Bernie Sanders 2020'de aday olabiliyorsa, Hillary Clinton da olabilmeli

Hillary Clinton 2020 başkanlık seçimleri için adaylığını açıklamadı - öte yandan açıklasaydı neler olacağını zaten biliyoruz

Hillary Clinton 2016 seçimlerinde Donald Trump'ın cinsiyetçi yorumlarının hedefi olmuştu. Fotoğraf: Reuters

Yaygaracı (ve çoğunlukla erkek) siyaset uzmanları, Hillary Clinton'ın adaylığını Amerikan halkına Beyaz Saray'da hizmet etme yönündeki "bencil" ve "mantık dışı" girişimlerini kötüleyerek derhal baltalayacaktı. Demokrat Partili vekiller, Donald Trump'a karşı savaşta "birlik" çağrısında bulunarak adaylıktan çekilmesinde ısrarcı olacaktı. Başkana geldiğimizde ise, cinsiyetçi suçlamaları bir kez daha sahte çifte standartlarla dolu yorucu bir seçim döngüsünü ateşleyecekti.

Clinton'un Oval Ofis için yeniden aday olma ihtimali dahi ateşli yorumlara neden oldu: Son haftalardaki haber başlıklarında "Lütfen, Tanrım, Hillary değil" yazıyor.

Bernie Sanders’ın adaylık ilanı ülke genelinde tüm eyaletlerden sağlanan milyonlarca dolarlık bağışla ve hayatı boyunca bağımsız olmuş bir vekilin her zamankinden daha kalabalık bir popüler Demokrat (adaylar) havuzundan nasıl galip gelebileceğine dair seri analizlerle karşılandı. Hillary'nin adaylık ilanı ise daha fazla tepkiye maruz kalacaktı.

Sanders’in başkanlık için ikinci denemesi, en ateşli taraftarları arasında sıkça görülen bir inançla destekleniyor: Vermont senatörünün adaylığına en basit tabirle hiçbir zaman adil davranılmadı. Onlara göre, Sanders'in adaylığı ana akım medyadan Demokrat Ulusal Komite'ye (DNC) ve bizatihi Demokrat seçmenlere kadar uzayıp giden bir listedeki herkes tarafından haksızlığa maruz bırakıldı.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Gerçekte ise hem Sanders hem de Clinton 2016 seçimlerinde adil olmayan engellerle karşı karşıya kaldılar. DNC, görünüşte Demokrat ön seçimlerinde rakiplerine karşı ön plana çıkarmak suretiyle seçimlerdeki favorisi olarak çok önceden açıkça Clinton'ı seçmişti. Artık bu inkar edilemez bir gerçek. Bununla birlikte, Sanders destekçileri, Clinton'ın adaylığını eş zamanlı biçimde sarsan tarihsel iç ve dış saldırıları çoğu zaman görmezden geliyorlar.

En başta, ABD İstihbarat Komitesi, Clinton'ın, Demokrat ön seçimlerinde bölünme arayışı güden yabancılar ve diğer rakiplerin seçimlere müdahale çabalarının hedefi olduğunu onaylamıştır. Seçim kampanyası hacklendi ve bilgileri çalındı. Dahası, bu tür saldırılar görünüşte 2016 seçim kampanyası süresince rakibini mercek altında tutmak için Rusya'yı hevesle kullanan Donald Trump tarafından teşvik edildi.

ABD'de ise, Hillary Clinton başka türden bir canavarla karşı karşıya kaldı. Bir büyük siyasi partinin gösterdiği ilk kadın başkan adayı olarak, kendisini okların hedefinde buldu. Bir kadının işinde ve özel hayatında karşılaşabileceği tüm tipik hakaretlere maruz kaldı: yeterince gülmedi; siyasi tartışmalarda "çığlık attı"; kıyafetleri kötüydü; çok yaşlı ve kırılgandı. Demokrat rakibinin seçim kampanyasında öne sürdüğü ilerici politikalardan herhangi birini benimseseydi "çok yüksekten uçuyor" veya “kapitalizme karşı histeriyle yaklaşıyor" diye etiketlenirdi.

Time Dergisinden Jay Newton-Small, "Bernie bağırdığında, bu davasına bağlılığını gösteriyor" diyor. "Hillary bağırdığında ise çok farklı bir biçimde yorumlanıyor: Sana bağırıyor."

Yine de, bir şekilde, Donald Trump'ı toplam oy sayısında 2 milyon 864 bin 903 oy farkıyla yenmeyi başardı.

Hem Sanders hem de Clinton’ın 2016 adaylıklarının etkisi şimdi ulusal boyutta görülebilir. Demokrat Parti, Sanders'in genel sağlık hizmetleri, reçeteli ilaçların fiyatını düşürülmesi, ekonomik eşitlik ve sosyal adalet için mücadele çağrılarını benimsedi.

Kısmen Hillary Clinton sayesinde, ABD Temsilciler Meclisi tarihindeki en fazla kadın milletvekili sayısına ulaşıldı. Ayrıca 2020 seçimlerinde Beyaz Saray için adaylığını açıklayan rekor sayıda kadın var.

Bunların hiçbiri Clinton'ın Beyaz Saray için aday olması gerektiği anlamını taşımıyor. Bu kararı vermek bana düşmez. Bununla beraber, hepimiz bunu yapmayı seçtiği takdirde tam olarak karşılaşacağı ağır eleştiri seviyesini biliyoruz ve bu öngörüyle Sanders'in gerçeği arasındaki endişe verici kıyas, son üç yılda ne kadar az ilerleme kaydettiğimizi gösteriyor.

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

https://www.independent.co.uk/voices/

Independent Türkçe için çeviren: Ayşe Yıldız

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU