Sudan: unutulan savaşta 1 yıl geride kaldı

Sare Şanlı Independent Türkçe için yazdı

Dünya ve Türkiye basını Gazze'de yaşanan zulme odaklanırken Sudan halkının yüzleştiği acının boyutu gündemde yeterince yer almıyor. 

Sudan'da, Kongo'da, Etiyopya'nın Tigray bölgesinde yaşanan trajedilerin büyüklüğünü idrak etmekte zorlanıyoruz.

Çünkü söz konusu Afrika olduğunda açlık, kıtlık, kuraklık, iç savaşlar, açlıktan kemikleri sayılan siyah tenli çocuklar, güvenli bir alana ulaşmak için gece gündüz demeden çıplak ayaklarıyla kilometrelerce yol alan insanlar ve mülteci kamplarında yaşanan sorunlar "yeni bir şey" gibi görünmüyor. 

Afrika'nın en büyük üçüncü ülkesi olan Sudan'da yaşanan savaşın üzerinden tam bir yıl geçti. 

Sudan halkının yaşadığı acılar her geçen gün katlanarak artıyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Sudan'da neler yaşandı?

15 Nisan'da Sudan Ordusu ve paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında başlayan çatışmalar sonucunda bugüne kadar 14 bine yakın kişi hayatını kaybederken 7 milyondan fazla Sudanlı evlerini terk etmek zorunda kaldı.

(Gerçek rakamlar çok daha yüksek olabilir; zira çoğu yerdeki ölü sayısının kayıt dışı olduğu düşünülüyor.)

Daha çok Sudan'ın merkezinde ve batısında yoğunlaşan çatışmalar uluslararası arabulucuların çabalarına rağmen artarak devam ediyor.

Ülke genelinde eğitime ara verildi, çiftçiler tarım yapamadığı için gıda yok, sağlık hizmetleri verilemiyor, ilaç ve tıbbi malzeme olmadığından hastalar tedavi edilemiyor.

Bağımsızlık tarihinden bu yana 35 darbeye sahne olan Sudan'daki iç savaş eski rejimin hatalarının bir uzantısı.  

Ülkenin kuzey ve güneyi arasındaki savaş 50 yıl, Darfur bölgesindeki savaş ise 15 yıl sürmüştü.

2003 yılında Ömer el Beşir'in de desteklediği Cancavid (Arapçada "atlı şeytanlar" anlamına geliyor) adı verilen silahlı milislerin bastırdığı isyan sonucu Darfur'da binlerce insan öldürülmüştü. 

2011 yılında Güney Sudan'ın bağımsızlığı ile sonuçlanan çatışmalar sonucu bölge 2 milyondan fazla insana mezar oldu. Milyonlarcası yerinden edildi.

2013 yılında sivillere yönelik zulümlerden sorumlu olan Cancavid milislerinden oluşan ordu, Hızlı Destek Kuvvetleri adıyla yeniden yapılandırılıp paralel bir orduya dönüşerek gelecek savaşlara hazırlandı. 

Halkın özgürlük, barış ve demokrasi talebiyle sokaklara dökülmesi sonucunda, 30 yıllık Ömer el Beşir yönetimi 2019 yılında devrildi.

General Abdul Fettah Burhan ve yardımcısı General Hamdan Dagalu (Hamideti) Egemenlik Konseyi adı altında yönetime el koydu.

Lakin 2 general arasında başlayan güç mücadelesi Sudan halkına rahat bir nefes aldırmadı.

Dagalu'nun Rusya ile yakın ilişkisi, Burhan'dan rahatsız olan bazı körfez ülkelerinin kendisine verdiği destek ve Sudan'ın altın madenlerinden sağladığı servet Dagalu'ya Sudan ordusuna kafa tutacak egoyu ve gücü verdi. 

Generaller arası rekabet büyük bir çatışmaya dönüştü. Türkiye'nin de aralarında bulunduğu çok sayıda ülke ve uluslararası kuruluş Sudan'da yaşanan çatışmayı durdurmak için çabaladı.

Ancak gelinen noktada Sudan'ı pek güzel günler beklemediği görülüyor. 


Sudan halkı açlık ve salgın hastalık ile karşı karşıya

Sudan halkının yarıdan fazlası acil insani yardıma muhtaç.

Sivillere yönelik şiddette gelinen nokta akıllara durgunluk veren cinsten.

Her savaş gibi bu savaşın da en zayıf kurbanları kadınlar ve çocuklar. 

Ülkedeki sağlık kuruluşlarının yüzde 70'inden fazlası hizmet dışı.

Bu durum beraberinde kolera, malarya, kızamık ve benzeri salgın hastalıkların daha da yayılmasını getiriyor.

Çocuklar yetersiz beslenme ve tedavi edilemeyen hastalıklar nedeniyle ölüyor. 

Canını kurtarmak için Sudan'ı terk edenler arasında zorlu yolculuklar sonucu çok sayıda insan hayatını kaybediyor.

Ekonomik koşulları Sudan'dan daha iyi olmayan Çad'a ve diğer komşu ülkelere sığınan Sudanlılar bu ülkelerde büyük sıkıntılar yaşıyor.

Bölgesel ve uluslararası sahada ise Sudan'ı kurtarma arzusu artık krizin başlangıcındaki kadar güçlü değil. 


Güç savaşı

Gazze halkı hareket noktası Siyonist doktrin olan, din ve ırk üzerinden düşman tanımlayan İsrailliler tarafından katledilirken, Sudan'da aynı din ve aynı millete mensup insanların birbirini öldürdüğü bir vahşet yaşanıyor. 

Sudan'da yaşanan mevcut savaş, ülkenin bugüne kadar tanıklık ettiği tüm diğer savaşların ve çözülemeyen meselelerin bir uzantısı. 

Hartum Üniversitesi Sosyal Bilimler profesörü ve Barış Araştırmaları Enstitüsü Eski Direktörü Mohamed Mohjoub Haroon, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin Yemen'deki savaşa karıştığını, askerlerin Libya üzerinden Avrupa'ya insan ticareti yaptıklarını ve Avrupa Birliği'nin HDK askerlerini  Sudan'ın kuzey sınırlarını korumak için kullandığını belirtiyor.

Çok sayıda yanlış propagandanın yapıldığı bu acımasız savaşın Arap kökenli Sudanlılar ile diğer kabileler arasındaki bir çatışma gibi yansıtılmasının yanlış ve indirgemeci bir yaklaşım olduğunu belirten Profesör Haroon'a göre "Sudan halkı Arap olsun Afrikalı olsun yüzyıllardır bir arada yaşıyor, her kültür iç içe geçmiş durumda. Bu savaşı Arap-Afrikalı savaşı gibi yansıtmak kesinlikle çok yanlış. HDK'nın belli kabileleri ordusuna yoğun bir şekilde aldığı doğru ancak bu kabileler arası bir savaş değil."

HDK askerleri kendi safına katılmayan masum halkı öldürüyor; korkuyla evini terk eden insanların evlerine yerleşiyor, mallarını yağmalıyor.

Sudanlı kadınlar ise bu savaşın gölgesinde onurlarını kaybederek yaşamaya zorlanıyor.

Kadınlıkları üzerinden aşağılanan genç kadınlar, tecavüze uğruyor, köle gibi alınıp satılıyor, kaçırılıyor ve gruplara yardım etmeye zorlanıyor. 

Kamplara sığınan Sudanlılar için de hayat daha kolay olmuyor.

Ülkenin en büyük ve en eski kampı olan Darfur'daki Zemzem kampında her iki saatte bir çocuk açlıktan ölüyor.

Çünkü uluslararası yardımlara bağlı olan bu kamplara mayıs ayından bu yana herhangi bir yardımın ulaşmadığı belirtiliyor. 

Sudan genelinde sık sık internet bağlantısı kesiliyor. Sudan'ı tüm dünyaya kapatan HDK'nın interneti kestiği dönemlerde daha büyük katliamlar gerçekleştirdiği biliniyor. 

Dünya Sudan'da olan bitene sırtını dönüyor. HDK ramazan süresince önerilen ateşkese de uymayarak katliam yapmaya ve korku yaymaya devam etti.

Gün geçtikçe daha fazla sayıda insan, insani yardıma muhtaç hale geliyor.

BM yetkililerinin ülkeyi "yakın tarihteki en kötü insani kabuslardan birine" sürüklediğini belirttiği savaş, dünyanın en büyük açlık krizine zemin hazırlıyor.

Sudan'da yaşananlara karşı uluslararası kayıtsızlık devam ederse ve taraflar barış için gereken çabayı göstermezse katliam akıl almaz boyutlara ulaşacak.

Savaş uzadıkça, savaş sonrası Sudan'ın yeniden inşası için gereken kaynaklar ve çaba da giderek artacak. 

 

 

Kaynaklar:

https://www.indyturk.com/node/697771/d%C3%BCnyadan-sesler/sudanl%C4%B1lar-insanl%C4%B1klar%C4%B1n%C4%B1-m%C4%B1-kaybettiler 
https://www.aljazeera.com/news/2024/2/5/a-child-dies-every-two-hours-in-sudan-camp-for-displaced-people-msf 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU