Hz. İsa: Mit mi, Tanrı mı, devrimci mi? (3)

Bülent Şahin Erdeğer Independent Türkçe için yazdı

Görsel: Wikipedia

İnsanüstü/Tanrı'nın oğlu/Tanrı'nın bedenlenmiş hali olan İsa anlatısı ana akım Hristiyan mezheplerinin tümünde ortalama olarak şu şekilde özetlenebilir:

  • Tanrı Oğul olarak İsa'yı tüm yaratılışın sebebi olarak O'nun yüzü suyu hürmetine ilk varlık olarak var etmiştir. Buna "Kozmolojik Mesih" de deniyor.
     
  • Daha sonra Adem ve Havva'yı yaratmış, Cennete Yılan şeklinde giren Şeytan Havva'yı Havva da Adem'i kandırmış işlenen günah sebebiyle de insanoğlu dünyaya düşmüştür.
     
  • Tüm insanlar Havva ve Adem'in günahını kalıtımsal olarak taşırlar. Bu asli günahtan insanlığı kurtarmak için Tanrı Mesih İsa olarak Bakire Meryem'den doğmuş, böylelikle Tanrı yeryüzünde bedenlenmiştir. Mesih tüm insanlığın günahlarını yüklenerek acılar çekmiş ve çarmıha gerilerek öldürülmüştür. Tanrı tüm insanlığa kefaret için acı çekip öldüğünden bir insanın kalıtımsal günahtan arınabilmesi için Kozmolojik Mesih'e yani İsa'nın tanrılığına iman etmesi gerekir. Bunun ritüeli de vaftizdir. 

 

  • İsa çarmıhta öldükten üç gün sonra dirilmiş ve göğe yükselmiştir. Ahir zamanda kıyamet öncesi tekrar yeryüzüne inecek, Deccal yani Mesih-Karşıtı (Anti-Christ) ile savaşacak (Armegedon) Onu yendikten sonra kendisine iman edenlerle birlikte Cennete yükselecektir. 

Özellikle bu anlatı Aydınlanma çağı (18'inci yüzyıl) ve sonrası sorgulanmaya başlanmış, şayet İsa böyle biriyse böyle birinin yaşadığına dair somut herhangi bir kanıta rastlanmadığı görüşü Batı akademisinde ağır basmıştır. Tarihsel İsa araştırmalarında özellikle Rudolf Karl Bultmann (1884-1976) ve Albert Schweitzer'ın (1875-1965) çalışmaları öne çıkar.
  

 

Bu da Tarihsel İsa'nın varlığını araştırma konusunda son 300 yıldır geniş bir literatürün oluşmasını sağladı.

Prof. Dr. Mahmut Aydın'a göre, İncillerin tarihin İsa'sını ne ölçüde ortaya koyup koymadıkları konusunda yapılan bu araştırmalar sonucunda da kanonik İncillerin tarihin İsa'sının ortaya konması konusundaki yetersizlikleri ortaya çıkınca, araştırmacılar önce apokrif kabul edilen İncillere, daha sonra da Hristiyanlık dışı kaynaklara başvurmak suretiyle tarihin İsa'sının kim olduğunu izah etmeye çalışmışlardır.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Ayrıca, bu gelişmelere ilaveten tarihsel İsa araştırmacıları İsa'nın yaşadığı Galile ve Judea bölgelerinin İsa'nın dönemindeki sosyal, ekonomik ve dinsel arka planını da dikkate alarak İsa'nın tarihsel şahsiyetini ve fonksiyonunu tanımlamaya başlamışlardır.

Bunun sonucu olarak da gittikçe artan sayıda araştırmacı İsa'nın Yahudi oğlu Yahudi olduğu ve vaaz ettiği öğretinin de dönemin sosyokültürel yapısı bağlamında anlaşılmaya çalışılması gerektiği hususların altını çizmeye başlamıştır.

Bu bağlamda 200 yılı aşkındır süregelen tarihsel İsa araştırmalarının en önemli katkısı hiç şüphe yok ki Hristiyan araştırmacıları geleneksel İsa anlayışının yani Hristiyan imanının İsa'sının ötesine geçerek tüm mümkün kaynakların İsa hakkında sundukları bilgileri kullanarak İsa'yı yaşadığı bölgenin sosyal, siyasal, ekonomik ve tarihsel bağlamını çerçevesinde anlamaya teşvik etmesidir.

Çünkü bu sayede Hristiyan araştırmacılar öncelikle İsa'nın Eski-Ahit'le ve dolayısıyla da döneminin Yahudiliğiyle olan ilişkisini daha iyi anlayacaklarından, onun gerçekte kim olduğu ve fonksiyonunun ne olduğunu daha iyi kavrayacaklardır.

Buna bağlı olarak İsa sonrası dönemde ilk Mesihi cemaatinin ve bu cemaatin görüşleri doğrultusunda şekillenen İncillerin oluşum süreçlerini daha iyi anlayacaklardır.

Sonuçta da İsa'nın yaşamıyla öğretisi ve bu ikisinin ilk Kilisenin imanı yani Kahler'in deyimiyle "biblikal Mesih", Bultmann'ın ifadesiyle "kerygmatik Mesih" ile olan süreksizliğini daha iyi anlayacaklarından, geleneksel Hristiyan inancının öngördüğü tanrısal karakterli İsa yerine insan İsa'ya daha fazla ilgi duymaya başlayacaklardır. 
 

3.jpg
Mahmut Aydın, "Tarihsel İsa: İmanın Mesih'inden Tarihin İsa'sına" Ankara Okulu Yay.

 

Sonuç olarak tarihsel İsa araştırmalarının Hristiyanlığın dışındaki kaynakların da İsa'nın tarihsel kimliğinin ortaya konmasında kullanılabileceğini ortaya koyması "diyalog çağı" olarak adlandırılan günümüz dünyasında İslami kaynakların, özellikle de Kur'an'ın, İsa ile ilgili bilgilerin de Hristiyan araştırmacılar tarafından dikkate alınabileceğini ve İsa'nın gerçek kimliğinin ortaya konması için onlardan yararlanılabileceğini gündeme getirmektedir. 
 

4.JPG
Prof. Dr. Hans Küng (1928-2021)

 

Nitekim çağımızın önde gelen teologlarından Hans Küng, "Hz. Muhammed'i "Helenist Gentile Hıristiyanlar tarafından değil de Yahudi olan İsa'nın ilk tabiileri tarafından algılanan ve anlaşılan İsa-Mesih için bir tanık/şahit olarak" mütalaa ederek Hıristiyanların Hz. Muhammed vasıtasıyla İsa hakkındaki mevcut görüşlerini yeniden gözden geçirme ve bu şekilde de kendi orijinal inançlarına, yani tarihin İsa'sına dönme şansını yakalayabileceklerinin altını çizmektedir. (bkz. Mahmut Aydın, Tarihsel İsa Araştırmaları ve Onların Bulguları üzerine Bazı Mülahazalar, İslam Araştırmaları Dergisi, Sayı:5
 

5.jpg
Doç. Dr. Zafer Duygu

 

Hz. İsa, İnciller ve Hristiyanlık üzerine yazmış olduğu kapsamlı eserlerle konunun otoritelerinden biri olan Doç. Dr. Zafer Duygu'ya da Hakan Olgun'a sorduğum soruyu Hz. İsa için yönelttim.

Zafer Duygu, son yıllarda Batı'da popülerşen "İsa Miti" iddialarının kurumsal Hristiyanlığın standart kabul ettiği kutsal metinlerin kendi iç çelişkilerinden güç aldığını belirtiyor. 
 

6.JPG
Zafer Duygu, "İsa, Pavlus, İnciller" Düşün Yay. 2018

 

Duygu, Tarihsel İsa'nın Yeni Ahit dışından en sağlam tanıklığın, kendisi bir Pagan olan Mara Bar Serapion'dan geldiğini belirtiyor.

Ayrıca, o dönemin Yahudi Tarihçisi Flavius Josephus (ö. ms 100) ve Talmud gibi Yahudi kaynakları da tarihsel İsa'yı kaydetmiştir.

Duygu da Aydın gibi tarihsel dış tanıklığın Hristiyanlarca mitleştirilen İsa'yı değil Yahudi şeriatına bağlı bir reformcu Nebi olarak ortaya çıkan insan/tarihsel İsa'yı teyit etmekte.

Bu açıdan tarih bilimi ile Kur'an örtüşürken "Tanrı İsa"nın gerçekliği tartışmalı durumda kalmaktadır.

Mara Bar Serapion oğluna yazdığı öğüt mektubunda şöyle yazmıştır:
 

 

Bilgeler, zorbaların elinde zorla sürüklenirken, akılları iftirayla özgürlüğünden mahrum bırakılırken ve üstün akılları yüzünden savunma imkânı olmaksızın talan edilirken ne diyeceğiz? Tamamen acınacak durumda değiller. 

Atinalılar, bunun cezasını kıtlık ve veba olarak gördükleri için Sokrates'i ölüme göndermekle ne fayda sağladılar? 

Ya da Pythagoras'ın yakılmasıyla Samos halkının eline ne geçti? Bir saat içinde bütün memleketi kumla ve denizle kaplandı. 

Ya da Yahudiler, Bilge Krallarını öldürerek, o zamandan beri krallıklarının onlardan uzaklaştırıldığını görmediler mi?

Çünkü Tanrı, üçünün de hikmetine adaletle karşılık verdi. Atinalılar kıtlıktan öldüler ve Samos halkı çare olmadan denizle kaplandı ve krallıklarından ıssız diyarlara sürülen Yahudiler, Her diyara sürülürler. 

Hayır, Sokrates'in iyilik uğruna öldü Platon için değil; Pisagor, Hera heykeli yüzünden; ne de çıkardığı yeni yasalar nedeniyle ölmedi Bilge Kral… 
1
 

 

Birinci yüzyılda yaşamış Yahudi tarihçi Flavius Josephus'un MS 93-94 tarihlerinde yazdığı "Yahudilerin Eski Eserleri" eserinin günümüzde mevcut nüshalarında İsa'dan iki yerde, Hz. İsa'nın halifesi kardeşi Yakup'tan bir yerde, Yahya'dan ise bir yerde bahsedilmektedir.

"Yahudilerin Eski Eserleri"nde İsa'dan ilk defa ve net bir şekilde bahsedildiği 18. Kitap'ta İsa'nın Mesih ve bilge bir öğretmen olduğu ve Pontius Pilatus tarafından çarmıha gerildiği dile getirilir.

Eserin İsa'dan bahseden bu kısmına kısaca Testimonium Flavianum (Flavius'un Tanıklığı) denilmektedir. 

Uzmanların çoğu "Yahudilerin Eski Eserleri"nde İsa'nın ikinci kez zikredildiği metnin sahte olmadığı konusunda hemfikirdir. Bu ikinci referansta İsa'nın adı kardeşi Yakub anılırken (20. Kitap, 9. Bölüm) "adı Yakub olan ve Mesih de denilen İsa'nın kardeşi" şeklinde geçmektedir. Bu parça, Testimonium'dan daha sahih kabul edilmektedir.

Günümüz uzmanlarının çoğu, 18. Kitap'ta 5. Bölüm'de bahsi geçen, Vaftizci Yahya'nın hapsedilişi ve ölümü kısmının da Josephus tarafından kaleme alındığı ve Hristiyanlar tarafından kaleme alınmış bir ilâve olmadığı konusunda aynı görüştedirler.

Josephus'un anlattığı Yahya'nın ölümü ile Yeni Ahit'te Yahya'nın ölümüne dair yazanlar arasında birkaç fark bulunmaktadır. 

Uzmanların görüşü genellikle bu farklılıkların, Yahya ile ilgili yazanların Hristiyanlar tarafından yapılmış bir ek olmayıp, Josephus'a ait metin olduğu yönündedir, zira eğer metin Hristiyan katipler tarafından yapılmış bir ek olsaydı, Yeni Ahit'te Yahya hakkında anlatılanlarla birebir uyumlu yapmaya çalışmış olacaklarına, halbuki iki metin arasında farklılık olduğuna dikkat çekilmektedir.

Kimi uzmanlar, İsa'nın ve Yahya'nın, Josephus'un geç dönem eserlerinde yer almasının sebeplerini gerekçelendirmişlerdir.

Birçok uzmanın düşündüğü gibi, eğer bu Josephus'un yazdığı bir metinse, bu metin İsa'nın bilge bir kişi ve öğretmen olduğunu ve insanları şaşkına çeviren işler yapıp hem Yahudiler hem de Yunanlar arasında takipçiler edindiği anlamına gelmektedir; bu metin ayrıca İsa'nın Yahudi liderler tarafından Pilatus huzurunda suçlanıp çarmıha gerilerek infaz edildiğini ve bu olaydan sonra da yine kendilerini ona adamış takipçilerinin var olmaya devam ettiğini göstermektedir. 2
 

 

Bilim dünyasında genel olarak "Yahudi-Hristiyanlar" şeklinde tanımlanan Nasranîler veya Ebionitler kabilinden bazı cemaatler, İsa hakkında geleneksel Hıristiyanlık anlayışının dışında bir takım düşünceler taşımışlardı.

Bu cemaatler İsa'yı bir beşer olarak görmüşler, O'nu bir peygamber kabul etmişler, O'nun taşıdığı "Mesih" sıfatını ise sadece Yahudilerin Kralı olması olgusuyla açıklamışlardır.

Nitekim söz konusu bu cemaatlerin bugünkü Yeni Ahit İncillerini kabul etmedikleri de bilinmektedir.


Dolayısıyla tarih bilimi açısından Tanrı İsa'nın hiç var olmadığını / bir mit olduğunu ancak bu durumun Hz. İsa'nın hayali bir karakter olduğu anlamına gelmediğini söyleyebiliriz.

Tarihsel İsa tarihten sabit olup bu figür şu şekilde özetleyebiliriz: 

  • İsa Meryem'in oğludur. 30'lu yaşlarına geldiğinde kozmik/tanrısal bir kurtarıcılık iddiasıyla değil ama siyasi-dini bir unvan olarak Yahudilerin lideri anlamında Mesihlik iddia etmiştir. 
     
  • İsa tamamen sosyal adalet, sade yaşam ve mülkiyetin fakirlerle paylaşımını esas alan siyasal-felsefi devrimci bir söylem dillendirmiş, kurumsal Yahudiliğin Din adamları sınıfının Musa'nın ve diğer İsrailoğulları Nebilerinin mesajlarını yozlaştırdıklarını vaaz etmiş tüm bu çalışmaları hem Yahudi ruhban sınıfı açısından tehdit hem de Roma açısından isyan olarak algılanmıştır. 
     
  • Bu süreç sonunda İsa ölmüş ya da bölgeyi terk etmiş; ardında bıraktığı İsevî Yahudi grup ise Nasrâniler ve Kudüs Cemaati adlarıyla anılarak Museviliğin bir kolu olarak İsa'nın kardeşi Adil lakaplı Yakub tarafından hayatına devam etmiştir. 
     
  • Tarihsel İsa dinler tarihi açısından Musa'dan sonra İsraioğullarına gönderilen diğer Nebiler gibi bir peygamber, siyasal tarih açısından ise Roma'ya karşı Yahudileri birleştirmeye çalışan Eski Ahit'in Tek Tanrı inancına bağlı Musevi bir reform önderidir. 
     
  • İsa, Hristiyanlığın kurucusu Pavlus'la da İncillerin yazarları ile de hiç tanışmamıştır. Muhtemelen Hz. İsa İncilleri okusaydı bu kitapların ana temalarına kökten karşı çıkardı. 
     

 

İsa'nın tarih sahnesinden çekilişinin ardından "Adil" Yakub öncülüğündeki İsevi Yahudiler (Nasrâniler/Kudüs Cemaati) diğer Yahudilerle beraber hareket ederek büyük çaplı isyanlara katılmışlar.

Bunların başında 20 bin Yahudinin öldüğü Birinci Yahudi-Roma Savaşı (MS 66–73), Kiştuş (veya Kitos) Savaşı Savaşı (MS 115-117) VE son olarak da 580 bin Yahudinin öldüğü Mesih Bar Kohba Ayaklanması (132-136) gelmektedir.

Bu süreçte İsa'yı Mesih gören Yakub önderliğindeki İsevî Yahudiler Adil Yakub'un da 66-70 yıllarında şehit edilmesinin ardından çoğu öldürülmüş bir kısmı ise Roma'dan ücra Afrika ve Arabistan/Hicaz gibi bölgelere göç etmiştir.   

 

 

Kaynakça:

•    Bart D. Ehrman, "Do Any Ancient Jewish Sources Mention Jesus?"
•    Hans-Joachim Schoeps,  "Yahudi Hıristiyanlığı" İz Yay.
•    Zafer Duygu, "İsa, Pavlus, İnciller" Düşün Yay. 
•    Mahmut Aydın, "Tarihsel İsa: İmanın Mesih'inden Tarihin İsa'sına" Ankara Okulu Yay.
1.   Bkz. https://www.earlychristianwritings.com/mara.html
2.   Bkz. Yahudilerin Eski Eserleri 18.3.3 Kaynak: Bart D. Ehrman "Do Any Ancient Jewish Sources Mention Jesus?". The Bart Ehrman Blog. https://ehrmanblog.org/do-any-ancient-jewish-sources-mention-jesus-weekly-mailbag/

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU