"Bebek yıldızın doğum çığlıkları" evrenin ilk dönemlerine dair düşünceleri değiştirebilir

En eski yıldızlar oluştuğunda evren henüz metalik hale gelmemişti. Ancak yeni bir araştırma yıldızların doğuş şeklinin milyarlarca yıldır aynı kaldığını gösteriyor

Solda Küçük Macellan Bulutunun kızılötesi görüntüsü, sağda ise buluttaki genç bir yıldızın radyo teleskop görüntüsü görülüyor (ALMA (ESO/NAOJ/NRAO), Tokuda et al. ESA/Herschel)

Kozmozun ilk zamanlarıyla karşılaştırıldığında, bugünün evreni kelimenin tam anlamıyla fazla metalik. Demir, platin veya uranyum gibi ağır elementler büyük kütleli yıldızların ölümleriyle ortaya çıkar, dolayısıyla evrendeki en eski yıldızlar bu tür materyaller yokken oluştu.

Bu da bugün yıldız oluşumuna rehberlik eden süreçlerin eski zamanlardaki yıldızlar için geçerli olup olmadığını bilim insanları için merak konusu haline getirdi.

Salı günü bilimsel dergi The Astrophysical Journal Letters'ta yayımlanan yeni bir çalışmada ise, Japonya'daki Osaka Metropolitan Üniversitesi'nden araştırmacılar, yıldız oluşumunun en azından bazı yönlerinin kozmik zaman çizelgesinde muhtemelen tutarlı olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar bu keşfi, uzayın yakın bir bölgesinde yer alan ama evrenin erken dönemleri için uygun bir örnek görevi gören bir yıldızın doğum çığlıklarını tespit ederek yaptı.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Galaksimizin en yakın komşularından, düzensiz bir cüce galaksi olan Küçük Macellan Bulutu, yaklaşık 200 bin ışık yılı uzaklıkta. Bu mesafe Samanyolu'muzun çapının yaklaşık iki katı. Küçük Macellan Bulutu yalnızca Samanyolu'ndan daha küçük değil, aynı zamanda sarmal kollardan yoksun olan, çok daha düzensiz bir gaz, toz ve yıldız bulutu.

Ve bu gaz, toz ve yıldızlar başka bir şeyden daha yoksun: Burada evrendeki en basit ve yaygın element olan hidrojenden sadece bir basamak ağır helyumdan daha ağır herhangi bir element yok. Bu da Küçük Macellan Bulutu'nu hidrojen veya helyumdan daha ağır elementlerin bol olmadığı evrenin ilk dönemlerinde yaygın bulunan olası yıldız oluşum mekanizmalarını incelemek için mükemmel bir laboratuvar haline getiriyor.

Araştırmacılar, Şili'deki bir radyo teleskop dizisi olan ALMA'yı (Atacama Büyük Milimetre/milimetrealtı Dizisi) kullanarak, Y246 diye bilinen genç bir yıldıza odaklandı. ALMA, elektromanyetik spektrumun kızılötesi ve radyo kısımları arasında yer alan sınırdaki ışığı algılamak için ince ayarlanmış, yaklaşık 6 bin 600 metre karelik etkili bir radyo dalgası toplama alanı oluşturmak üzere birlikte çalışan 66 antenden oluşan bir ağa sahip.

ALMA, araştırmacıların bebek yıldızdan dışarı doğru saatte 53 bin kilometreden yüksek hızla ilerleyen iki farklı madde akımını tespit etmesini de mümkün kıldı.

Bu tür madde akımlarının bugünün evrenindeki genç yıldızların dönüşünü yavaşlatarak büyümelerini desteklediği biliniyordu. Ancak aynı mekanizmanın evrenin erken dönemlerinde de geçerli olup olmadığı belirsizdi.

Yeni bulgular bu mekanizmanın evrenin erken dönemlerindeki yıldız oluşumunda rol oynadığını tam olarak doğrulamadı. Ancak o dönemdeki koşullara epey benzer şekilde düşük metal seviyeli ortamlarda yıldızların oluşmasında rol oynadığını ve yıldızların doğuş şeklinin en az 10 milyar yıl boyunca kayda değer ölçüde benzer kalmış olabileceğini gösteriyor.



*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

https://www.independent.co.uk/space

Independent Türkçe için çeviren: Deniz Sutaş

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU