ABD’li duty free kodamanları Filistinlilerin toprağındaki İsrail yerleşimi şarap bağlarının yayılmasını finanse ediyor

Falic ailesi, Psagot şaraphanesine 1 milyon doların üzerinde para aktardı. Tartışmalı yerleşim girişimlerini takip eden gözlemcilerse Filistin topraklarında yaşanan soygunu “şarapla aklamanın” barış umutlarını tehdit ettiğini belirtti

Batı Şeria'daki İsrailli yerleşim işletmesi Psagot Şaraphanesi (Bel Trew/The Independent)

ABD genelinde havalimanlarında yüzlerce şubesi bulunan gümrüksüz satış mağazası (duty free) zinciri sahibi zengin Amerikalı bir aile, Filistinlilerden ele geçirilen özel mülklere üzüm bağı kuran tartışmalı İsrailli yerleşim işletmesi bir şaraphaneye 1 milyon doların üzerinde yatırım yaptı. 

The Independent’a gösterilen sözleşmesinin bir kopyasına göre, Duty Free America firmasının sahibi Floridalı Falic ailesi, işgal altındaki Batı Şeria’da bulunan Psagot şaraphanesinin 32 bin hissesini 2007’de satın aldı. Bu işlemle birlikte aile, şaraphanenin çoğunluk hissedarı ve yöneticisi konumuna geldi.  

Gözlemciler, 4,1 milyon şekel (yaklaşık 6 milyon 455 bin TL) para pompalamanın, uluslararası hukukta yasa dışı kabul edilen bir yerleşim yerinde kurulu şaraphaneyi, nispeten küçük bir aile işletmesinden ödüllü uluslararası bir üreticiye dönüştürdüğünü belirtti. 

Yerleşimlerde üretilen ürünlerin etiketlenmesine ilişkin düzenlemeleri iptal ettirmek için Avrupa Birliği (AB) ile girdiği yasal mücadele süren şirket, satıştan yalnızca bir yıl sonra yeni bir şaraphane kompleksinin yanı sıra yabancı turistleri çekmek maksadıyla bir de ziyaretçi merkezi inşa etmeye başladı. İsrail bağlantılı şarap bağlarından ve diğer yerleşim yerlerinden de fazladan üzüm almaya koyulan firma, her yıl ürettiği 400 bin şişe şarabın yüzde 70’ini şimdilerde ihraç ediyor.

İsrailli yerleşimler uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul ediliyor ve bununla beraber toprakların ele geçirilmesi, büyük ölçüde İsraillilerle Filistinliler arasında barışın önündeki ciddi engel olarak değerlendiriliyor. 

İsrail buna genellikle karşı çıkıyor. Ancak İsrailli yetkililer Psagot şaraphanesinin üzüm bağlarının en azından bir kısmının Filistinlilere ait özel mülklerde kurulduğunu The Independent’a teyit etti, dolayısıyla İsrail hukukuna göre de yasa dışı. Yetkililer ayrıca Psagot CEO’su Yaakov Berg’in üzüm bağlarının içinde yer alan şahsi eviyle ilgili İsrail’in 2003 tarihli (252/03 sayılı) yıkım emri bulunduğunu belirtti.

The Independent görüşlerine başvurmak için birçok kez Psagot şaraphanesine ve Falic ailesinin avukatlarına ulaşmaya çabalasa da herhangi bir geri dönüş alamadı.

Yaakov Berg, The Independent’a daha önce verdiği bir röportajda topraklarının konumu ya da satın alımıyla ilgili yasadışı bir unsur bulunduğunu yalanlamıştı. Batı Şeria’daki İsrail yerleşim yerlerinden gelen ürünlerin etiketle belirtilme zorunluluğuna ilişkin AB düzenlemesine karşı şu sıralar AB’nin en yüksek mahkemesinde yasal savaş veren Berg, söz konusu hamlenin ayrımcı ve antisemitik olduğunu söylemişti. 

 

Simon ve Jana Falic AP.jpg
Simon ve Jana Falic çifti (AP)

 

Antidemokratik yönelimleri ortaya çıkarmayı hedefleyen İsrail Demokrat Bloku, Associated Press haber ajansıyla birlikte Falic ailesinin yatırımlarına dair bu hafta bir araştırma yayımladı. Söz konusu çalışma, Amerikalı ailenin Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki yerleşim gruplarına en az 5,6 milyon dolar (yaklaşık 32 milyon TL) bağışta bulunduğunu ortaya koydu. Psagot şaraphanesiyle ilgili bilgiyi The Independent’a ayrıca teyit eden Demokrat Bloku araştırmalarına göre şaraphane hissilerinin satın alınmasının, Falic ailesinin Batı Şeria’da tek seferde yaptığı en büyük yatırımlar arasında bulunduğunu kaydetti. 

AP’ye yaptığı açıklamada ailesinin yatırımlarını ve bağışlarını savunan Simon Falic ise “Yahudilerin dünyanın her yerinde yaşama hakkı olduğuna kesinlikle inanıyorum. Bu nedenle herhangi bir coğrafi alanda Yahudilerin sırf varlıklarından ötürü barışın önünde engel teşkil ettikleri düşüncesi bizim için hiçbir anlam ifade etmiyor” dedi.

Falic, Yahudi yaşamının yüceltilmesinin “Hristiyanlar ve Müslümanlar da dahil hiç kimsenin dışlanması anlamına gelmemesi” gerektiğini düşündüğünü söyledi. 

Ancak İsrailli insan hakları çalışanları ve araştırmacılar, “saldırgan” yerleşim projelerine yapılan büyük çaplı yatırımların, İsrail-Filistin çatışmasına yönelik acil çözüm umutlarına ve iki devletli çözüm fikrine yıkıcı darbe indirdiğine dair kaygılarını dile getirdi.

Bu kişiler ayrıca Psagot’un, ele geçirilen özel toprakları daha çok üzüm bağı olarak kullanmada uzmanlaşan birkaç İsrailli yerleşimden birini olduğunu ve bu yöntemin Filistinlilerin mülklerinde yaşanan soygunun “şarapla aklanması” anlamına geldiğini söyledi.

İsraillilerin yerleşim girişimini 20 yıldır takip eden İsrailli araştırmacı ve Kerem Navot adlı gözlemci grubun başkanı Dror Etkes şu ifadeleri kullandı:

Bu para, Filistinlilere ait toprakların yasadışı şekilde ele geçirilerek Psagot’un mütevazı bir aile işletmesinden orta ölçekli şaraphaneye dönüşmesini sağlıyor. Gümrüksüz satış mağazasından alışveriş yapanlar paralarının nereye gittiğini bilmeli.

İsrail merkezli “Barış Şimdi” (Peace Now) adlı sivil toplum kuruluşunda yerleşim yerlerini izleyen ekipte yer alan Hagit Ofran da Psagot’u popüler bir turizm cazibe merkezi haline getiren yatırımın yasadışı yerleşim girişimlerini “normalleştirdiğini” söyledi. Filistinli toprak sahipleriyse bu durumu “şarapla aklama” diye nitelemişti. 

Ofran sözlerine şöyle devam etti: 

Bu proje toprak gaspını içermekle kalmıyor, aynı zamanda o bölgeyi turistik cazibe merkezi haline getiriyor. Bu da yerleşim yerlerini normalleştirmek ve insanları sanki oraları işgal altındaki topraklar değil de Toskana’ymış gibi ziyaret etmelerine teşvik etmek anlamına geliyor. 

Ofran ayrıca Falic ailesinin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya bazı seçim kampanyalarında en büyük bağışta bulunanların arasında yer aldığı bilgisini paylaştı. 

Bağışlarla ilgili benzer belgelere erişimi olan ve söz konusu bilgiyi The Independent’a teyit eden İsrail Demokrat Bloku, Batı Şeria’daki yatırımlarının arasında benzin istasyonu, devasa tema park ve süt ürünleri fabrikası yer alan Falic ailesinin en büyük kaynak ayırdığı projenin şaraphane olduğunu kaydetti.

 

Psagot.jpeg

Filistinlilerin topraklarındaki Psagot bağlarının yıllar içinde genişlemesi (The Independent) 

 

AP ile ortak yürütülen araştırma, Falic ailesinin “sinagogları, okulları ve sosyal hizmet kurumlarını ve İsrail’de dahi aşırılık yanlısı görülen sağcı gruplara kaynak aktararak” Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te son 10 yılı aşkın sürede yerleşimci gruplara en az 5,6 milyon dolar bağışta bulunduğunu ortaya koyuyor. 

Yapılan incelemeye göre Falic ailesi, Batı Şeria’nın işgal altındaki Hebron (El Halil) kentinde aşırı milliyetçi Yahudi topluluğa destek verdi. Söz konusu topluluğun mensupları arasında, ırkçı görüşlerinden dolayı İsrail’de siyasetten men edilen ve yaşarken öncülük ettiği hareket ABD tarafından terör örgütü sayılan bir hahamın önemli takipçileri de yer alıyor. 

Araştırma ayrıca Amerikalı ailenin Doğu Kudüs’te Filistin mülklerini el altından satın alan Yahudi grupları desteklediğini ve Batı Şeria’da resmi olmayan bir karakola fon sağladığını gösteriyor.

Psagot şarap bağları, ordunun güvenlik amacıyla ele geçirdiğini savunduğu topraklarda 1979’da kurulan Psagot yerleşim yerinin hemen yanında bulunuyor. İsrailli araştırmacı Etkes’e göre şarap bağları şu anda Filistinlilere ait topraklarda yaklaşık 84 bin metrekare üzerine yayılıyor. Falic ailesinin 2007’deki yatırımından önce bu alan yalnızca 57 metrekareyi kapsıyordu.

The Independent’a konuşan Filistinli toprak sahipleri, 1990’ların sonunda yerleşimcilerin şarap bağlarını zorbalıkla genişletmesiyle birlikte kendi topraklarına erişimi kaybetmeye başladıklarını söyledi. İsrail ordusu 2003’te İkinci İntifada’nın ortalarındayken araziyi çevreleyen güvenlik çiti çektiğinde araziler de mühürlenmişti. Filistinli toprak sahipleri, bölgedeki yerleşim yerlerinin genişlemesi konusunda İsrail mahkemelerinde yıllardır mücadele verdiklerini ileri sürdü. Bu mahkemeler özel kişilere ait topraklardaki bazı karavanların çıkarılmasına karar verdi. Ancak bu da hala hayata geçirilmedi.

Tüm toprakları İsrailli yetkililerden yasal bir şekilde satın aldığını söyleyerek bu yoruma itiraz eden Berg ise askeri üssün gölgesinde yaşayan Filistinli nüfusun herhangi bir şiddete maruz kalmadığını belirtti.

Simon Falic de AP’ye yaptığı açıklamada, “Antisemitizm, antisiyonizm, ırkçılık ya da başka herhangi bir ayrımcılık karşısında cesurca hareket eden İsrail’deki veya ABD’de bireyleri veya hareketleri destekleme konusunu tartışmıyoruz. Bu amaca kendini damış Yahudi bir ailenin haber olması talihsiz bir durum” ifadesini kullandı. 


 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

https://www.independent.co.uk/news/world/middle-east

Independent Türkçe için çeviren: Cenk Korkmazer

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU