol partilerin izlediği politikaların tam tersi bir tutuma işaret ediyor.

Javier Milei tüm bunlara ilaveten, Arjantin pezosu yerine Arjantin'de Amerikan dolarının para olarak kullanılacağını ve zarara uğrayan batan bazı devlet şirketlerinde tamamen özelleştireceğini söylüyor.

Ayrıca somut ve sürpriz bir hamle olarak, dolarizasyon planını yeni gündeme getirdi ve seçilmesi halinde Arjantin Kongresi'ne sunacağı ilk öneriler arasında bu dolarizasyon planının olacağını da ifade etti.

Şunu da unutmamak gerek; Arjantin pesosu hızlı değer kaybediyor ve bu ortamda Arjantin seçmeni seçimin ikinci turuna giderek, oy verecek.

Açıkçası başkanlık seçimlerinin ikinci turunda hem Javier Milei'nin dolarizasyon politikası açıklaması, hem de Arjantin pesosunun hızla değer kaybetmesi ve Arjantin'de enflasyonun çok yüksek boyutlara ulaşması, belirleyici etkenler olacak diye düşünüyorum.

Artık hiç kuşkusuz, 22 Ekim'deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda favori aday Javier Milei. İlerleyen süreçte sürpriz bir gelişme beklemesem de yine bu konuyu sizler için incelemeye ve güncel gelişmeleri aktarmaya devam edeceğim.

 

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU