Jony Ive'ın tasarımları Apple'ı hakim konuma getirdi, Ive’ın ayrılışıysa şirketin ışıltısını yitirdiğini gösteriyor

Donanım ikinci plana itilip tasarımın önemi azalırken şirket mevcut konumunu sürdürebilir mi?

Jony Ive (The Independent)

Kuruluşundan iflasın eşiğine gelişine ve trilyon dolarlık piyasa kapitalizasyonuna dek, Apple'ın geçmişinin özeti sadece pazar dinamikleri açısından faydalı bir rehber olmakla kalmıyor; davranışsal ekonomi, tüketici psikolojisi ve içinde bulunduğumuz dünyayı şekillendiren trendlerin sürdürülebilirliği bakımından da bize birkaç şey öğretiyor.

Klişe de olsa Behemot'un bu hafta hatırlattığı üç spesifik ders doğru: birincisi, tüm yumurtalarınızı bir sepete koymayın; ikincisi, önemli olan iç güzelliktir; sonuncusuysa, tüm iyi şeylerin mutlaka bir sonu vardır.

Perşembe günü, Chingford'un Silicon Vadisi'ne gerçekleştirdiği en büyük ihracatı Jonathan "Jony" Ive neredeyse 30 yıl çalıştığı Apple'dan kendi şirketini kurmak için ayrılacağını açıkladı.

Her ne kadar ismi Steve Jobs veya Tim Cook gibi aynı folklorik çağrışımlara sahip olmasa da, eğer Ive 1992'de Londra'nın kasvetli iklimi ve Hoxton Meydanı'ndaki ofisinden, Kaliforniya'nın cızırtısı ve Santa Cruz Dağları'nın eteğindeki Tangerine adlı start-up şirketi için taşınmayı seçmeseydi, bugün bildiğimiz şekliyle Apple var olmayacaktı.

iMac, iPod, iPhone, iPad ve MacBook tasarımlarının arkasında o var. Emeğinin başarısı, vefasızlığıyla ünlü küresel teknoloji toplumunda Ive'ye uzun vadeli yarı-tanrı statüsü kazandırdı.

Beş binden fazla patentin sahibi olduğu tahmin edilen Ive, tasarım ve girişim hizmetleri nedeniyle 2013'te Kraliçe'den şovalye ünvanı aldı. Geçen yıl Cambridge’de Profesör Hawking bursuyla ödüllendirildi, mütevazı yan uğraşı ise Londra Kraliyet Sanat Koleji'nin Başkanlığı görevini yürütmek. Sunday Times, net malvarlığının 192 milyon sterlin (yaklaşık 1 milyar 356 milyon TL) olduğunu tahmin ediyor.

Büyük ölçüde Ive'nin sayesinde birçok Apple ürünü, teknoloji ve tüketici ürünleri firmalarının çoğunun tek bir ürünleri için bile hayal edemeyeceği bir tür kült statüsü kazandı. Eğer –giyimine düşkün, sık seyahat eden, liberal, bağlı, meraklı ve iddialı-genç metropolitan profesyoneli özetleyecek bir sembol olsaydı, bu sembol iPhone olurdu.

Cihazın 12. jenerasyonu Ekim 2018’de “Her yönüyle Parlak” sloganıyla piyasaya çıktı. Bu motto aynı zamanda Apple’ın yıllar boyu güncel kalabilen incelikli yeteneğini de tanımlıyor olabilirdi -şimdiye dek diğerlerinin başarısız olduğu risk ve inovasyon ipinde yürüyebilmek.

Ancak bu parlaklık azalıyor ve Ive'nin ayrılışı, temel bir neden olmasa da, yaşanan rahatsızlığın bir göstergesi olabilir.

Apple'ın refahının, amiral ürünü iPhone'un başarısıyla et ve tırnak gibi bütün olduğuna işaret eden tek kişi ben değilim. Tüketici eğilimleri değiştikçe, bu ciddi bir sorun olarak ortaya çıkıyor.

Akıllı telefon satışlarındaki büyüme dünya çapında duraksarken, Apple'ın gelirinin yarıdan fazlası hala doğrudan iPhone satışlarından geliyor. Öte yandan, tüketicilerin Apple uygulamaları veya aksesuarları alması için doğal olarak ilkin iPhone sahibi olmaları gerekiyor, bu yüzden istatistik esasında Apple'ın telefonuna olan bağımlılığını tam olarak yansıtmıyor: tek sepette çok sayıda yumurta var.

Bu, şirketin problemlerinden ilki olsa da daha sistemsel olduğunu ispatlayabilecek bir diğer problem mevcut. Ve ikinci ders işte burada devreye giriyor.

Teknoloji dünyası estetiğin önemini alçalttı. Dijitalin geleceği kusursuz simetri, mükemmel boyutlar ve doğru yerdeki gösterişli kıvrımlarda değil; gelecek bizim göremediğimiz birçok başka şeyde.

Sektör donanım-merkezcilikten yazılım-saplantısına kayıyor, bu da güzellik zanaatkarı Ive’le tasarım uzmanı Apple'ın, yakın zamanda yok olmaları pek muhtemel olmasa da, ışıltılarını kaybettiği anlamına geliyor.

Gelecek tamamen akıllı evlere ve yapay zekaya ilişkin olacak. Ne kadar az görünür olurlarsa o kadar makbul. Dünyada, hatta teknolojide de, kusursuz tadı sunanların her zaman bir yeri olacak, ancak sıradaki aşama moda haftalarında ön sırada caka satabilecek aygıtlarla değil, görünmez süreçlerle ilgili.

Ive'ın ayrılma kararı kuşkusuz Apple'a ciddi bir darbe vuracak. Haberin duyulmasının ardından hisse fiyatlarındaki düşüş bunun ispatı. Ancak bu gelişme kaçınılmaz: teknoloji ilerliyor ve donanım ikinci plana itilirken Silikon Vadisi'nin başrol oyuncu kadrosu da değişecek. Apple hayatta kalabileceğini geçmişte defalarca ispatladı. Şimdi, bunu tekrar gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğinin kararınıysa biz tüketiciler vereceğiz.

 

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

https://www.independent.co.uk/voices

Independent Türkçe için çeviren: Kerim Çelik

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU