İstanbul adaylığını geri çeviren Gelecek Partili Selim Temurci: İmamoğlu yerine Kurum’u tercih ediyoruz

"CHP ile iş tuttuk ve bedeli ağır oldu. CHP’ye de ağır oldu"

Fotoğraf: Sosyal medya

CHP’den seçilen Gelecek Partili Selim Temurci, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı teklifini “AK Parti kitlesiyle karşı karşıya gelmemek, Murat Kurum’a kaybettiren olmamak için” geri çevirdi. Partisine yönelik eleştirilerde bulunan Temurcu, “1 Nisan’da ortaya çıkacak sonuca göre sadece ben değil, genel başkan ve arkadaşlarımız, ne yapacağımıza karar vermemiz gerekir” dedi.

Sözcü’den İsmail Saymaz’a konuşan Temurci'nin açıklamaları şöyle:

- Gemileri mi yaktınız? 

Gelecek Partisi’nin kurumsal ismini ortadan kaldıracak işler oldu. Şu an Gelecek’in ismini görüyor musunuz?

Göremiyorum.

Çünkü Hoca (Davutoğlu) öyle bir stratejiyi izledi. Baştan beri Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığına, Hoca’nın cumhurbaşkanı yardımcılığına, Saadet ile kurulan gruba eleştirilerim oldu. Yeniden Refah’ın Cumhur İttifakı’nda olduğu pozisyonda biz Millet İttifakı içinde bulunmalıyız diye mücadele ettim. Varlığımız yüzde bir olsun beş olsun, YRP’nin aldığı oyu alıp siyasette bir yere durabilirdik.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

- Niçin olmadı?

Hoca, Kemal Bey’in kazanırsa yönetimde etkin olacağını düşündü. Ben sistemin kodları açısından mümkün olmadığını söylüyordum. “Kemal Bey bu kadar büyük yetkiler vermez” dedim. Kemal Bey’in kazanamayacağını ifade ettim. 

- AK Parti’ye geçme arzunuz var mı?

AK Parti’ye geçmek diye bir cümle kurmuş değilim. Yarın için sadece kendimi değil, partiyi bir yere konumlandırıp gri alana çekme gayretim var. Başarabilirsek o dediğiniz şey gerçekleşmez. 

- Neden İstanbul adaylığını reddettiniz?

Ben Saadet ile işbirliğine rezerv koydum. ‘Bu bizi mahvedecek, dönüşümlü grup kuralım’ dedim. Doğru olan buydu. Hoca, protokol yaptı, Saadet’in ismi altında toplandık. Partimizin ismi ortadan kalktı. Saadet’in görünür hale gelmesinde Gelecek kullanıldı. İstanbul’da Saadet, Gelecek ve DEVA; birliktelik olsa elbette olurdu. Ama partimizin ismini insanlar unuttu. Bilinirliliği vardı, şu an o da yok. İkincisi, CHP ile iş tuttuk ve bedeli ağır oldu. CHP’ye de ağır oldu.

Sen kendini benim yerime koy. İstanbul’da yüzde bir oy aldın. Kimden alırsın? Ben daha AK Parti’ye yakın insanlardan alırım. Böyle bir durumda, kendi kitlenle ikinci defa “CHP’ye gittin ve ona yardım ettin” suçlamasıyla karşı karşıya kalacaksın. Aday olmak bize ve partiye zarar verir büyükşehirlerde.

AK Parti kitlesiyle karşı karşıya gelmek istemiyorsunuz.

Sadece ben değil, birçok arkadaşımız. İmamoğlu yerine Kurum’u tercih ediyorsunuz.

Ekrem Bey’in büyük hedefleri olduğunu biliyorum. O hedefler İstanbul’a hizmeti engelledi, bunu biliyorum. İki adaydan Kadir Topbaş tarzına olduğu için Murat Bey olduğunu söyledim.

CHP’nin oylarıyla milletvekili seçildiniz. Şu an TBMM’deki grubunuz CHP’li bir milletvekiliyle ayakta duruyor. Bu bir çelişki oluşturmuyor mu? 

CHP ile işbirliği yaptık. Elimizden geleni de yaptık. CHP’ye yük olduğumuzu Özgür Özel söyledi. İki; benim için daha kritik olan, Kılıçdaroğlu’nun Özdağ’la yaptığı gizli protokoldü. Bu iki mesele zaten CHP ile iş tutamayacağımızı gösterdi. Seçim yapıldı. Birlikte çalıştık. Bu şu demek midir: İşbirliği sonrası her ne olursa olsun CHP’den ayrılamayız, onun adaylarını desteklemek zorundayız. Bunun doğru olduğunu düşünmüyorum.

Gelecek Partisi’nde yol ayrımı olur mu?

1 Nisan’da ortaya çıkacak sonuca göre sadece ben değil, genel başkan ve arkadaşlarımız, ne yapacağımıza karar vermemiz gerekir. 

 

 

Sözcü

DAHA FAZLA HABER OKU