Suriye’de IŞİD ailelerinin kaldığı kamp bir dizi şiddet olayının ardından “patlamaya hazır bomba” olarak görülüyor

Yetkililer kampta faaliyet gösteren aşırılık yanlılarına ilişkin defalarca uyarıda bulundu

IŞİD üyelerinin yakınlarının kaldığı El Hol kampında yaşayan kadınlar 28 Mart 2019'da Suriye Demokratik Güçleri savaşçısının gözetimi altında yürüyor (AFP)

Suriye’de binlerce IŞİD ailesinin bulunduğu toplama kampı, “hilafetin” düşmesinin ardından IŞİD’e bağlılığını sürdüren kadınların terör hakimiyetini devam ettirmek istemesiyle giderek düzensiz hale geliyor.

Ülkenin kuzeydoğusundaki El Hol kampında yalnızca geçen hafta genç bir erkek iddialara göre bir grup IŞİD üyesi kadın tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Ardından çıkan isyan nihayetinde kamp görevlilerinin ateş açmasıyla bastırıldı.

Yabancı tutuklular için ayrılmış kampın ek bölümündeki aşırılık yanlısı IŞİD sempatizanı küçük bir grubun şiddetin arkasında olduğu düşünülüyor. Sempatizanların kendi ceza veren mahkemelerini ve dini polis birimlerini kurduğu iddia edildi.

Kamp yetkilileri çoğunluğunu bu yıl IŞİD halifeliğinin elindeki son yerlerden kaçarken gözaltına alınanların oluşturduğu yaklaşık 70 bin kişiyi idare edemeyebilecekleri uyarısında bulundu.

Kampı kontrol altında tutan Suriye Demokratik Güçleri (SDG) sözcüsü Mustafa Bali bu hafta yaptığı açıklamada, “Burası bir IŞİD şehri – 70 bin kişi kontrol edilemez. Sadece dışarıdan gelen saldırılardan korunmak için yeterli korumamız var” ifadesini kullandı. 

Kampa kaçak yollardan tabanca ve diğer silahların sokulduğunu belirten Bali, “Kamptaki durum tehlikeli ve daha da kötüleşiyor. Defalarca söyledik, El Hol kampı patlamaya hazır bir bomba ve bir IŞİD akademisi. Dünya izliyor ama bir şey yapmıyor” dedi. 

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Şiddetin patlak vermesi, bir grup Britanyalı parlamenterin Britanya hükümetini kamplardaki Birleşik Krallık (BK) vatandaşı IŞİD şüphelileriyle ilgili daha fazla sorumluluk almaya çağırdığı esnada yaşandı. 

Suriye’nin kuzeydoğusunda SDG’nin kontrolündeki bölgeyi geçen ay ziyaret eden parlamentonun her iki kanadından partiler arası bir delegasyon, yaptıkları yazılı açıklamada on binlerce mahkumu tutmanın yerel makamların “kapasitesinin ötesinde” olduğunu belirtti. 

Parlamenterler Lloyd Russell-Moyle, Dış İlişkiler Komitesi eski üyeleri Crispin Blunt, Adam Holloway ve Lord Maurice Glasman delegasyondaki temsilciler arasındaydı.

Delegasyonun 4 günlük ziyaretinin ardından yaptığı ortak açıklamada, “Zorluklar büyük çapta ve acil. Buna öncelik vermemek birinci dereceden uluslararası güvenlik ihmali olur” ifadeleri yer aldı. 

El Hol kampında bu hafta yaşanan şiddeti tam olarak neyin tetiklediği belli değil. AFP’ye kendi adına konuşan bir Kürt yetkili IŞİD’li kadınların “mahkemede” idam kararı verdiği bir kadını öldürdüğünü söyledi.

Muhafızlar müdahale etmeye çalıştığında çıkan silahlı çatışmada diğer bir kadın hayatını kaybetti. Sınır Tanımayan Doktorlar bir başka olayda protestoyla karşılaşan muhafızların ateş açmasıyla 4 kadının yaralandığını bildirdi. Yerel medya daha sonra Abdullah Ahmed adlı gencin IŞİD’e sempati duyan kadınlar tarafından öldürüldüğünü aktardı. Olayın ardındaki sebep bilinmiyor.

 

afp.jpg
Suriye'nin kuzeydoğusundaki El Hol kampında yaklaşık 70 bin kişi bulunuyor (AFP) 

 

Bu hafta şiddetin patlak vermesiyle kamptaki koşullara ilişkin yapılan uyarılar ilk kez dillendirilmiyor. 

IŞİD karşıtı uluslararası koalisyonun Komutan Yardımcısı Tümgeneral Alexus Grynkewich temmuzda The Independent’a verdiği mülakatta, kamplardaki radikalleşme potansiyelini, cihatçı grupla devam eden askeri operasyonlar dışındaki mücadelede “uzun vadede en büyük stratejik risk” şeklinde tanımlamıştı.

Grynkewich, “Teslim olan çocuklu kadınların aktardığı anektodlara göre kamplarda kararlı IŞİD ideologları da mevcut. Bu kamplarda çalışan bazı ortaklarımızdan aldığımız bilgiler de buralarda bu ideolojinin hayli yaygın olduğunu gösteriyor” ifadesini kullanmıştı.

El Hol, IŞİD savaşçılarının ailelerini barından birçok kampın en büyüğü. Yaklaşık 9 bin yabancı yurttaşla birlikte El Hol’un 70 binden sadece bir miktar az nüfusunun çoğunu Suriye ve Irak’tan gelen kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. 

 

 

Kampın sakinlerinin neredeyse yarısı 12 yaşın altındaki çocuklar. Çocukların yıllarca maruz kaldığı IŞİD’in beyin yıkaması bugün devam ediyor olabilir.

Kampı ziyaret eden gazeteciler ve insani yardım çalışanları buradaki bazı kadınların IŞİD sloganları attığını ve IŞİD yanlısı oldukları iddia edilenlerin kamptaki diğer kişilere örgütün katı dini kurallarına uymadıkları için birtakım saldırılarda bulunduğunu iddia ediyor. Temmuzda gözaltındaki yabancı IŞİD üyesi kadın bir Kürt muhafızı sırtından bıçaklamıştı, bu da sivil toplum kuruluşları çalışanlarının alandan tahliye edilmesine neden olmuştu.

Uluslararası toplum El Hol kampında ve diğer küçük kamplarda yaşayan geleceği belirsiz binlerce kişinin ne olacağına dair henüz bir yanıt bulamadı.

Yabancı devletler ciddi bir güvenlik riski oluşturacakları korkusuyla vatandaşlarını kamplardan geri almaya çok az istekli görünüyor. El Hol'da, Roj ve Ayn İsa kamplarında en az 30 çocuğuyla birlikte 19 İngiliz kadının bulunduğu düşünülüyor. Şamima Begüm El Hol’dan Roj’a gönderilirken, Britanya hükümeti vatandaşlıktan çıkardığı Begüm’ün ülkesine dönmesine izin verilmeyeceğini bildirmişti. 

 

 

* İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

https://www.independent.co.uk/news/world/middle-east

Independent Türkçe için çeviren: Cenk Korkmazer

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU