Kediler şizofreniye mi sebep oluyor?

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta anlatıyor

Görsel: Neuroscience News

11 farklı ülkede yapılan 17 araştırmanın meta-analizinde, kedilere maruz kalan kişilerde şizofreni ile ilişkili bozuklukların gelişme ihtimalinin 2 kattan fazla yüksek olduğu ortaya çıktı.

Araştırmacılar, bunların çoğunun vaka-kontrol çalışması olduğunun dolayısıyla bir sebep-sonuç ilişkisinden, yani illiyet bağından söz etmenin mümkün olmadığının ve bazı çalışmaların kalitesinin düşük olduğunun altını çiziyorlar.  

Avustralyalı bilim insanları tarafından yapılan bu meta-analiz ve değerlendirme sadece bir birlikteliği gösteriyor.
 


Bu, aslında yeni bir bilgi de değil.

Kedi sahipliği ile ruhsal bozukluk arasındaki bağlantı, Toxoplasma gondii -kısaca toksoplazma- adı verilen parazite maruz kalmaya bağlayan 1995 tarihli bir çalışmaya dayanıyor.

Genellikle zararsız olduğu düşünülen toksoplazma, merkezi sinir sistemine sızma ve dopamin, norepinefrin gibi sinir sisteminde iletici rolleri olan nöro-transmitterleri etkileme potansiyeli sebebiyle kapsamlı araştırmalara konu oldu.

Bazı çalışmalar çocuklukta kedilere maruz kalmanın şizofreni ile ilişkili bozuklukların gelişme riskinin artmasıyla ilişkili olabileceğini öne sürse de maruz kalmanın kesin yaşı veya spesifik zaman çerçevesi tüm çalışmalarda açıkça tanımlanmadı.

Geçmiş birçok çalışmada, parazit ile kişilik değişiklikleri, psikotik semptomların ortaya çıkması ve şizofreni de dahil olmak üzere çeşitli nörolojik bozukluklar arasında bağlantılar olduğunu öne sürdü.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Sonraki bazı çalışmalar bu ilişkiyi desteklerken, diğerleri desteklemedi ve dolayısıyla kedi sahibi olmakla şizofreni arasında kesin bir bağlantı kurulamadı.

Çocukluk döneminde kedilerin etrafında bulunmanın şizofreni semptomlarını geliştirme ihtimalini artırabileceğini iddia eden araştırmalar varsa da bu durum tüm çalışmalar tarafından desteklenmedi.


Toksoplazma nedir?

Bu parazit az pişmiş et veya iyi yıkanmamış sebzelerle, kontamine su veya enfekte kedi dışkısıyla temas yoluyla bulaşabiliyor. 

Şizofreni hastalarında toksoplazma antikor prevalansının yüksek olduğu bildirilen ve nöropatolojik çalışmalarda parazitin nöronlar, glial hücreler ve özellikle astrositler üzerine in-vitro selektif etkisi olduğu gösterildi. 

Laboratuar çalışmalarında, şizofrenide etkili olduğu bilinen antipsikotik ilaçların aynı zamanda toksoplazmayı da inhibe ettiği bildirildi. 


Şizofreni nedir?

Şizofreni; sanrılar, halüsinasyonlar, düşünme güçlüğü, aşırı ilgisizlik ve motivasyon eksikliğine sebep olabilen bir akıl, yani beyin hastalığıdır. 

Şizofreni; etkilenen kişinin gerçeklikle bağlantısının belirli bir seviyede kesilmesiyle gerçekte var olmayan ses, görüntü veya duyuları algılaması; gerçek olmayan olgulara inanması ve bu doğrultuda anormal ve bazen tehlikeli davranışlar sergilemesiyle tanınır. 

Algılama ve düşünme yetilerinde meydana gelen bozukluklara bağlı olarak kişinin davranışlarında da değişime, bozulmalara yol açar.

Bu bozulmalar, şizofreni hastasının kendisini rahatsız etmeye başlayan dış dünyadan bağımsız, kişiler arası ilişkilerden ve gerçeklerden uzaklaşarak kendi kendine yeni bir dünya kurmasına neden olur.

İlaç ve psikoterapi ile tedavi edilir.


Gelelim neticeye;

Kediler ve şizofreni arasında münasebet olup olmadığının sebep-sonuç ilişkisini ortaya koyabilecek metotla ve daha geniş kapsamlı bir araştırma ile ortaya konması gerektiğini düşünüyorum.

Kedisi olanlar, bakımlarını iyi yapmak şartıyla kedilerini sevmeye devam edebilirler.

 

 

Kaynak: https://academic.oup.com/schizophreniabulletin/advance-article-abstract/doi/10.1093/schbul/sbad168/7458104
Makale: Cat Ownership and Schizophrenia-Related Disorders and Psychotic-Like
Experiences: A Systematic Review and Meta-Analysis

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU