Kobe Bryant öldü, tecavüz davası hakkında konuşmamızın bir mahsuru yok

Washington Post muhabiri Felicia Sonmez, Bryant'ın geçmişi hakkında tweet attıktan sonra görevinden uzaklaştırıldı. Ama eğer kamuya mal olmuş kişilerin geride bıraktıkları karmaşık mirasla hesaplaşmamıza izin verilmezse asla ilerleyemeyiz

NBA efsanesi Kobe Bryant, Los Angeles Lakers'da 20 yıl görev aldı, 5 şampiyonluk yaşadı (AP)

Kobe Bryant'ın pazar günü hayatını kaybetmesi şaşırtıcı, beklenmedik ve üzücüydü. Aramızdan bu kadar erken ayrılmak için fazla genç, fazla yetenekli ve fazla erişilmezdi. 8 kişiyle birlikte hayatını kaybetmesine yol açan helikopter kazasının nedenleri üzerine tahminlerde bulunan haber programının sesini bastırarak eşime "Başından beri hayatının ilerlediği noktanın bu olduğuna inanamıyorum" dedim.

Öldüğü haberinin duyulmasından sadece saatler sonra müzik dünyası Los Angeles'taki Staples Center'da Grammy Ödül Töreni için bir araya geldi. Törenin sunuculuğunu yapan Alicia Keys, Bryant'ın takımı Los Angeles Lakers'ın da evi olan Staples için "Kobe Bryant'ın inşa ettiği ev" dedi. Sadece Keys'in değil, Boyz II Men'in, rapçi Lil Nas X'in ve daha birçok kişinin NBA yıldızına sunduğu övgüler geceye hakim oldu. Bryant'ın mirası haklı olarak kutlandı. Bryant'ın helikopter kazasında hayatını kaybeden, yükselen basketbol yıldızı 13 yaşındaki kızı Gianna da herkesin aklında ve övgülerindeydi.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Sosyal medyada bir taraftan övgüler dizilirken kimisi de Bryant'ın hayatının bir başka yönünü hatırlamayı seçti. 19 yaşındaki bir kadının Bryant'ı 2003'te Colorado'daki bir otelde kendisine tecavüz etmekle suçlamasının ardından sporcu cinsel saldırı suçuyla yargılanmıştı. Savcıların davacı kadının mahkemede ifade vermek istemediğini söylemesinin ardından ertesi yıl dava kapanmıştı. Bryant kamu önünde kadından özür dilemiş ve şöyle demişti:

Her ne kadar ikimiz arasındaki bu ilişkinin karşılıklı mutabakata dayalı olduğuna inansam da şimdi onun bu olayı ne o zaman ne de şimdi benimle aynı şekilde gördüğünü fark ediyorum.

Bunu takiben bir hukuk davası açılmış ve dava 2005'te açıklanmayan şartlar altında çözülmüştü. 

Bu hafta sonu Bryant'a açılan tecavüz davasını hatırlatanların arasında attığı tweetlerin kurum içi denetlemeden geçmesi beklenen ve hali hazırda zorunlu idari izne tabi tutulmuş Washington Post muhabiri Felicia Sonmez var. (Gazete yönetimi 28 Ocak'ta  "'Mesajlarının zamanlamasının kötü olmasına rağmen' Sonmez'in Washington Post'un sosyal medya ilkelerini açık bir şekilde ve doğrudan ihlal etmediğini" açıkladı ve gazeteci görevine döndü -ed.n.). Sonmez'in attığı tweetlerin içeriği dolayısıyla mı yoksa bir e-posta göndericisinin adıyla ilgili muhtemel bir sorundan dolayı mı izinli olarak uzaklaştırıldığı belirsizliğini koruyor. Ne olursa olsun Sonmez davayla ilgili bir haberin bağlantısını paylaştığı için ölüm tehditleri de dahil olmak üzere binlerce taciz mesajı aldığını söyledi.

İşte bu birçok nedenden ötürü kabul edilebilecek bir şey değil. Açıkçası hiç kimse asla tacize veya ölüm tehditlerine maruz kalmamalı. Daha da net olmak gerekirse bu bizi ne kadar rahatsız ederse etsin, sırf birinin mirasının karmaşık yanlarını ortaya koydu diye hiç kimse taciz veya ölüm tehditleriyle karşılaşmamalı.

Methiyeler söz konusuyken birinin yaşamının sadece olumlu yanlarını vurgulamak insanı cezbediyor. Ama yine de Bryant kadar ünlü, güçlü ve etkileyici biri öldüğünde onu anarken ince ayrıntıların ihtimalini dahi göz önünde bulundurmayı reddetmenin bize zerre faydası yok. Bu bir yer ve zaman meselesi. Öyleyse bu iki unsura daha yakından bakalım.
 


Her şeyden önce yer: Kabul, kimse Bryant'a saygı mahiyetindeki bütün o büyük övgülerin bu tecavüz suçlamalarından bahsetmesini beklemiyordu, bahsetmediler de. Ama sosyal medya, iyisiyle de kötüsüyle de, önemli haberlerin her yönünü tartıştığımız bir mecra, ki buna tartışması zor olanlar da dahil. Bu tartışmanın gerçekleşmesi için bir yer gerekiyor. Bryant'a yöneltilen suçlamalardan bahseden birçok kişi bunu duyarlı biçimde, onun başarılarını kutlama ihtiyacının altını çizerken aynı zamanda hayatının daha karanlık yanlarını da akılda tutarak yaptı. Kimisiyse yıllar önce Bryant'a karşı çıkan kadına destek veren düşüncelerini de paylaştı. Bunların hiçbirinde yanlış bir şey yoktu.

İkinci olarak zaman meselesi geliyor: Evet, birinin ölümünden sadece birkaç saat sonra tecavüz suçlamalarını tartışmanın düşüncesizce görünebileceğinin farkındayım. Ama şimdi değilse ne zaman?  Bu günlerde haber döngüsü hızlı hareket ediyor. Eğer ince ayrıntılara yer vermez ve saldıranların gerçekçi bir resmini çizmeye başlamazsak, yani onların sadece karanlık sokaklardaki yabancılar değil ama aynı zamanda güçlü, hatta bazen sevilen erkekler olduğunu göstermezsek, cinsel saldırıyla ilgili yapıcı şeyler söylemeye başlayamayız.

Ölüm haberinin duyulmasını takip eden saatlerde Bryant'ın mirasıyla ilgili başka bir tweet ilgimi çekti. Video platformu Recount'un genel müdürü Slade Sohmer'in attığı bir tweetti bu ve şöyle diyordu: 

“Yıllar önce Kobe hararetli bir tartışma sırasında bir hakeme kahrolası i.ne dediği için açığa alınmıştı. Bir özür bile dilememiş ve üstelik haykırarak "tahrik edildiğini" söylemişti. Bu olaydan dersini aldı. Hatta harekete de geçti. GLAAD'la (Hakarete Karşı Gay ve Lezbiyen Dayanışması) birlikte çalıştı. Birine eşcinsel dediği için hayranlarından birine hesap dahi sordu. İnsanlar olgunlaşabilir.

(2011'de Bryant bir hakeme homofobik bir hakarette bulunduğu için NBA tarafından bugünün parasıyla 113 bin dolar (680 bin TL) para cezasına çarptırılmıştı. Olaydan hemen sonra görevden uzaklaştırılmamıştı.)

Bu tweet bir yığın methiyenin tam tersi. O yığına katılmaktansa insanları baş tacı etmediğimizde ne kadar ilgi çekici diyaloglar kurabileceğimizi gösteriyor.

Kobe Bryant pazar günü öldü. 41 yaşında ve 4 çocuk babasıydı. Dünyanın gördüğü en iyi basketbolculardan biri ve birçok kişi için bir kahramandı. Aynı zamanda bir defa tecavüzle suçlanmış ve sahada homofobik hakaret ederken yakalanmıştı. Kalplerimizde ve zihnimizde bunların hepsini kabul edecek yer var.

 

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

https://www.independent.co.uk/voices

Independent Türkçe için çeviren: İrem Oral

Bu makale kaynağından aslına sadık kalınarak çevrilmiştir. İfade edilen görüşler Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU