Sudan'ın nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan hayvanları açlık ve bombardımanla yok ediliyor

Çatışmaların merkezindeki Hartum'da bulunan Doğa Tarihi Müzesi içindeki çok sayıda hayvan, açlık, susuzluk ve bombardımandan dolayı ölüm tehlikesiyle karşı karşıya

Müze içindeki çok sayıda hayvan ve kuş yok olma tehlikesiyle karşı karşıya / Fotoğraf: Hasan Hamid-Independent Arabia

Sudan'ın başkenti Hartum'daki Ordu Genel Komutanlığı'nın kuzeyinde, doğal, kültürel ve hayati bir mirası temsil eden Hartum Üniversitesi Fen Fakültesi Doğa Tarihi Müzesi yer alıyor. 

Sudan'daki savaşın trajedisi, ölüler, yaralılar veya evleri ve dükkanları etkileyen yıkım belasından kaçan insanlarla sınırlı değil. Müze yakınındaki patlamalar da orada yaşayan hayvanları tehdit ediyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki silahlı çatışmaların devam etmesiyle bağlantılı olarak müzeyi bilinmeyen bir son bekliyor.

Müzenin içindeki çok sayıda hayvan, açlık, susuzluk ve bombardımandan dolayı ölüm tehlikesiyle karşı karşıya.

Çünkü müze yönetimi ve görevlileri hayati tehlike korkusuyla Hartum Üniversitesi yakınlarındaki alana gidemiyorlar.


Yavaş yavaş ölüyorlar

Doğa Tarihi Müzesi Müdürü Sare Abdullah Hader Said'e göre, "Doğa Tarihi Müzesi'ndeki canlı vahşi hayvanlar, açlık ve susuzluktan ötürü yavaş yavaş ölüyorlar. Zira en son yemeklerini çatışmaların başlamasından bir gün önce yemişlerdi."

Said, "Müzeye ulaşabileceğini düşündüğümüz herkese yalvardık. Tüm iyi niyet ve vaatlere rağmen keskin nişancı ateşi korkusuyla kimse müzeye ulaşamadı. Farklı kesimlerden birçok insan bu konu hakkında benimle iletişime geçti. Ordu personelinden hayvanlara depoda ve buzdolaplarında tutulan su ve yiyecekleri vermelerini istedik. Ancak herhangi bir işlem yapılmadı" dedi.

Müze Müdürü sözlerine şöyle devam etti:

Üniversitenin çevresinden geçebilen herkese kafeslerin kilitlerini kırıp kuşların ve maymunların çıkışına izin vermeleri için yalvardım ama herhangi bir yanıt gelmedi. Canlı müze hayvanlarını ve bazı nadir türleri doğal ortamlarında kaybettik. Ayrıca Sudan'da aşı üretimini yerelleştirmek için Zehirli Organizmaları Araştırma Merkezi ile ortak bir projede büyük zorluklarla toplanan çok sayıda zehirli yılan ve akrep ile birlikte önemli bir bilimsel deney olarak kullanılan eşsiz bir timsahı da maalesef kaybettik. Bu önemli kayıpların dışında bir de Fen Fakültesi'nde araştırma için kullanılan bazı hayvanlar ve sürüngenler de öldüler.


"Nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan hayvanların doğal yaşam alanlarının tahrip edilmesi, onların sayılarının azalmasına neden oldu" diyen Müze Müdürü Said, "Sudan'dan ve yalnızca komşu Afrika ülkelerinin yağmur ormanlarında bulunan şempanzeler ve Avustralya'da yaşayan kangurular gibi yurt dışından gelen bazı mumyalanmış hayvanların nadir örnekleri de müzemizde bulunuyor. Müzede muhafaza edilen örnekleri, nem ve haşerelerden korumak için periyodik olarak bakımlarının yapılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.


Nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan hayvanlar

Sudan'daki Doğa Tarihi Müzesi, ülkenin tüm bölgelerinden geçmişte ve şimdi yaşayan bitki ve jeolojik örneklerin tanımlanması için bir eğitim merkezi ve araştırma kurumu vazifesi görüyor.

Müze, referans örneklerin yanı sıra kayalar, mineraller, fosiller, suaygırları, Afrika filleri kalıntıları, gergedanlar ve yabani bufalolar dahil yüzlerce mumyalanmış ölü hayvanla ziyaretçilerini adeta zamanda bir yolculuğa çıkarıyor. 

Müze yetkilileri, müzenin kuruluşunun resmi olmadığını, daha çok Sudan'ın işgali sırasında doğa tarihiyle ilgilenen İngiliz ordusu çalışanlarının ve üyelerinin ülkeye bir armağanı olduğunu söylüyor.

1902 yılında amatörler tarafından yurdun çeşitli yerlerinden numuneler toplanarak yola çıkan müze, 1933 yılında kapılarını halka açmıştır.

Üç bölümden oluşan müzenin ilk kısmı, halk, bilim adamları, uzmanlar ve üniversite öğrencileri için tasarlanmıştır.

İkinci kısmı, 1920'lere kadar uzanan referans numunelere ayrılmış ve üçüncü kısmıysa içleri doldurulmuş hayvanları ve bitkileri sergilemek için galeriler içerir.

Said, "Müze, turistlere ve ziyaretçilere niteliksel malzeme sağlamadaki akademik ve bilimsel rolüne ek olarak ender örneklerle dolu. Müzede 19. yüzyılın ortalarına kadar uzanan (halen var olan) ve İngiliz subaylarından amatörler tarafından getirilen örnekler var. Bu örnekler karşılaştırmalı çalışma ve araştırmalar amacıyla zarar görmemeleri için yıllarca özel çekmecelerde muhafaza edilmiş" dedi.

Müzedeki en önemli örneklerle ilgili olarak Said şunları söyledi:

1971 yılında yumurta olarak getirilen ve müzede yumurtadan çıkan Nil timsahı müzede yer alıyor. O şimdi epey yaşlı bir timsah ve onun yanında şu anda tehdit altında olan kaplumbağalar var. Ayrıca çöl kertenkeleleri, maymunlar, Nil balığı, ördek, güvercin ve evcil kuş türleri vb. hayvanlar da müzede mevcutlar.
 


Said, müzede, doğal ortamında kuru mumyalama ile korunan farklı hayvan türlerinden örnekler olduğunu ifade etti.

Müzenin bir bölümünde Kızıldeniz hayvanları, mercan resifleri, köpekbalıkları ve çeşitli omurgasız türlerin modelleri bulunuyor.

Ayrıca, her tür ortamı (dağ, savan, su, çöl) temsil eden galeriler ve kuşlar için ayrılmış başka bölümler de var.

Bir diğer bölümde ise örümceklerin yanı sıra jeolojik örnekler, kayalar, tortular, otlar, kökler, bitkiler ve birçok memeli türün iskeletleri bulunuyor.

Müze Müdürü, müzede referans kaynaklar, süreli yayınlar ve dergilerin yanı sıra, çocuk parklarının da bulunduğu bir kütüphane olduğuna dikkat çekti.

Müzenin, tarihi ve entelektüel içeriği öğrenmek için Sudan'ı ziyaret eden herkese çekici bir mesaj sunduğunu vurgulayan Said, müzenin anaokulundan lisansüstü eğitime kadar uzmanlar ve öğrenciler için eğitim yönüyle farklı alanlara hizmet verdiğini belirtti.

Ayrıca Müze Müdürü, müzenin Sudan'ın doğal mirasının ülkenin farklı ortamlarında ve iklim bölgelerinde korunmasının önemine dair bir bilinçlendirme mesajı sunduğunu vurguladı.


Soykırım

Tarih araştırmacısı İsmail et-Tahir, "Gerekli finansman ve irade sağlanırsa gelecekte altyapı ve fabrikalar değiştirilebilir. Ancak Sudan'ın kültürel ve tarihi mirasının yok edilmesi, savaşın en trajik belalarından biridir ve bunun telafisi imkânsız değilse de çok zordur" ifadelerini kullandı.

Et-Tahir, "Silahlı çatışma ülkenin milli servetinin erimesine mâl olacak. Çünkü durumun bu şekilde devam etmesi, savaşın patlak vermesinin üzerinden 20 gün geçmesine rağmen yiyecek ve su bulunmaması nedeniyle nadir bulunan hayvan ve kuşların hayatını tehdit ediyor" dedi.

Tarih profesörü Fethulalim Abdullah da "Müze, Hartum Üniversitesi'ndeki bilim öğrencileri için eğitici bir işlev görüyor ve çevre çalışmaları öğrencilerinin nesnelerin anlamlarını bilmelerine yardımcı oluyor. 1902 yılında İngiliz ordusu tarafından kurulan ve içinde pek çok örnek barındıran müze, araştırmacılar için müzeler arasında en eğitici müze olarak kabul ediliyor. Ayrıca Sudan’a gelip ülke hakkında birçok şey öğrenmek isteyen yabancı turistler, müzeye oldukça yoğun bir ilgi gösteriyorlar" ifadelerini kullandı.

Abdullah sözlerini şöyle sürdürdü:

Zamanla müzenin durumu öyle kötüleşti ki birçok çalışanın maaş zamları geri alındı. Ayrıca düşük maaşlar ve müzeye gidiş-dönüş yol masrafları dahi karşılanamadı. Başkent Hartum'un son günlerde yaşadıkları, çoğu hayvanın zehirli gaz, bakımsızlık veya açlıktan ölmesine neden oldu.


Abdullah, "Müzenin başına gelen en büyük felaket, binlerce hayvan ve kuşun, özellikle de nadir türlerin, açlık, susuzluk ve bombardıman nedeniyle karşı karşıya olduğu ölüm tehdidi ışığında, ülkenin içinden geçmekte olduğu mevcut koşullardır" dedi.

 

 

Independent Arabia

DAHA FAZLA HABER OKU