İran’dan Güney Kore’ye tepki

Tahran yönetimi, donmuş varlıkları nedeniyle Seul’e tepki gösterdi

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, bu ayın başında İran Meclis Başkanı Muhammed Bagır Galibaf ile görüştü. Fotoğraf: İran Cumhurbaşkanlığı

Tahran yönetimi,  İran’ın yurt dışında tutulan fonlarını serbest bırakabilecek bir ABD-İran anlaşması imzalamak için diplomatik istişarelerin geleceği konusundaki belirsizliğin devam etmesi üzerine, milletvekillerinin de desteğiyle harekete geçti. Tahran’ın ABD yaptırımları altında dondurulan varlıkları konusunda Güney Kore aleyhindeki uluslararası mahkemelere resmi şikayette bulunmaya başladığını duyurdu.

İran resmi medyasının dün aktardığı açıklamada İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin parlamentoya, İran Merkez Bankası ile Güney Kore hükümeti arasındaki anlaşmazlığı uluslararası tahkime iade etme başlıklı bir yasa tasarısı göndermesinden bir gün sonra Seul aleyhindeki şikayetin resmen etkinleştirildiğini bildirdi.

ABD’nin 2019 nükleer anlaşmasından çekilmesinin ardından eski ABD Başkanı Donald Trump’ın yeniden uyguladığı yaptırımlara uygun olarak Güney Kore bankalarında ham petrol satışından elde edilen İran fonlarına el konulmasının ardından iki ülke arasındaki ilişkiler gerildi.

Trump İran’a baskı uygulama politikasının, onu ABD, Avrupalı güçler ve İsrail’in nükleer silah yapmaktan korktuğu nükleer programında daha katı kısıtlamaları kabul etmeye zorlayacağına inanıyordu. Önceki ABD yönetimi anlaşmanın kapsamını, İran Devrim Muhafızları’nın (IRGC) bölgesel faaliyetlerinin engellenmesini ve balistik füzeler geliştirme programını içerecek şekilde genişletmeye çalıştı.

Batılı yetkililer Umman’ın arabuluculuğuyla, Tahran’da gözaltına alınan ABD vatandaşlarının serbest bırakılması karşılığında Güney Kore ve Irak’ta donmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasına ilişkin sınırlı bir anlaşmaya ulaşmak için müzakere ettiklerini duyurmasının ardından, söz konusu fonların geri dönüşüyle ilgili spekülasyonlar son haftalarda arttı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre bu anlaşma ayrıca İran uranyumunun zenginleştirilmesinin yüzde 60 oranında durdurulmasını kapsayabilir.

ISNA haber ajansı, İran’ın donmuş varlıklarının serbest bırakılmasına ilişkin Güney Kore politikalarının değiştirilmemesinin, İran’ın resmi bir şikayette bulunmasına neden olduğunu bildirdi. ISNA’nın haberinde şu ifadeler yer aldı:

“Yeni ABD hükümeti göreve geldiğinden beri Güney Kore sadece politikalarını değiştirmekle kalmadı. Aynı zamanda İran halkına karşı biraz saldırgan ve kaba önlemler aldı. Koreliler, İran İslam Cumhuriyeti’nin donmuş varlıklar konusunda çok ciddi olduğunu ve haklarını gerçekleştirmek için elinden geleni yapacağını bilmeli. İran’ı gerçek ve temel talebinden uzaklaştıramayacaklarını anlamalılar.”

Diplomatik temsilciliğin azaltılması

Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komitesi Başkan Yardımcısı milletvekili Şahriyar Haydari dün ISNA haber ajansına verdiği demeçte, İran’ın varlıklarının dondurulmasının uluslararası tarafça kınandığını ve hükümetin bu konudaki yoğun talebi takip etmesi gerektiğini söyledi. Haydari, “Parlamento hükümeti desteklemeye hazır” dedi.

Hükümetin yasa tasarısını gönderme nedenlerine değinen Haydari, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ülkelerle diplomatik ilişkiler kurmak veya ilişkileri azaltmak parlamentonun ayrıcalığıdır. Bu anlamda hükümet parlamentonun gücünü Güney Kore ile ilişkileri yeniden gözden geçirmek için kullanmak ister. İran ile Güney Kore arasında çeşitli şekillerde müzakereler yapıldı ve şu ana kadar bir sonuca ulaşamadılar. İlişkilerin seviyesini göz önünde bulundurmaktan başka çareleri yok. Oldukları gibi devam etseler de etmeseler de parlamentonun hükümete ve Dışişleri Bakanlığı’na izin vermesi gerekiyor.”

Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komitesi üyelerinden milletvekili İbrahim Azizi, ISNA’ya verdiği demeçte, İran'ın finansal materyallerini serbest bırakmazsa Güney Kore’nin etkileneceğini söyledi.

Tasarının İran’ın iddialarını uluslararası mahkemelerde takip etmek için yasal diplomasiyi harekete geçirmesine izin verdiğini belirten Azizi, tasarıyı parlamentonun onaylayacağını da sözlerine ekledi.

Benzer baskılar

Tahran, Bağdat’a İran’ın Irak’a yaptığı doğal gaz ihracatını durdurarak ve sıcak yaz aylarında elektriği kesmeye zorlayarak ABD’nin fon kullanma iznini alması için baskı yapmıştı.

ABD yönetimi Irak’a dört aylık muafiyet tanıyarak Bağdat’ın elektrik bedelini ve İran’a olan borçlarını ödemesine izin verdi. Ancak İran’a dolar kaçakçılığındaki rollerinden şüphelenerek ABD kısıtlamalarının hedeflediği 14 Irak bankasına yaptırım uyguladı.

Muafiyet, Irak’ın ödemeleri Irak’taki hesaplara yatırmak yerine diğer ülkelerdeki Iraklı olmayan bankalara yatırmasına izin veriyor.

Ancak Irak bankalarına yatırılanlar gibi Irak dışı hesaplara yatırılan fonlar da kısıtlanacak ve İran’ın ABD’den izin alması gerekecek.

Şarku’l Avsat’ın Reuters haber ajansından aktardığına göre ABD Dışişleri Bakanlığı’nın, Irak hükümetinin Irak dışındaki bankalara fon yatırmasına izin vermesi talebi üzerine İran baskısının bir kısmının diğer ülkelere devredileceği umuduyla son muafiyetin kapsamını genişlettiğini bildirdi.

ABD’li bir yetkili konuya dair şunları söyledi:

“İranlıların fonlara erişmesi için bu sürekli baskı karşısında Iraklılara yardım etmeliyiz. Iraklılar istedi ve şimdi muafiyetin kapsamını genişletmeyi kabul ettik. Bu, ABD’nin bu fonların insani amaçlara yönlendirilmesi gerekliliğine daha iyi uyulmasına yardımcı olacak.”

ABD’nin muafiyetinden bir hafta önce Irak Başbakanı Muhammed Şiya Es-Sudani, Irak’a olan borçlarını geciktiren bir sorun olduğu için İran ile Irak ham petrolünü İran gazıyla takas etmek için bir anlaşma imzaladığını duyurdu.

Sudani, Tahran’ın Irak ham petrolü karşılığında gaz ihracatına devam etmeyi kabul etmesinden önce Bağdat’ın kendisine borçlu olduğu parayı ödemek için ABD’nin onayını alamamasının ardından temmuz ayının ilk gününden itibaren İran’ın Irak’a gaz ihracatını yüzde 50’den fazla azalttığını söyledi.

İran Petrol Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Hamid Hüseyni geçtiğimiz cumartesi günü, Tahran’ın IRGC’ye bağlı Tasnim haber ajansı tarafından bildirildiği üzere pazarlık anlaşması kapsamında Irak’tan günde 100 bin varil alacaklarını söyledi.

Hüseyni’ye göre 100 bin varilde 30 bin ham petrol ve yaklaşık 70 bin varil akaryakıt yer alacak. Bu miktarın iç talebin bir kısmını karşılayacak.

Tahran ile Bağdat arasındaki takas anlaşması, İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri’nin Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki muhalif Kürt partilerinin pozisyonlarını bombalamaya devam etmekle tehdit ettiği bir zamanda yapıldı.

 

*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

 

Şarku'l Avsat

DAHA FAZLA HABER OKU