Netanyahu'nun Ürdün Vadisini ilhak planı blöf değil peki bunu başaracak mı?

Netanyahu'nun işaret ettiği harita alelacele çizilmiş olsa da İsrail Başbakanı'nın Trump'ın sadakatini iyi değerlendirme niyeti açıkça görülüyor

Bugünkü seçimlerde ciddi rakiplerle karşı karşıya kalacak olan Binyamin Netanyahu, Ürdün Vadisi'ni en önemli seçim malzemesi olarak kullanıyor (AFP)

İsrail Başbakanı, karikatüristik sahne şovları ve abartılı televizyon konuşmalarıyla meşhur.

İran'ın nükleer amaçları konulu 2012'deki Birleşmiş Milletler konuşmasında elindeki kırmızı tükenmez kalemle ciddiyetsiz bir bomba resminin üzerini çiziktirmesi ünlüdür. Bu hareketi evinde övgüyle, yurt dışındaysa alaycı tebessümlerle karşılandı. Gerçi vermek istediği mesajı başarıyla iletti.

Bu hafta, İsrail'in Nisan'daki seçimlerden sonra ikinci kez sandığa gitmesine sadece birkaç gün kalmışken, öncekilerden farksız başka bir dramatik konuşma daha yaptı. Ancak bu kez çok az kişi gülüyordu.

Nisan seçimlerinden bu yana hükümet kurmayı başaramayan Başbakan, Salı günü (bugün) tekrarlanacak seçimler için üç muhtemel yolsuzluk davasının gölgesi altında çalışmalarını sürdürürken, hayatta kalmak için sandıktan galip çıkma mücadelesi veriyor.

 

 

Çarşamba akşamı ise, Ürdün Vadisi ve Ölü Deniz'in kuzeyine ait kabaca -ve anlaşılan yanlış- çizilmiş bir haritanın önünde elinde bir çubukla dikilirken, işgal altındaki Batı Şeria'nın yüzde 22'sinden fazlası da dahil her şeyi, tekrar seçilirse derhal ilhak edeceği mavi renkte (çn. İsrail'in haritadaki rengi) ilan etti.

Bu tartışmalı eylemin, uluslararası hukuka göre yasadışı ve tüm bölgeyle olmasa da kesinlikle Filistinliler'le çatışmaya yol açacak olmasına karşın, Donald Trump tarafından destekleneceğini ima etti.

Başbakan, Filistinliler'e tahsis edilmiş sefil bir toprak parçasını işaret ederek "Tek bir Filistin toprağı dahi ilhak etmediği gibi, Filistinliler'e Ürdün dahil doğu ve batıya özgürce hareket imkanı sağlıyor" dedi. Şimdi Ürdün'e ve Filistin topraklarının diğer parçalarına giden üç yol haricinde mavi renk tarafından adalara bölünmüş durumda.

Netanyahu, "Hiçbir başbakan seçmene böyle bir harita sunmadı" ifadesini kullandı.

İsrail insan hakkı grupları bunda hemfikir. Ancak çok farklı nedenlerden dolayı.

Netanyahu geçmişte de, özellikle de seçimlerden önce, ilhak sözleri vermişse de, insan hakkı grupları bu kez niyetinin de aynı yönde olduğu uyarısında bulunuyor.

İsrail yerleşimi gözlemcisi gruplardan Peace Now ("Barış Hemen Şimdi"), Netanyahu'nun hamlesini aparteid'le benzeştiren alaycı açıklamasında "İsrail'de tarihte ilk kez bir başbakan, İsrail'in yanında hiçbir Filistin devleti kurulmayacağı vizyonunu yansıtan bir harita sunuyor" dedi.

Grup devamla, "Ürdün Nehri boyunca uzanan topraklar bu şekilde alındığı takdirde, bağımsız ve yaşayabilir bir Filistin devleti kurulamaz" ifadelerini kullandı.

Peace Now ayrıca haritanın yanlış bilgiler içerdiğini, bunun da aceleyle hazırlandığının bir göstergesi olduğunu belirtti.

Aynıı Netanyahu'nun planı çerçevesinde tek bir Filistin toprağının ilhak edilmeyeceği iddiası gibi -konuşmasının seçim kampanyası yöneticileri tarafından sonradan gazetecilere dağıtılan resmi çevirisinden tesadüfle çıkarılmış bir satır.

Peace Now'un Filistin Merkezi İstatistik Bürosuna atıfla verdiği bilgilere göre, işgal altındaki (şimdiyse İsrail'in mavi ilhak bölgesi olan) Ürdün Vadisi'nde yaşayan savunmasız 48 çoban topluluğunda yaşayan 9 bin Filistinli haritada yer almıyor (ya da Netanyahu görmezlikten gelmeyi tercih ediyor).

Yerleşim gözlemcisi grup ayrıca haritada Başbakan'ın ilhak etmeyi planladığı alanın yaklaşık 25 bin hektara denk gelen beşte birinin Filistinlilere ait özel mülk olduğunu belirtti. İki büyük Filistinli köyü haritadan bütünüyle çıkarıldı.

Times of Israel gazetesine göre, gerçekte ilhak için işaretlenmiş bölgede bulunan 30 İsrail yerleşiminden 9'u da yanlış çizilmişti.

Kısacası, Peace Now'dan Hagit Ofran'ın anılan gazeteye söylediği gibi "(Netanyahu için) Filistinlilerin bir varlığı bulunmuyor."

Bunu "bir aparteid vizyonu" olarak adlandıran Ofran'ın Peace Now örgütü, eskinin aparteid Güney Afrikasındaki Bantustan çözümüyle "endişe verici biçimde benzer" olduğunu belirtti.

Örgüt, Netanyahu'nun geçmişte de Ürdün Vadisini ilhak etme sözü vermiş olmasına karşın, (bu seferki) sözünün pervasız bir seçim mühendisliği olarak göz ardı edilmemesi gerektiği uyarısında bulundu. Netanyahu bu kez bir zaman çizelgesi önerdi, hatalı olmasına karşın görece detaylı bir harita sundu ve Trump yönetiminin destek vereceği imasında bulundu.

Daha cesaretli görünmesinin nedeni muhtemelen bir önceki seçim yarışı öncesinde Trump'ın İsrail'in 1967 Savaşı'nda Suriye'den ele geçirdiği Golan Tepelerindeki egemenliğini tanımış olmasıydı.

Daha kararlı olmasının nedeni ise muhtemelen ufuktaki iddianame tehditleri nedeniyle siyasi hayatı açısından bir ölüm kalım savaşı veriyor olması.

Ancak Ürdün Vadisi hususunda adım atmaya başladı bile.

İlhak etmeyi planladıkları arasında İsrail kanunlarınca bile yasadışı olan İsrail toprakları dışı 18 yerleşim yer alıyor.

Pazar günü, herkes sandığa gitmeden sadece birkaç gün evvel, Netanyahu hükümeti bunlardan biri olan Mevo'ot Yeriho'yu geriye etkili biçimde yasallaştırdı. 1999'da tarım arazisi olarak kurulan bu yerleşimde yer alan karavanlarda şimdi birkaç düzine aile ikamet ediyor.

İlhaktan sonra İsrail-dışı yerleşimlerin yasalaştırılması gerekmiyorsa da bu hamle Netanyahu'nun Ürdün Vadisindeki isteğinin ciddiyetini vurguluyor.

Aynı zamanda Netanyahu'nun tekrar seçilmesinin nasıl bir şey olacağını gösteriyor.

 

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

https://www.independent.co.uk/voices

Independent Türkçe için çeviren: Kerim Çelik

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU