Nijerya'da "dini kurumlar" ve devlet binlerce akıl hastasını zincire vuruyor

HRW’nin raporuna göre, “dehşet verici” şartlarda tutulan hastaların kimisi aylarca hatta bazen yıllarca zincirli halde kalıyor, bazılarıysa başka kişilere bağlı halde yaşamak zorunda bırakılıyor

Nijerya'da akıl hastası olduğu belirtilen ya da toplum tarafından böyle oldukları "damgası" yiyen kişiler, sağlıksız koşullarda tutuluyor (HRW)

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (HRW) yayımladığı yeni rapor ve çektiği görüntüler, Nijerya’da binlerce akıl hastasının kilit altında tutuldukları sözde “bakım ve tedavi” tesislerinde prangaya bağlı yaşam sürdüğünü ve suistimale maruz kaldığını gözler önüne seriyor.

Raporda bu tür hastalara yönelik gözaltı, zincirleme ve kötü muamele uygulamalarının devlet hastaneleri, rehabilitasyon merkezleri ve geleneksel şifa kuruluşlarının yanı sıra Hristiyanlık ya da İslam esasına göre hizmet verdiği öne sürülen bazı tesislerde görüldüğü belirtiliyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

HRW’nin Nijerya’nın güneydoğusunda ziyaret ettiği bir devlet kurumunda görevli hemşire, hastaların yataklarına zincirlenmesini “Bu sayede kaçamıyorlar” diye izah ediyor. Aynı görevli, AIDS hastası bir kadının zincire vurulmasını “erkeklerle takılmasını engelleme” iddiasıyla açıklarken, aynı tesiste bir başka kadının da ayak bileğinden yatağına bağlandığı görülüyor.

Tesiste personelin akşam 18.30 itibarıyla ayrıldığını ve aralarında 13 yaşında çocukların da olduğu hastaların yalnız kaldığını aktaran HRW, kurumda elektriğin olmadığını ve bu nedenle hastaların karanlıkta zincire bağlı halde kaldığını kaydediyor.

Aynı yerde yemek yiyip tuvaletlerini yapıyorlar

Kuruluş başkent Abuja yakınlarda geleneksel sağlık hizmeti veren bir tesiste yaptığı incelemede, üst kısmı çıplak bir kadını demir bir halkayla ağaç gövdesine bağlanmış halde bulduklarını belitiyor. Hastanın üç haftadır bu halde tutulduğu, hareketi engellendiği için yemeğini olduğu yerde yediği, tuvaletini de buraya yapmak zorunda bırakıldığı ifade ediliyor.

Kuzeyde Kano’da İslami bir rehabilitasyon merkezinde 10 aydır zincir altında yaşayan 35 yaşında bir kadının “Bu (zincirleme) her şeyi zorlaştırıyor. İntihar etmek ister gibi bir hisse kapılıyorsunuz. Buraya gelmeden önce nasıl hissettiğiniz fark etmez, gitgide kötüleşiyorsunuz” dediği aktarılıyor.

 

 

Kırbaçlanıyor, sözde tedavi amaçlı aç bırakılıyorlar

İslami rehabilitasyon hizmeti verdiğini savunan bazı kurumlarda çocuklar ve yetişkinlerin kırbaçlandığı belirtilirken, HRW raporunda, ziyaret edilen Hristiyan tedavi merkezleri ve kiliselerdeyse hastalara bir dönem üç gün boyunca yemek verilmediği, personelin bu uygulamayı “tedavi amaçlı oruç” sözleriyle savunduğu kaydediliyor.

Abeokuta’da bir kilisede 5 ay boyunca tutulan Akanni adlı kadın hasta, üç gün boyunca tanımadığı bir adama zincirlendiğini anlatırken, “İdrarımı ve dışkımı yapmam için bir kase verdiler. Bu işleri yanımdaki adamın önünde yapmak zorunda bıraktılar” diyor.

Bazı hastalara elektroşok veriliyor

Öte yandan bazı psikiyatri hastaneleri ve devleti işlettiği rehabilitasyon merkezlerinde çalışanların hastaların zorla tedavi edildiği ve personelden bazılarının itiraf ettiği üzere hastalara elektroşok tedavisi uygulandığı da görülüyor.

 

 

HRW’den engelli hakları araştırmacısı Emina Cerimovic, “Akıl sağlığıyla ilgili sorunlar yaşayanlar toplumlarında desteklenmeli ve bu kişilere etkili hizmetler verilmeli, zincirlenmemeli ve suistimale edilmemeliler. Bu kişiler Nijerya’nın çeşitli bölgelerinde zincire vuruluyor, yıllardır hayal edilmesi güç meşakkatler ve kötü muameleyle karşı karşıya bulunuyor” ifadelerini kullanıyor.

Çoğu rızaları olmadan gönderiliyor

Nijerya’nın sağlık ve sosyal yardım sistemlerinde kökler derinlere uzanan sorunların, nüfusun çoğunun yeterli akıl sağlığı hizmeti almasını ya da kendi toplumlarından destek görmelerini engellediği belirtilen raporda şu ifadeler yer alıyor:

  • HRW’nin ziyaret ettiği 28 tesisin 27’sinde tüm hastalar yasalara aykırı şekilde tutuluyor.
  • Çocuklar da dahil gerçek ya da öyle algılanmış akıl hastalığı belirtileri gösteren kişiler, genellikle akrabaları tarafından rızaları olmadan tesislere yerleştiriliyor.
  • Bazı vakalarda polis bu durumdaki kişileri hükümetin işlettiği rehabilitasyon merkezlerine gönderiyor.
  • Birçoğunun ayak bileklerine demir zincir ya da ağır cisimler takılıyor, kimileri diğer mahkumlara bağlanıyor. Bazıları bu şekilde aylarca ya da yıllarca tutuluyor.
  • Bazı hastalar aşırı kalabalık haldeki ve hijyenin olmadığı yerlere konuyor, aynı yerde yemek yemek, tuvaletlerini yapmak ve uyumak zorunda bırakılıyor.
  • Birçoğu fiziksel ve duygusal açıdan istismar ediliyor.
  • Bazı vakalarda aileler çocuklarını uyuşturucu kullanımı ya da okulu asmak, tütün ya da esrar kullanmak, anne babalarından bir şeyler çalmak gibi “sapkın” davranışlardan kurtulmaları için dini ya da geleneksel tesislere gönderiyor.

 

 

Depresyon ve intihar oranları yüksek

Nijerya’da 200 milyonu aşana nüfusa yaklaşık 300 psikiyatr düşüyor.

Ülkedeki uzmanlara göre akıl sağlığı konusunda nitelikli hizmet almaya yalnızca varlıklı yurttaşların gücü yetiyor.

Donanımlı sağlık hizmetinden mahkum kalınması ve sağlık bakımı ücretlerinin yüksek olması nedeniyle halkın büyük bölümü geleneksel ya da dini temelli kurumlara gitmek zorunda kalıyor.

Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre akıl sağlığı yerinde olmayan Nijeryalıların yüzde 10’undan azı sağlık hizmetine ulaşabiliyor.

Yine WHO verileri, dünyanın 7. büyük ülkesi Nijerya’nın Afrika’da en yüksek depresyon oranına sahip olduğunu ve intihar rakamlarındaysa dünya genelinde 5. sırada yer aldığını gösteriyor.

    Independent Türkçe için derleyen: Elvide Demirkol

     

    © The Independentturkish

    DAHA FAZLA HABER OKU