Erkeklerin bakışlarından sakınmak için kadına mahsus otel mi? Bu yalnızca sorundan kaçmak demek

Anlıyorum; bir kadın tatilde mayo giydiğinde isteyeceği son şey, laf atılması ya da arkasından ıslık çalınmasıdır. Ama sorun, kendimizi yalnızca kadınlara ayrılmış alanlarda tecrit ettiğimizde ortadan kalkmayacak

Bir erkek tarafından tacize uğrama korkusunun otel seçiminde belirleyici faktör haline gelmesi, değişmesi gereken çok fazla şey olduğunu gösteriyor (Nicepik)

Mayorka'daki Som Dona Otel bu yaz ilk kez ışıldayan cam kapılarını, göz alıcı beyaz şezlongları, modern minimalist dekoru ve misafirleri için oteli diğerlerinden farklı kılan bir kuralla açtı: Kesinlikle erkek giremez.

Havuz, spa, çatı terası ve sağlıklı yiyecek seçeneklerini gururla sunan otel yalnız, çift olarak ya da grupla seyahat eden tüm kadınlara (ve 14 yaşın üzerindeki kız çocuklarına) kapılarını açıyor.

Ancak, otelin “cesur dekorasyonunun feminen özelliklerden ilham aldığı” -beyaz ve pembe renklere boyanmış- iddiasından web sitesinde yer alan “Aynı anda vahşi, sağlıklı, eğlenceli, güzel, rahat, maceracı, meraklı ve sosyal olabileceğinizi biliyor muydunuz?” sorusuna, kadınların ihtiyaçlarını karşılamayı vadeden bu özel pratik, kadınların gerçekten isteyebileceği şeyleri sunmaktan çok bunları paraya dönüştürmeye odaklanmış gibi hissettiriyor.

Som Hotels'in başkanı Joan Enric Capella, neden Som Dona'yı açmayı seçtiğini anlatırken, kadınlara erkek bakışlarından uzak bir sığınak sunmanın takdire şayan tutkusuna sahip değildi. Çünkü mantığı, şirketin bir müşteri anketinin ardından pazarda boşluk görmesi gibi basit bir gerçeğe dayanıyordu. Seyahat trendleri, daha fazla kadının yalnız veya hemcinsi gruplarla seyahat etmeyi tercih ettiğini gösteriyor.

Som Hotels tatile çıkan kadınlara gerçekten anlamlı bir hizmet vermek isteseydi, kadın hijyen ürünleri yalnızca en pahalı odalarda değil tüm odalarda mevcut olurdu. Sadece en zengin kadınlar regl olmuyor. Hal böyleyken, diğer iki oda tipi de bana daha önce bulunduğum otellerden hiç farklı görünmüyor.

Geçen yıl, yalnızca kadınlara hizmet verecek aşırı pahalı bir diğer benzer projenin yani Finlandiya'daki SuperShe adasının tanıtımında, kurucu Kristina Roth "erkeklerin de bulunduğu bir tatilin, kadınların planlarının -ister ruj sürsün, ister tesettüre girsinler- aksamasına sebep olacağından" söz etmişti. Hiç de öyle bir şey yok. Tatile çıkan ve makyaj yapmakla hiç uğraşmayan kadınlar olduğu gibi ruj sürmeyi sevenler de var. Seçimlerinin bir erkeğin varlığı yüzünden planlarının “sekteye uğramasıyla” hiçbir ilgisi olmadığından çok eminim.

 

 

Anlıyorum; bir kadın tatilde mayo giydiğinde isteyeceği son şey yakıcı İspanyol güneşi altında birkaç şişeyi devirmiş adamların laf atması ya da arkasından ıslık çalmasıdır. Kadınlara ayrılmış bir ortamda böyle bir şey yaşanmayacak.

Fakat sorun, biz kadınlar sadece XX kromozomlu bir alanda tecrit edildik diye ortadan kalkmayacak. Her neyse, kadınların görünüşü hakkında yorum yapanlar sadece erkekler değil. Başka kadınların giyim kuşamına dair rahatsız edici yorumlar yapan çok kadın gördüm.

Zira bu mevzuya dair ağır basan hislerim üzücü. Bir erkek tarafından tacize uğrama korkusunun tatilde kalacağımız otelin seçiminde belirleyici faktör olduğu gerçeği, değişmesi gereken çok fazla şey olduğunu gösteriyor ve değişmesi gereken biri varsa o da erkeklerin kendisi. Tek cinsiyet kabul eden bu tür otellere ihtiyaç duyan kadın sayısı, ancak o şekilde azalacaktır.

“Ama erkek kulüpleri var! Hep vardı!” diyenlere cevabım da şu: Evet, erkek kulüpleri var ve kadınlarla erkekler arasındaki süregelen sorunun muazzam bir parçası. Anlayış ve empati bulmak için ve saygı görmek için cinsiyet gruplarına çekilmemiz gerektiği fikri üzücü ve açıkçası sorunun yalnızca etrafından dolaşıyor.

 

 

* Makale orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

https://www.independent.co.uk/voices

Independent Türkçe için çeviren: Sena Çenkoğlu

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU