Şirketler kamusal alanda izinsiz yüz tanıma uygulamalarına son vermeyi reddediyor - Öyleyse sistemin kendisini yenelim

Özel hayatın ihlaline karşı koymak bu teknolojinin King's Cross'taki 67 dönümlük bir alanda kullanılması gibi ticari çıkarlarla çelişiyor olabilir, ancak şirketler kamuoyunun tepkisini yok saymaya daha fazla devam edemeyecek

Yüz tanıma uygulamaları suç ispatlanana kadar masum olma prensibini tamamen değiştiriyor (Reuters)

Parlamento tarafından seçilmiş vekillerden oluşan Dijital, Kültür, Medya ve Spor komitesininin yalan haberler hakkındaki soruşturmasında en kurnaz ve en gözden kaçan öge, AggregateIQ adlı bir Kanadalı firma tarafından kişilerin fotoğraflarının yapay zekalı öğrenmeyle işlenmesiydi. Yazılım, kişilerin fotoğraflarını tarayıp onları Facebook profilleriyle eşleştirmek için kullanılabiliyor. İnternette yüzünüzün farklı platformlar arasında, farklı durumlarda eşleştirilip kim olduğunuza dair bir görüntü oluşturulması şimdiden mümkün. Yüzlerimiz bize dair çok şey aktarıyor; etnik kökenimiz, cinsiyetimiz, yaşımız, kilomuz ve daha önemlisi de, hızlıca sosyal medya profillerimiz üzerinden yapılacak bir çapraz referanslama ile kim olduğumuz. Dolayısıyla sosyal medya profiliniz sevdiğiniz şeylere, ruh halinize ve bulunduğunuz yere açılan bir kapı oluyor.

Tam da bu sebeple, özel geliştirici Argent'in King Cross'un göbeğindeki 67 dönümlük bir alanda yüz tanıma teknolojisini kullanması bizi fazlasıyla endişelendirmeli. Argent'in bu kadar tartışmalı bir teknolojiye neden ihtiyaç duyduğu belirsizliğini korurken, şu anda Londra'nın merkezinde, hiçbir şeyden haberi olmayan on binlerce vatandaşın yüzü bir emlak geliştiricisi tarafından taranıyor.

Alışveriş yapan masum kişiler ve Coal Drops Yard'daki yeni güzel alışveriş meydanını gezen turistler de rızaları dışında yüzlerini veri tabanına ekleyen izinsiz yüz taramalarına tabi tutulmuş olabilir. Yüz tanıma uygulamaları suç ispatlanana kadar masum olma prensibini tamamen değiştiriyor. Polisin sizi durdurup üzerinizi aramak için “makul şüphe” ye ihtiyacı vardır (ki bu yetkinin suistimal edilmesini engelleyememiştir), fakat yüz taramaları bunu gerekli kılacak herhangi bir şey yapıp yapmadığınızdan bağımsız olarak yüzünüzün taranacağı anlamına gelir.

Yüz tanımanın yeni dünyası endişe verici görünüyor. Yüz tanıma teknolojisinin öncülüğünü, bunu topyekun düşünce kontrolünü amaçlayan otoriter projesi kapsamında gören Çin üstleniyor. Araştırmacılardan Xiaolin Wu ve Xi Zhang “Yüz Görüntüleri Üzerinden Suçluluğa İlişkin Otomatik Çıkarım” adlı makalelerinde, suçluluk ifade eden yüz özelliklerine sahip bireyleri belirleyebilecek algoritmalar geliştirebileceklerini iddia ediyor. Bu özellikler ne mi? “Dudak eğriliği, gözün iç köşe mesafesi ve burun-ağız açısı” suçluyu suçlu olmayandan ayırıyor.

Yüz tanıması ve kapalı devre televizyon kullanan, komünist yönetim altında bireylerin en ufak bir kanun ihlalinde "sosyal kredisini" azaltan sosyal kredinin de içinde bulunduğu teknolojiyi kullanan otoriter sosyal içerik konusunda Çin dünyaya liderlik ediyor. Bu ihlaller arasında, bırakın Çin'in Orwellci hükümet sisteminin eleştirisini, tren koltuklarına ayaklarınızı uzatmak da bulunuyor.

Ayrıca açık konuşalım. Bu teknoloji siyahiler için fazlasıyla sorunlu. Yüz tanıma startup'ı Faception kendi web sitesinde “Her biri belirli kişilik tiplerini ya da özelliklerini betimleyen, dışa dönük, yüksek IQ'lu, profesyonel poker oyuncusu ya da tehditler (metindeki haliyle) gibi tescilli kategoriler geliştiriyoruz” diye belirtiyor. Yüzlerimizin IQ'muzu ya da potansiyel suçluluğumuzu ortaya çıkardığı fikri, bu alandaki geçmiş deneyimlerin ve özellikle de fazlasıyla ırkçı Viktoryen "bilim" fizyonomisinin rahatsız edici yankısını taşıyor. Fizyonominin öncü savunucularından Cesare Lombroso, yüzünüzün (ve dolayısıyla ırkınızın) suç işleme olasılığınızın bir göstergesi olabileceğini öne sürerek, öjeni ve soykırım programları uygulayan İtalyan faşistlerine ve Nazilere entelektüel bir ilham kaynağı olmuştu.

Ve pratikte, bu teknolojilerin ırksal unsurları oldukça gerçekti. Sızan bir polis komitesi programında İngiltere polisinin yüz tanımadan sorumlu şefinin, ırkın hala süregelen bir sorun olduğundan haberdar olduğu görülüyor. 2017 ve 2018 Notting Hill karnavalında (ve bir Remembrance Sunday etkinliğinde), yüz tanıma teknolojisi yüzlerce yanlış eşleştirme yaptı, ama tek bir tutuklamaya dahi yol açmadı. Bu tehlikeli teknolojiye karşı mücadelede öncü bir rol üstlenen Big Brother Watch'ın direktörü Silkie Carlo “Polisin ırka dair oldukça temel kesinlik testleri yapamaması çok şey ifade ediyor. Irkçılık riskine yönelik kasıtlı umursamazlıkları ve bir bütün olarak İngilizlerin hakları üzerindeki risk, yüz tanımanın sokaklarımıza soktuğu tehlikeli sorumsuzluğu yansıtıyor" dedi.

 

 

Şirketler genellikle gizliliğimizi koruma konusundaki en zayıf halkayı oluşturuyor. Neden toprak sahibi Argent, polis yüz verisi talep ettiğinde buna karşı dursun? Son yıllarda EE, Vodafone ve Three gibi büyük şirketlerin polise abone veritabanlarına arka kapı erişimi sağladığını görmüşken, elimizde Argent’in binlerce masum kişinin yüzlerini ırksal profilleme veya insan davranışları üzerine çıkarımlar elde etmek için kullanabilecek Londra polisine teslim etmeyeceğini garanti edecek ne var? Argent yaptığı açıklamada “Bu kameralar yüz tanıma dahil olmak üzere bir dizi algılama ve izleme yöntemi kullanıyor fakat aynı zamanda genel halkın mahremiyetini korumak için karmaşık sistemlere sahip” dedi. Evet, tabii. Yasal güvenceler olmadan veya bu veritabanının nasıl kullanıldığına ilişkin şeffaflık olmadan, gerçekten neler olduğunu nasıl bilebiliriz?

Open Rights Group'un (Açık Haklar Grubu) bana aktardığı gibi, yüz tanıma hizmetleri için kullanılan polis veritabanlarının Yokoluş İsyanı veya sendikacılar gibi barışçıl protestocuları da içerdiği ve özel şirket kameralarının polis veritabanlarına bağlandığı anda polisin masum kişilerin tüm hareketlerine dair gerçek zamanlı bilgisi olabileceği hakkında büyük bir endişe mevcut.

Şirketlerin toplumsal baskıya karşılık verdiğini biliyoruz. Özgürlüğü önemsiyorsanız, Coal Drops Yard'daki dükkanlara yüzünüzün izlenmesinden memnun olmadığınızı söyleyin. Yüz niteliklerinizin kaydedilmesini kabul edilebilir görmeyen bir alışveriş kompleksi seçin. Açık bir toplumda, vatandaşlar ve tüketiciler olarak, gizliliğimizin ticari bir mal olabileceğini düşünen şirketlere açık bir mesaj gönderebiliriz: Öyleyse başka bir yere gideriz.

 

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

https://www.independent.co.uk/voices

Independent Türkçe için çeviren: Noyan Öztürk

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU