En üst seviyede güvenlik alarmı veren İngiltere İran’a karşı daha büyük bir yüzleşmeye sürüklenme riskiyle karşı karşıya

Askeri ve diplomatik kaynaklara göre İngiliz tankerin başına gelenlerin gemiye saldırı girişimi olduğu netlik taşımıyor ancak bu durum taciz ve gerilim tırmandırma politikasında çıtayı yükseltiyor

(AFP)

İran’ın Hürmüz Boğazı’nda bir İngiliz gemisini engellemeye çalıştığı iddialarına dair ortaya atılan ithamlar ve karşılıklı suçlamalar, İngiltere’yi dünyanın en işlek petrol tedarik güzergahlarından birinde daha büyük yüzleşmelere girme riskiyle karşı karşıya bırakıyor.

Körfez’deki İngiliz gemileri için alarm seviyesinin en yüksek noktaya çıkarılması tansiyonun ne kadar yükseldiğini göstermiş oldu. Bu durum tehlikeli karşılaşmaların an meselesi olabileceği anlamına geliyor. 

İngiliz Kraliyet Deniz Piyadeleri’ne bağlı bir savaş gemisi, İngiliz tankerinin yolunu kesmeye çalışan İranlı hücumbotlara müdahale edip silahını doğrultmadan bir gün önce üçüncü seviyede uyarı yayımlanmıştı. 

Daha önce petrol tankerlerine yönelik gerçekleşen saldırılar ve İranlıların ABD’ye ait insansız hava aracını düşürmesinden bu yana Tahran’la Trump yönetimi arasında yaşanan saldırgan atışma daha çok jeopolitikle ilgiliydi. 

ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’ın nükleer programına ilişkin uluslararası güçlerle varılan anlaşmadan çekilmesi nedeniyle İran ve ABD arasında ciddi bir anlaşmazlık yaşanıyor. Dahası Tahran’da ABD yönetiminin rejim değişikliği dayatma arayışında olduğu korkusu hakim.

Askeri ve diplomatik kaynaklara göre İngiliz tankerin başına gelenlerin gemiye saldırı girişimi olduğu netlik taşımamakla birlikte bu durum taciz ve gerilim tırmandırma politikasında çıtayı yükseltiyor.

“British Heritage” adlı gemi, statüsü tartışmalı sularda yer alan Ebu Musa adası yakınlarındaydı. Ancak İran Devrim Muhafızları’nın (İDM) hücumbotlarının yolunu kesmek için pozisyon alan İngiliz fırkateyniyse uluslararası sularda duruyordu.

Daha çok petrolle ilgili olan bu hadise, teknik açıdan bakıldığında kesinlikle sadece İran’la ilgili değil aynı zamanda Suriye’yi de işin içine katıyor. Olayın arka planında İngiliz Kraliyet Deniz Piyadeleri’nin, Avrupa Birliği’nin (AB) Esad rejimine uyguladığı yaptırımları deldiği suçlamasıyla İran’ın Grace 1 adlı tankerine Cebelitarık açıklarında alıkoyması yatıyordu.

Bununla birlikte ilk kez Avrupalı bir devlet, Suriye’ye giden bir tankeri denizde engelliyor ve Tahran yönetimi -Londra’nın yalanlamalarına rağmen- bu eylemin ABD’nin talimatlarına göre gerçekleştiğine kanaat getiriyordu.

Bu, Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton tarafından da güçlendirilen bir görüş. İran’da rejim değişikliğini savunan kişilerden biri olan Bolton, yaşananları “haberler mükemmel” diye niteleyen bir tweet attı ve “Amerika ve müttefikleri, Tahran’da ve Şam’daki rejimlerin yasa dışı ticaretten kazanç sağlamalarını engellemeyi sürdürüyor” diye ekledi.

Londra’dan gelen mesajsa ortamın yatıştırılması yönündeydi. 

Bununla birlikte İran dini lideri Ayetullah Hamaney’in danışmanlarından olan İranlı üst düzey bir yetkili, Grace 1’in salıverilmemesi durumunda İngiliz petrol tankerinin alıkonulacağı tehdidinde bulundu. İngiltere’nin Tahran Büyükelçisi de Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı ve İngiltere “bir çeşit korsanlık yapmakla” suçlandı.

Tankerde bulunan ve çoğunluğu Hint ve Pakistanlı, az bir kısmı da Ukraynalı mürettebatın serbest bırakılmasını talep eden İranlılar, yaptırımları delmediği konusunda ısrar ettikleri geminin ve içindeki yükün bırakılmasını istedi. 

Bu yalnızca bir prensip meselesi değil. Trump yönetiminin yaptırımları, Tahran’ın ekonomisini felce uğratmak amacıyla İran gelirinin belkemiğini oluşturan petrol ihracatını hedef alıyor. 

 

 

İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt dün kullandığı ifadelerde, Körfez’de yaşanan gerilimin İngiliz Kraliyet Donanması’nı güçlendirme ihtiyacını ortaya koyduğunu belirtti. Muhafazakar Parti başkan adayı, İngiltere’nin son yıllarda “donanma gücünü çok azalttığını” kaydetti. Bir amiralin oğlu olan Hunt, başbakanlık konutu 10 Numara’ya geçtiğinde donanmaya daha fazla savaş gemisi ekleme sözünü de verdi. 

Hun, Daily Telegraph’ta yer alan yazısında şu ifadeleri kullandı: 

Yabancı bir ülkenin askeri gücüne bağlı üç gemi, meşru işlerini yürüten bir İngiliz gemisini ele geçirmeye çalıştı. Bu cümlelerin yalınlığı, İran’ın eylemlerinin arkasındaki inanılmaz gözdağıyla ters düşüyor.  İngiltere’nin çıkarlarının Kraliyet Donanması tarafından müdafa edilmesiyle ilk kez karşılaşmıyoruz. 

Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) olarak bilinen İran nükleer anlaşmasında geriye kalan imzacı  ülkelerin -İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya ve Çin- hesaplamalarına göre İran’ın faturalarını ödeyebilmesi için günde 700 bin varil civarında petrol satması gerekiyor. Bu rakam Amerikan yaptırımları nedeniyle şimdilerde 200 bin varile düştü.

Grace 1 tankeri tamamıyla doluydu. Gemi akaryakıtla kıyaslandığında daha hafif olan 2 milyon varil ham petrol taşıma kapasitesine sahip. Haberlere göre, aşırı yüklü görünmesinin nedeni tankerin akaryakıt taşımasıydı. Dahası akaryakıt bir yana, petrol, ham petrol dolu bir tanker ağır darbe yemiş bir ekonomi için kaybedilecek çok fazla para demek. 

Yürürlükte çeşitli yaptırımlar varken İngiltere’nin tankerdeki yükü İranlılara teslim etmesi imkansız olabilir. Bu durum da İranlıların İngilizlerin eyleminin yasa dışı olduğunda ısrar etmesiyle birlikte Körfez’de daha fazla atışma yaşanması ihtimaline açık kapı bırakıyor.

İran’ın olan bitene tepkisiyse, aslında hiçbir şeyin yaşanmadığını söylemek oldu. İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, İngiltere’yi “gerginlik yaratma” iddiasıyla suçladı.

Reformist Zarif, JCPOA’nın başlıca mimarlarından biri ve yaptığı açıklama muhtemelen iç siyasete yönelik. İDM ise İngiliz gemisini ele geçirmeye çalıştıklarına dair “Amerikalı kaynakların iddiasını yalanladıklarını” bildirdi.

İDM’nin karşı çıkışına şüpheyle yaklaşılabilir ancak İngiliz hükümeti nispeten ihtiyatlı bir tavır takınırken ABD tarafıysa olayı abartmaya hevesli. 

İngiliz hükümetinden bir sözcü şunları söyledi:

İran’ın üç gemisi, British Heritage isimli ticari gemiyi Hürmüz Boğazı’ndan geçişi sırasında uluslararası hukuka aykırı bir şekilde engellemeye kalkıştı. Bu eylemden dolayı endişe duyuyoruz ve İranlı yetkilileri bölgedeki tansiyonu düşürmeye davet etmeyi sürdürüyoruz.

İngiliz Kraliyet Donanması’nın bir fırkateyni, 4 mayın avcı gemisi ve Yardımcı Destek Filosu’ndan bir gemi şu sıralar Körfez yakınlarında bulunuyor. Tansiyonun yükselmeye devam etmesi başka bir savaş gemisinin daha gönderilmesini zorunlu kılabilir. Bu da halihazırda genişlemiş vaziyetteki uluslararası askeri donanıma bir de şiddetin patlak verme riskinin eklenmesi anlamına gelecek.

İstenmeyen sonuçlar kanunu, İngiliz hükümetinin ısrarla kaçınmak istediği bir senaryo.


 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

https://www.independent.co.uk/news/world/middle-east

Independent Türkçe için çeviren: Cenk Korkmazer

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU