Sondland'ın kanıtı tarihiydi, Cumhuriyetçiler gözardı ederlerse kendilerini riske atacak

Sükse yaratan tanık ifadesinin etkisini görmek için anketleri takip edin. Şükran Günü'ne günler kala seçmenin konuşacağı çok şey olacak

ABD'nin Avrupa Birliği (AB) Büyükelçisi Gordon Sondland,  geçen hafta Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi'ndeki halka açık oturumların 4. gününde ifade verdi (AFP)

ABD'nin Avrupa Birliği Büyükelçisi Gordon Sondland: "Orada bir 'quid pro quo' (verilen bir şey karşılığında alınan şey) var mıydı? Talep edilen Beyaz Saray telefon görüşmesi ve Beyaz Saray görüşmesi konusunda, daha önceki tanık ifademde de belirttiğim gibi, yanıtım evet." 

Tarihi önem taşıdığını hemen fark ettiğiniz anlar olur. Tarih belgesellerinde tekrar tekrar oynatılacağını ve ders kitaplarında bahsedileceğini bildiğiniz anlar. Bugünkü azil duruşması ve özellikle yukarıdaki sözler gelecek on yıllar boyunca çalışmalara konu olacak. Tablo artık iyice net: Başkan ve müttefikleri, Başkan'a 2020 seçim kampanyasında yardımcı olabilecek soruşturmaların açılmasını sağlamak için, Birleşik Devletler hükümetinin verdiği gücü kullanarak kırılgan bir yabancı güce baskı uygulamış.

Artık Donald Trump'ın, Amerikan tarihinde Temsilciler Meclisi'nce görevden azledilen üçüncü Başkan olacağı kesin gibi. Senato tarafından suçlu bulunarak görevinden alınması pek muhtemel olmasa da, Cumhuriyetçi Senatörler bu kararı, seçmenin dikkati ve destekledikleri Başkan'ın bir sahtekar olduğuna dair ağır delillerin yükü altında vermek zorunda kalacak.
 

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)


Trump'ın uzun dönem danışmanlığını yapmış olan Roger Stone'un Kongre'ye yalan söylemekten suçlu bulunmasından hemen sonra Büyükelçi Sondland duruşma salonuna girdi. Halihazırda eski ifadesini değiştirmiş olan, hali vakti yerinde Sondland, Kongre'ye yalan söyleseydi her şeyi riske atmış olacaktı. Öte yandan, eğer doğruyu söylerse, tarihin doğru tarafında yer edinmenin dışında kaybedecek bir şeyi yoktu. Tercihini ikincisinden yana kullanan Sondland, Başkan Yardımcısı Mike Pence ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo dahil birçok Kabine yetkilisini zan altında bırakan belgeler sundu.

Bu noktaya kadar sadece kariyer memurlarının, iddiaya konu baskı komplosunda Sondland'e rolüne dair ithamlar içeren ifadelerini dinlemiştik. Ama Sondland'in  ithamları açıkça kabul etmesi ve "evet, bu gerçekten de bir quid pro quo'ydu" demesiyle durum değişti. Bunların tamamının "dedikodu" olduğunu iddia eden Cumhuriyetçi karşıt-anlatıya elveda diyebiliriz.

Sondland'ın ifadesi, Ukrayna rüşvet davasında Temsilciler Meclisi'nin azil müfettişlerinin elini önemli ölçüde kuvvetlendirdi, ithama konu baskı komplosunda adı geçen Trump yönetimi görevlileri üzerindeki ağı genişletti ve Cumhuriyetçilerin Başkan Trump'un yolsuz yönetimini savunmak için kullanabileceği seçenekleri daralttı.

Sondland konuşmasının girişine çeşitli kilit noktalara değinerek başladı. Sondland, "ABD Başkanı'nın bu açık yönlendirmesiyle" Trump'ın şahsi avukatı Rudy Giuliani ile birlikte çalışması talimatı aldığını söyledi. Sondland ayrıca, Giuliani'nin "Cumhurbaşkanı Zelenskiy'e Beyaz Saray ziyareti ayarlama taleplerinin bir quid pro quo olduğunu" belirtti. Sondland, "Giuliani'nin, Ukrayna'dan 2016 seçimi/Demokrat Parti Ulusal Komitesi sunucusu ve Burisma Enerji Şirketi hakkındaki soruşturmaları ilan eden bir kamuoyu açıklaması yapmasını istediğini" ifade etti.

Giuliani, Birleşik Devletler Başkanı'nın isteklerini belirtiyordu ve bu soruşturmaların Başkan için önemli olduğunu biliyorduk.

Sondland ayrıca, "Sonraları, Guiliani'nin talep ettiği biçimde Ukrayna, 2016 seçimi ve Burisma soruşturmalarını bir kamuoyu açıklamasıyla taahhüt etmezse, ABD'nin Ukrayna'ya yaptığı güvenlik yardımının başlatılmayacağına inandığını" belirtti.

Sondland, kendisinden önce ifade veren kariyer diplomatlarından farklı bir rota izlemeyi sürdürdü. Diplomatlar bu komployu "gölge diplomasi" olarak nitelerken, Sondland esasında Ukrayna'ya karşı uygulanan söz konusu baskı kampanyasının Trump yönetiminin resmi siyaseti olduğunu ifade etti. Sondland, "Cumhurbaşkanınca atanan biri olarak, Başkan'ın talimatlarına uydum" dedi. Sondland, Ukrayna'nın soruşturmaları ilan etmesini sağlamak için yürüttüğü kampanyadaki gelişmelerle ilgili Trump yönetimi yetkililerini en üst seviyede bilgilendirdiğini kanıtlayan elektronik postaları göstermeye başladı.

Sondland tek bir e-postayla, Pompeo'nun, Enerji Bakanı Perry'nin, Perry'nin Özel Kalemi Brian McCormack'in, Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Lisa Kenna'nın, İdare ve Bütçe Bakanlığı Direktörü ve Özel Kalem Vekili Mick Mulvaney'in ve Mulvaney'in kıdemli danışmanı Robert Blair'in ilişiğini açığa çıkardı. Sondland'in 19 Temmuz'da gönderdiği e-posta şu şekilde:

Zelenskiy ile şimdi konuştum... Potus'un (Başkan'ın) çağrısını almaya hazır. Başkanı tamamen şeffaf bir soruşturma yürütmek istediği ve 'her taşın altına bakacağı' konusunda temin edecek."
 

Sondland, Pompeo'ya daha sonra güncelleme yollamaya devam etti. Sondland ayrıca, Zelenskiy'le Varşova'da gerçekleşen görüşme öncesinde, Pence'e Ukrayna'ya yapılan askeri yardımların durdurulmasının soruşturma meselesine bağlandığına dair kaygı duyduğunu söylediğini belirtti. Sondland, Pence'in başıyla onayladığını ifade etti. Pompeo ve Pence daha önce bu soruşturmaların takibine dair bilgi sahibi olduklarını reddetmişti.

Sondland'in, Trump'ın asıl olarak bir kamuoyu açıklaması istediği ve fiili soruşturmayı önemsemediği yönündeki ifadesi de büyük önem taşıyor. Bu, Trump'ın yolsuzluğun kökünü kurutmak istediği yönündeki Cumhuriyetçi Parti anlatısını baltalıyor ve tüm bunların 2020'deki rakibine çamur atmak için olduğunu açığa çıkarıyor.
 


Şimdi Cumhuriyetçiler'in kaçınılmaz karşıt-anlatılarını çürütelim. Sondland, Trump'ın kendisine askeri yardımın söz konusu soruşturmalara bağlı olduğunu hiçbir zaman doğrudan söylemediğini belirtti. Cumhuriyetçiler çoktan anlatıyı "quid pro quo"nun Giuliani'nin bir şekilde kendi başına gerçekleştirdiği bir hareket olduğu söylemiyle makyajlamaya başlamışken, bu çaba diğer şahitler ve Mick Mulvaney tarafından baltalandı.

Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi Başkanı Demokrat Parti Californiya Milletvekili Adam Schiff haklı biçimde, Mulvaney'in Ukrayna'ya yapılan askeri yardımın Trump'ın talep ettiği soruşturmaları başlatma yönünde bu ülkeye baskı uygulamak için askıya alındığı yönündeki itirafını gündeme getiriyor. Yardımın askıya alınması kararına Mulvaney'in dahil olduğunun ve direktifin Trump'ın bizatihi kendisinden geldiğinin birçok tanık tarafından belirtildiği düşünülürse, bu önemli bir husus.

Muhtemelen bu duruşmanın hemen akabinde, Cumhuriyetçilerin kuralları değiştirmeye çalışacağını, çarpıtmalara ve yanlış bilgilere başvuracağını göreceğiz. Ama Trump'ın olası azline dair göstergeler istiyorsanız, Cumhuriyetçileri değil kamuoyundaki kaymayı izleyin. Azil ve görevden almaya Amerikalıların yaklaşık yüzde 50'si destek vermeyi sürdürüyor. Şükran Günü'ne günler kala konuşacak çok şey olacak.

Cumhuriyetçi Güney Karolina Senatörü Lindsey Graham, geçen ay Axios'a şunları söylemişti: "Eğer bana, bilirsiniz, Trump'un telefon görüşmesi haricinde gerçekten bir quid pro quo'ya dahil olduğunu gösterebilirseniz, bu çok rahatsız edici olacaktır."

Pekala Senatör, işte kanıtlar burada. Cumhuriyetçilerin gerçekler karşısında gözlerini ve kulaklarını kapatmaya devam edip etmeyeceğinin kararı Amerikan halkının görüşüne bağlı.

 

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

https://www.independent.co.uk/voices

Independent Türkçe için çeviren: Kerim Çelik

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU