Yeniden Refah Partisi İstanbul Adayı Altınöz: Yarıştan çekilecek diyenleri Allah’a havale ediyorum

Altınöz, "Biz cumhur ittifakı içerisinde doğruya doğru yanlışa yanlış diyen bir partiyiz" dedi

Fotoğraf: X / @MehmedAltinoz

Altınöz, "Biz cumhur ittifakı içerisinde doğruya doğru yanlışa yanlış diyen bir partiyiz" dedi

Yeniden Refah Partisi İstanbul Adayı Mehmet Altınöz, T24’ten  Murat Sabuncu’ya verdiği röportajda “Diğer partilerin kazanmasıyla kaybetmesiyle alakalı sorumluluk bize ait değil” dedi. Altınöz’ün bazı sorulara verdiği yanıtlar şöyle:.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, partinizin doğrudan ismini vermiyor ama Yeniden Refah’ın adaylaşma süreciyle ilgili eleştirilerde bulunuyor. Önceki gün şöyle söyledi: "Partimizin eski belediye başkanlarını, eski milletvekillerini, eski teşkilat mensuplarını aday göstererek kendileri kazanmak değil, bize kaybettirmek için çalışan partiler ortaya çıktı. Türkiye özgür ve demokratik bir ülkedir. İsteyen istediği yerden aday olabilir. Biz kendi ittifakımızdan, kendi partimizden, kendi adaylarımızdan mesulüz. Ancak hem bize kaybettirmek için çalışıp hem çeşitli beyan ve imalarla bizim gölgemizde yürümeye kalkanlara da müsaade etmeyiz." Bu cümlelerinden hareketle, siz AKP’ye kaybettirmek için mi çalışıyorsunuz? Birinci soru bu. İkincisi, "gölgede yürüme" konusunu nasıl yorumluyorsunuz?

Sayın Cumhurbaşkanımızın Yeniden Refah Partisi'ni kastettiğini düşünmüyorum. Çünkü Cumhurbaşkanımızla bizim geçmişe dönük bir dava hukukumuz var her şeyden önce. Erbakan Hocamızın talebesidir kendisi. Erbakan Hocamızın yetiştirdiği bir devlet adamıdır. Şu anda da ülkemizin Cumhurbaşkanıdır. Bizim Yeniden Refah Partisi olarak ortaya çıkışımız vatandaşımızın talebiyle oldu. Yani vatandaşımız Yeniden Refah Partisini kurdu. Neden? Çünkü Türkiye'de iyi gitmeyen bir ekonomi yönetimi var. Buradan baktığınız zaman yaklaşık 6 ay önce 8,5 olan faizin 45’e çıkması normal değil. Burada bir anormallik var.

Herhangi bir parti kaybetsin diye parti kurmak… Yani bir kere bu, hayatın olağan akışına aykırı. Ben niye bir parti kaybetsin veya kazansın diye kurulayım? Sonuçta biz İstanbul'da şu anda 100 bin kişilik bir teşkilatla çalışıyoruz. İnsanlar evlerine ekmek alırken, para hesabı yaparken bizim teşkilatımıza aidat veriyor. Bakın Murat Bey, asgari ücretle çalışan bir kardeşimiz bizim partimize bunun yüzde 10’unu aidat olarak veriyor düşünebiliyor musunuz? Yani 17 bin lira alan bir kişi bin 700 lira aidat veriyor. Niye yapsın bu insan bu işi?

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Genel başkanınız Fatih Erbakan Adıyaman’da Menzil köyünde Seyit Muhammed Saki’yi ziyaret etti. Yeniden Refah ile tarikat ilişkileri nasıl ilerliyor? İktidar da belli dini gruplarla, tarikatlarla ilişki içinde. Nasıl bir ilişki ağınız var? Nasıl bir yaklaşımınız var tarikatlara?

Ülkemizde yaşayan tüm kanaat önderlerine saygımız var, sevgimiz var. Birçok insanın gönül dünyasında büyük yerleri olan bu değerli insanlara biz de değer veriyoruz elbette. Biz de gidiyoruz, gittiğimiz zaman ziyaret ediyoruz. Adıyaman’da veya Urfa’da veya İstanbul'da veya Ankara'da veya Türkiye'nin herhangi bir yerinde. Sonuçta bu kişilerin hem geçmişten gelen, ailelerinden gelen bir ağırlıkları var hem de toplumda çok saygın, değerli kişiler. Biz bu değerli kişilerin değerini de bildiğimiz için elbette biz gidiyoruz, ziyaret ediyoruz, dualarını alıyoruz, onlarla istişare ediyoruz, ülkenin şartlarıyla alakalı istişare ediyoruz, onlardan fikir alıyoruz ve bu istişareler geçmişte de vardı şimdi de olacak, bundan sonra da olmaya devam edecek.

Diyelim ki küçük bir farkla AK Parti kaybetti, Ekrem Bey kazandı. Üzülür müsünüz böyle bir sonuç çıkarsa? Siz kazanamadınız ama AK Parti de kaybetti. Bu sonuç sizi üzer mi?

Şimdi şöyle söyleyeyim. Biz kazansaydık deriz, yani biz niye kazanamadık, buna bakarız. Açıkçası şu kazanmış üzüldük, bu kazanmış sevindik... Yani ben kaybettiğimiz zaman hem 85 milyonun üzüleceğini hem de kendimizin üzüleceğini paylaşabilirim. Nerede eksik yaptık, nerede hata yaptık ki biz vatandaşın oylarını almakta geciktik veya vatandaşımız niye mesela bize teveccüh etmedi diye bir düşünce olur, ama zaten böyle bir şey olmayacak, biz kazanacağız inşallah. Yani sonuçta ben kendime bakarım. Ben bir eksik varsa kendimde ararım.

Hangi aday sizi daha çok düşündürüyor? Murat Kurum mu Ekrem İmamoğlu mu Azmi Karamahmutoğlu mu Buğra Kavuncu mu? Hangisini daha çok çekiştiğiniz rakip olarak görüyorsunuz?

Biz zaten prensipler üzerinden siyaset yapan bir partiyiz. Yani ben diğer partideki arkadaşların hepsine başarılar diliyorum. Onlar da kendi projeleriyle, kendi vaatleriyle, kendi parti teşkilatlarıyla bir seçim kampanyası yürütüyorlar. Yani onlar elbette kendi politikalarını, kendi siyasetlerini vatandaşla paylaşıyorlar. Biz millî görüşü temsil eden bir partiyiz. Millî görüşün, ahlaklı belediyeciliğin, adil düzen belediyeciliğinin gelmesi için çalışıyoruz. Bunun da karşılığını seçimlerde alabileceğimize inanıyorum. Çok güzel gidiyoruz.

Türkiye'de ciddi bir kutuplaşma var aslında. Bir tarafta muhafazakar, büyük sağ ittifak. Sizin de bir dönem içinde yer aldığınız Cumhur İttifakı…

 Özür dilerim bir zamanlar bulunduğunuz diyorsunuz ya biz aslında Cumhur İttifakı’ndan çıkmadık.

Hâlâ kendinizi orada hissediyor musunuz?

Şöyle, protokoldeki 30 maddenin hayata geçmesi için ısrarcıyız. Bu zaten bir zaman koymak şartıyla "Efendim işte bu Cumhur İttifakı şuraya kadardı, bundan sonra bitti" gibi bir durum yok. Biz bu ülkede, ne diyorum ben konuşmamın başında da ifade ettiğim gibi, 85 milyonun saadet ve selameti için bu maddelerin hayata geçmesini istiyoruz. Bu bakımdan ısrarcıyız biz. Yani şu anda biz Cumhurbaşkanı seçmiyoruz zaten bu seçimde. Hükümet seçmiyoruz.

Doğru mu anladım; "Cumhur İttifakı’ndan çıkmadık, o protokol maddelerinin olması için ısrar ediyoruz ama yerel seçimlere bağımsız giriyoruz" diyorsunuz.

Yerel seçimlerde belediye başkanı seçiyoruz. Beka meselesi yok. Yani biz Cumhur İttifakı içerisinde doğruya doğru, yanlışa yanlış diyen bir partiyiz. Bu bakımdan bunu da özellikle 30 maddenin hayata geçmesi için de ısrarcı olduğumuzu belirtmek istiyoruz.

Sizin için özellikle İstanbul’da son günlere doğru adaylıktan ayrılabilir, vazgeçebilir diyorlar. Siz bunu reddettiniz. Peki böyle bir düşünce hiç oldu mu?

Yok tabii ki. Bir kere bu konuyla ilgili spekülasyon yapanları açıkçası Allah'a havale ediyorum. Elbette partimiz adına yorumlar yapılabilir. Bunlar gayet doğal ama mesela bazı kişilerin "bilgiye dayalı" diyerek bizim partimizle ilgili gerçek dışı iddialar ortaya atmasını açıkçası hem kınıyorum, doğru bulmuyorum hem de Allah'a havale ediyorum. Sonuçta biz teşkilatımızla büyük özveriyle çalışıyoruz. Biraz önce bahsettiğimiz kişilerin şartlarını da dikkate alarak bu samimi, bu ihlaslı insanların kalplerinde bir soru, üzüntü açmak isteyen olursa karşılarında beni bulur. Bu çok net. Yani yumuşak başlıysak uysal koyun değiliz. Bu gerçek dışı bilgileri yayan insanlar hadlerini bilsinler. Arazide bizimle birlikte gece gündüz, yağmur çamur demeden kendi işlerinden izin almak suretiyle bizim seçim kampanyamızda çalışan insanların gözünden bir damla yaş gelirse o zaman masaya yumruğumuzu vururuz, bunun hesabını sorarız. Onların hadlerini bilmelerini istiyorum. Onları bizimle ilgili iddiaları da ispat etmeye davet ediyorum. Bizim çekilmemiz söz konusu değil. Biz de başkasıyla alakalı herhangi bir çekilme yorumu yapmak gibi bir hakka da sahip değiliz. Yani onların da böyle bir hakkı yok.

 

Röportajın  tamamına ulaşmak için tıklayınız

DAHA FAZLA HABER OKU