Artık mesele Trump'ın ırkçı olup olmadığı değil, Cumhuriyetçi Parti'nin hangi üyelerinin ayağa kalkıp ırkçı olmadıklarını ispatlayacağı

Cumhuriyetçilerin yıllar süren manipülasyonları bu duruma yol açtı. Tarih kitapları bugün sessiz kalanları affetmeyecek

Cumhuriyetçilerin Trump'ın ırk ayrımcısı yorumlarına yeterince tepki göstermemesi eleştiriliyor (Reuters)  

Amerika'da beyaz tenli olmayan ya da göçmen biriyseniz, muhtemelen bunu daha önce de duymuşsunuzdur: "Geldiğin yere geri dön!" Biliyorum çünkü ben de duydum. Sierre Leone'li iki göçmenin Ahmed Baba isimli siyahi oğlu olarak "Ortadoğu'ya geri" dönmem söylendi ve Başkan Trump'ı eleştirme cesareti gösterdiğimde "Amerika'dan nefret etmekle" suçlandım. Amerika'da doğmuş olmam gerçeği hiçbir şeyi değiştirmiyor çünkü Trump tabanının çoğunun, gerçek Amerikalı'nın beyaz olduğu ve Trump karşıtlığının Amerika karşıtlığı anlamına geldiğine dair yanlış ve bağnaz bir inanç taşıdığı görülüyor. Görünüşe göre, mevcut ABD Başkanı da bu inancı paylaşıyor.

Pazar günü, Başkan Trump Kongre'ye ilk kez seçilmiş ten renkleri beyaz olmayan 4 kadına, Twitter üzerinden geldikleri yerlere “geri dönmelerini” söyledi. Temsilciler Alexandria Ocasio-Cortez (Demokrat Parti - New York), Raşide Tlaib (Demokrat Parti -Michigan), İlhan Ömer (Demokrat Parti-Minnesota) ve Ayanna Pressley'in (Demokrat Parti -Illinois) hepsi de Amerika'da doğmuş yurttaşlar -Somali'de doğan ancak ABD'ye geldikten sonra çocukken vatandaşlık kazanan Ömer haricinde. Trump hafta başındaki basın toplantısında Kongre'ye ilk kez seçilen bu temsilcilerin özür dilemesini isteyerek hassasiyeti ikiye katladı. Daha sonra da onları ırkçı olmakla suçladı, Amerika'dan nefret ettiklerini söyledi ve ABD'de "mutlu değillerse" gidebileceklerini yineledi.

Bir muhabir, "Birçoklarının tweet'inizi ırkçı bulması ve beyaz milliyetçi grupların sizinle bu noktada ortak hareket ediyor olması, sizi endişelendirmiyor mu?" diye sordu.

Başkanın cevabı "Endişelendirmiyor" oldu. "Çünkü birçok insan benimle aynı fikirde."

Milyonlarca insan için Trump'ın sözlerinin kişisel manaları olsa da bu ifadeler kendisinin ve partisinin geldiği vaziyeti daha iyi tanımlıyor. Cumhuriyetçi yasa koyucular Trump'ın sözlerini savunurken ya da sessizliklerini korurken, nefret ve korku üzerine kurulu başkanlıktaki suç ortaklıklarını sürdürüyor. Cumhuriyetçi seçmen, onun bağnazlığını besleyen altyapıyı oluşturmayı sürdürüyor.

Trump'ın son ırkçı tweet'leri üzerine yazılmış birçok makale var, ancak çok azı resmin tamamını gösteriyor. Bu sadece Trump'ın şahsi ırkçılık geçmişiyle ilgili değil. Trump'ın bağnazlığını, büyük resme bağlamadan ele alamazsınız: Başkan Trump ve dalkavukları, Cumhuriyetçi Parti'nin beyaz milliyetçiliğine düşmesini hızlandırıyor.

Bu ırkçı saldırılar münferit değil. Bu saldırılar, Başkan yeni sınır dışı etme baskınları için emir verirken ve binlerce göçmeni insanlık dışı koşullarda tutarken gerçekleşti. Bildiğimiz üzere, Trump yönetimi iltica sürecini sonlandırma yönünde adım atarken gerçekleşti. Beyaz üstünlükçü terörizmle mücadele programlarına ayrılan fonları kısarken, göçmenler hakkında korku tellalı retoriğe sahip nefret ideolojisini körükleyen bir Başkanlık döneminde gerçekleşti. Trump, Amerika’nın ne olduğunu, göçmenlerin ve beyaz tenli olmayan insanların toplumumuzu nasıl güçlendirdiğini en temelden yanlış anlıyor.

Nasıl bu noktaya geldik? Onlarca yıldır süren Cumhuriyetçi manipülasyonu mükemmel bir temel yarattı. 1960'ların insan hakları döneminden sonra, Cumhuriyetçi Parti güç merkezini güneye kaydırmaya çalıştı. Güney Stratejisi olarak bilinen bu süreçte, Cumhuriyetçiler ana oy temelleri olarak ırkçı nefretlerinden istifadeyle yoksul beyaz güneylileri hedef aldı. Cumhuriyetçi siyasetçiler (toplumun) en üstündeki yüzde 1'lik kesimi için yasama gerçekleştirirken, seçmenin kötü ekonomik durumu için beyaz tenli olmayan insanları ve göçmenleri suçlayarak sadık desteği elde tutmayı başardı. Fox News bu ırkçı günah keçisi taktiklerini daha etkili hale getirdi ve Obama'nın göreve gelmesiyle daha da bariz bir tutum sergiledi.

 

 

Donald Trump, 1970'lerde konut ayrımcılığı nedeniyle Adalet Bakanlığı'nca hakkında dava açılan bir işadamı, 1989'da The New York Times'a tam sayfa ilan vererek Central Park Beşlisi'nin idam edilmesi çağrısında bulunan ve 2002'de beraat almalarına karşın hala suçlu olduklarını iddia eden bir adam, Başkan Obama'nın doğum yeri hakkında yıllarca yalan söylemiş bir reality TV yıldızı. Trump, Cumhuriyetçi Parti için mükemmel bir adaydı - ancak bunu henüz bilmiyorlardı.

Kongre'nin göçmen asıllı ve kıdemli üyesi Ted Lieu canlı yayında Donald Trump için "ırkçı kıç" diyor

Irkçı korku tellallığına ve dini bağnazlık üzerine temellenen başkanlık seçimi kampanyası, ırkçı politikalar ve bölücü söylemler temelinde yükselen bir Başkanlığa dönüştü. James Fields Jr.'ı hatırlıyor musunuz? Bu hafta, 12 Ağustos 2017 tarihinde Virginia Charlottesville'deki Neo-Nazi mitinginde Heather Heyer'i öldürmekten hüküm giydi. Fields, Başkan Trump'ın "çok iyi insanlar" dediği protestoculardan biriydi. Trump o zamandan beri Haiti ve Afrika ülkelerini "bok çukuru ülkeler" diye adlandırıyor, siyahi ünlülere karşı kültür savaşları yürütüyor ve şimdi de beyaz tenli olmayan Kongre üyesi kadınların yeterince Amerikalı olmadığını söylüyor.

Başkan Trump için belirleyici mesele, Latin kökenli göçmenlerinin ABD'ye girmemesi gerektiği fikri. Sorunu yasadışı göçü durdurmak olsaydı, yasal sığınmacıları hedef almazdı. Cumhuriyetçi Parti'nin göçmenlik başlığındaki tutumu, seçmeninin baskı taktikleriyle birleştiğinde, azınlıkların siyasi gücünü sınırlamayı amaçlıyor. İşte bu yüzden beyaz milliyetçiler bu Başkanı ve modern Cumhuriyetçi Parti'yi seviyor. Hedeflerinden biri, beyaz çoğunluğu korumayı amaçlayan "barışçıl etnik temizlik".

Cumhuriyetçi taban ve yasama organında Başkan Trump'ı zenginlere vergi indirimi sağlaması veya muhafazakar yargıçları nedeniyle isteksizce desteklemeye devam edenlerin aynada kendilerine bakması lazım. Soru artık Donald Trump'ın ırkçı olup olmadığı değil. Asıl soru, Cumhuriyetçi Parti'de kimlerin ayağa kalkarak ırkçı olmadıklarını ispat edeceği. Tarih, hoşgörü yoksunlarına asla nazik davranmaz.

 

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

https://www.independent.co.uk/voices

Independent Türkçe için çeviren: Kerim Çelik

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU