Bağdat-Erbil anlaşmasının önündeki en büyük engel: IKB’nin borçları

Irak Kürdistan Bölgesi’nin toplam borcunun 15-30 milyar dolar arasında olduğu tahmin ediliyor

IKBY Başbakanı Mesrur Barzani ve Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi’nin ilk kez bir araya geldiği görüşmeden bir kare / Fotoğraf: IKBY Başbakanlık sitesi

Irak Kürdistan Bölgesi'nin (IKB) ve Bağdat hükümetinin anlaşmasına engel teşkil eden "IKB’nin birikmiş borçları dosyası" Irak’ta geniş çaplı siyasi bir tartışma başlattı.

Bu durum, IKB’nin Bağdat hükümetiyle bu yıl ki federal bütçe yasasına göre Irak Devlet Petrol Pazarlama Şirketi’ne (SOMO) günlük 250 bin varil olduğu tahmin edilen petrol teslim etme konusunda uzlaşıya vardıklarını duyurması sonrası yaşandı.

IKB, bu yıl federal bütçenin onaylanmasının ardından 7 aydır bütçe uyarınca vermesi gereken petrol payını Bağdat hükümetine teslim etmemişti.

Tahminlerdeki farklılıklar

IKB’nin borçlarının toplamıyla ilgili tahminler, bu konuda resmi herhangi bir açıklama yapılmaması nedeniyle değişkenlik gösterirken, bu tahminler, 15 ile 30 milyar dolar arasında değişiyor.

IKB hükümetine göre kamu borcu olarak kabul edilen ve merkezi hükümet tarafından taahhüt edilmesi gereken borç, petrol şirketlerine teslim edilecek aylık petrol miktarı değeri kadar. Hükümete yakın kaynaklara göre bu miktar, tahmini 10 ila 15 milyar dolar civarında.

Söz konusu borç miktarının, personel maaşlarının ve hükümetle sözleşmeli özel şirketlerin borçlarının gecikmesine neden olduğu belirtiliyor. 

IKB'nin borcu, özel şirketler ve bankalarla olan taahhütleriyle hazinede bulunan fonların toplamı olarak aktarılırken, Bağdat hükümetinin IKB'nin haklarını ödemeyi taahhüt ettiği takdirde ödeme yapılabileceği belirtiliyor.

Bağdat’taki siyasi partilere yakın siyasetçiler ve kanaat önderleri, IKBY hükümetinin, 2014-2017 yılları arasında IKBY’nin kontrolü altında olan Kerkük’teki petrol sahalarından elde edilenler de dahil olmak üzere, son 5 yılda ihraç edilen petrolün tüm değerini Bağdat hükümetine ödemesi gerektiğini düşünüyor. Böyle bir durumda ise IKBY’nin borcu yaklaşık 30 milyar dolara ulaşacak.

Yavaş ilerleyen iyileşme

Independent Arabia’dan Rüstem Mahmud’un haberine göre IKB ekonomisiyle ilgili mevcut göstergeler, bir takım krizlerin ardından siyasi istikrarın sağlanması ve mevcut Bağdat hükümetiyle kurulan işbirliği sayesinde bölgede yavaş da olsa istikrarın yeniden geri döndüğüne işaret ediyor.

IKB’de faaliyet gösteren en büyük uluslararası petrol şirketi olan Rusya merkezli Rosneft tarafından Mayıs 2019’da yapılan bir açıklamada, IKB’nin borcunun 3 milyar dolardan 1.4 milyar dolara düştüğü belirtildi. Bu açıklama, ekonomistler için sürpriz oldu. Rus şirketi, düzenlenen basın toplantısında, IKB’nin borcunun bir kısmını, 2019'un ilk çeyreğinde ödediğini açıkladı.

Aynı tarihlerde, İran’ın IKB Başkonsolosluğu, IKB hükümetinin İranlı özel şirketlerin borçlarının yüzde 20’sini ödediğini duyurdu. Bununla birlikte Başkonsolosluk, İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif başkanlığında İranlı ekonomistlerden oluşan bir heyetin, 2019’un başlarında konunun çözümü için IKB’yi ziyaret ettiğini ve IKB hükümetinin buna karşılık vererek taahhütlerini yerine getirdiğini belirtti.

Çelişkili yorumlar

Bağdat ve Erbil arasında çelişkili açıklamalar ve tartışmalar mevcut. Taraflardan her biri diğerini, başta IKB’de faaliyet gösteren petrol şirketlerine olan borçlar olmak üzere IKB’nin borçlarını ödemekle yükümlü olması gereken taraf olarak görüyor.

Iraklı Şii siyasi güçler ve bu güçlerden olan bakanlar sayesinde, Bağdat hükümetindeki geniş bir çevre, IKB hükümetinin merkezi hükümetin onayı olmadan 2013 yılı başlarında uluslararası şirketlerle yaptığı petrol anlaşmaları nedeniyle Bağdat’a olan birikmiş borçlarını ödemek zorunda olduğunu düşünüyorlar. 

IKBY’nin öne sürdüğü 3 sebep

Öte yandan IKB, bu borçların merkezi hükümetin doğrudan içinde bulunduğu 3 sebepten ötürü biriktiğini öne sürdü.

Bağdat hükümeti, Irak'ın yeraltı kaynaklarının çıkarılması ve yatırım yapılmasının, merkezi hükümet ile Irak’ın diğer bölgeleri ve bölge hükümetleri arasında ortak bir hak olduğunu belirten anayasa maddesinin yasal yorumuna karşı çıkarken, kaynakları ve ulusal ekonomiyi kontrol ederek gizli bir tür siyasi ve idari merkezileştirme aracı olarak kullanmak ve bu kaynakları tekelleştirmek istiyor. Merkezi hükümetin IKB’nin haklarını itiraf etmekten kaçınması, IKB’nin uluslararası şirketlerle anlaşma yapabilme imkanlarını kısıtlıyor.

 

*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Şarku'l Avsat'tan Independent Türkçe için çeviren: Seda Demiröz

DAHA FAZLA HABER OKU