İnternetin karanlık ağında bir hafta boyunca gezinirseniz neler olur?

Burasının silahların satıldığı, uyuşturucuların ulaşılabilir olduğu, tuhaf suçların işlendiği bir yer olduğu söyleniyor. Ama daha önce hiç "dark web"i ziyaret ettiniz mi?

İllüstrasyon: Dilruba Tayfun

Dark web (Karanlık ağ) ile ilk tanışmam bir zarf ile oldu. Zarfı bir arkadaşım verdi ve içine, “gerçekten içine” bakıp bir gariplik olup olmadığını söylememi istedi. İnce paketin içinde akıllı telefonlar için bir ekran koruması, plastik bir kılıfa sarılı küçük bir temizleme bezi ve beraberinde resmi görünen bir fatura vardı. Plastik kılıfı açtım ve her bir materyali evirip çevirdim. Ta ki kılıfın etiketinin arkasına gizlenmiş bir kıvrım bulana dek. Birkaç kat daha plastiğin altında, bir gram kokain vardı. 

Zarf, internetin normal yollarla ulaşılamayan bir yerindeki bir web sitesinden gelmişti. Arkadaşım, adına Colton diyeceğim, uyuşturucunun ödemesini bitcoin denilen yarı-anonim bir para birimi ile yapmış ve posta ile teslim almıştı ki bunu bir satıcıdan almış olmaktan çok daha ucuz ve güvenli. 2012 yılıydı ve kendimi gelecekte gibi hissettim. 

Dark web’i kendim ziyaret ettiğimde uyuşturucu pazarlarının dijital satış alanlarının dışında kanunsuz bir şekilde yaşayan bütün bir kasabanın var olduğunu keşfettim. Sitede çok oyalanmadım çünkü burada vakit geçirmek geceleyin tekin olmayan bir mahallede yürümeye benziyordu. Sadece karanlık köşelerdeki kapüşonlu kişiler yerine, kimliğimi ve bitcoin’imi çalmak için linklerin ötesine gizlenmiş beni bekleyen hacker’lar vardı. 

Teknoloji hakkında çok yazan bir kişi olarak dark web hakkında sık sık soru alıyorum. İnsanlar pedofil çeteleri, yamyam forumları ve insanların diğer insanların ve hayvanların işkenceye, tecavüze uğramasını ve hatta öldürülmesini izlemek için para ödedikleri kötü şöhretli “kırmızı odalar” hakkında şeytani öyküler duyuyordu. Dark web ile ilgili bu gizem pek çok yanlış kanıya sebep oluyor ki bunların en başta geleni dark web’i “deep web” (derin web) ile karıştırmak.

İnterneti gözümüzde canlandırmanın en bilindik yolu buzdağıdır. Aslında “dark web” nedir diye google’da arama yaparsanız karşınıza çıkacak ilk 10 görsel bir buzdağının çeşitli versiyonlarıdır. Bu görseller tüm internet ağının yaklaşık olarak yüzde 96’sının aslında sular altında gizlendiğini anlatır. Yüzeydeki temiz ağ tüm popüler web sitelerini, sosyal medya kanallarını ve Google gibi bir arama motoru üzerinden ulaşabileceğiniz diğer içerikleri kapsıyor. Derinlere inmek, sadece sitenin iç indeks sistemi üzerinden ulaşılabilen tüm veri tabanları ve dokümanlardan ibaret olan deep web. Sonuç olarak ise buzdağının tekin olmayan kısmında, yalnızca özel yazılım üzerinden ulaşılabilen küçük ama önemli bir bölüm olan dark web var.  
 


Zaman zaman dark web’den gelen tehditler 2013’de Silk Road pazarına el konulması gibi haberler ya da sosyal medya, pop kültürü ve “Creepypasta külliyatı” üzerinden yayılan kent efsaneleri şeklinde ortaya çıkıyor ve yüzeye ulaşıyor.   

Bazen işler farklı yönde ilerler. Online teklif verme sitesi eBay’in ilk dönemlerinde, site “gizemli kutu” ve “gizemli zarf” açık arttırmaları düzenledi. Bu açık arttırmalarda neredeyse her zaman kazanan teklifin sadece küçük bir parçası olarak sonuçlanan gizli nakit ödüller sunuldu. Bu sahtekarlık eBay her türlü çekiliş ya da kumarı yasaklayınca son buldu. Ama satıcılar bir yolunu buldu ve kutuları ödenen fiyattan fazla edecek ya da etmeyecek gelişigüzel çeşitlilikte öğelerle doldurdu. 

Sosyal medyanın etkisiyle gizemli kutular, insanların kutuları açtığı anların videolarını paylaşmasıyla popülerliğe ulaştı, ta ki sonunda ilgi bir kez daha azalana dek. İlgiyi yükseltmek için YouTuber’lar dark web’de ortaya çıkmaya başlamış gizemli kutuların videolarını paylaşmaya başladı ve bu kutuların vudu oyuncaklardan uyuşturucuyla doldurulmuş oyuncak ayıcıklara kadar her şeyi içerdiğini iddia ettiler. Milyonlarca kez izlenmiş onlarca video bulunuyordu ama yine de çok doğru görünmeyen bir şeyler vardı. Kutuların içerikleri dark web klişelerine o kadar benziyordu ki bu dolandırıcılık gibi görünüyordu. 

Emin olmak için tek bir yol vardı. Kendim için de bir tane bulmalıydım. Böylece dark web’e geri döndüm. 

Dark web’e girmek için yapmanız gereken ilk şey her zamanki interneti ziyaret etmek ve kendinizi derinlere inmek için gerekli araçlarla donatmak. İçerideki en popüler yol bir dakikadan daha az bir sürede indirilebilen ya da kurulabilen bir tarayıcı olan The Onion Router (Soğan Yönlendirici). Kurulumun hızına karşın, tarayıcı içerdiği soğan yönlendirme teknolojisi nedeniyle nispeten daha yavaş. Bu, bağlantınızı şifreleyerek ve çeşitli lokasyonlar (diğer insanların bilgisayarları) üzerinden geçen bir web sitesinden sizin bilgisayarınıza ulaşmadan data toplayarak çevrimiçi izlerinizi gizlemenin bir yolu. 

İlk olarak ABD hükümeti tarafından 1990’larda istihbarat servislerini desteklemek amacıyla geliştirildi ama ajanlar için gerçek anlamda etkili olması için çok daha geniş bir bilgisayar ağı gerekti. Bu nedenle halka açık hale getirildi. 2010’ların başında yasa dışı faaliyetler topluluğu haline geldi. 

Seneler içinde son ziyaret ettiğimden bu yana, Colton’ın bana gösterdiği pazar yeri yok oldu, tıpkı Colton’ın kendisi gibi. Bu nedenle nereden başlayacağım hakkında hiçbir fikrim yok. Bir rehbere ihtiyacım var. Bu iş için en iyi kişi, Twitter üzerinden gerçekleştirdiğimiz kısa bir mesajlaşmanın ardından yardım etmeyi kabul eden dark web’in Marco Polo’su Eileen Ormsby. Ormsby geçtiğimiz beş yılın her bir gününü dark web’in en uzak noktalarına seyahat ederek geçirdi ve bu yolculuklarıyla ilgili iki kitap yazdı. 

Başlamadan önce, karşılaştığı en korkunç şeyin ne olduğunu merak ediyorum. “En rahatsız edici olanı ‘hurtcore’” diyor. “Bu, kişinin, bir başka kişiye acı verilmesinden hatta işkence edilmesinden heyecan duyduğu bir saplantı… Ve genelde özellikle pedofoli sitelerinde bulunuyor. O kadar sadistçe olabiliyor ki çoğu pedofoliye bile itici geliyor.”

Gaddarca. Peki bundan kaçınmak için en iyi yol nedir? “Çocuk istismarı sitelerinin çoğu kayıt duvarlarının ardında ama zaman zaman yanlış bir linke tıklayarak buna takılmak mümkün,” diye uyarıyor Ormsby. “Çocuk istismarı dark web’in büyük bir kısmını oluşturuyor.”

Ne yazık ki dark web’in çoğu girişleri gizemli linklerle dolu. Bunların çoğu herhangi bir şeye yönlendirebilen sıradan url’ler. Benim başladığım site Fresh Onions (Taze Soğanlar) sanki dijital bir Rus ruleti gibi. 
 

 

Ulaştığım ilk linklerden biri Wikipedia’nın dark web versiyonu gibi olan Hidden Wiki (Saklı Wiki) diye adlandırılan bir şey için. Benim ziyaret ettiğimin tasarımı popüler çevrimiçi sözlüğün tasarımıyla aynı ama düzeni 2000’lerin ortasından kalma gibi. Kategoriler aynı, daha karanlık. Ana sayfada yayınlanan makale ABD’deki 12 yaşında bir jimnastikçi ile ilgili. Açık seçik olmayan fotoğrafta ayağı kamerayı işaret ederken kitap okuyor. Başlıkta şöyle yazıyor: “Hunter’ın seksi ayağı.”

Fresh Onions’a dönmenin vakti. Dikkati dengelemek ve ilgi uyandırmak için bir sonraki linkin İncil’in tam metni olduğu iddia ediliyor. Ve yalnızca bir versiyonu da değil. Kral James versiyonunun yanında hepsi kolayca görülebilir ve düz bir metin şeklinde 21 diğer yayın daha var. Bir şeyler garip görünüyor ve bu gariplik sadece hiç reklam olmaması değil, ki bu dark web sitelerin genel bir özelliğidir. Gizli bir gündem olması gerektiğini fark ediyorum, bir tür hack’leme tuzağı ya da eşek şakası. Aksi takdirde neden yalnızca normal internet kullanılmasın ki? Ama ayetleri çekinerek tarayıp ekranı her aşağı doğru kaydırdığımda Rick Astley’in “Never gonna give you up’ (Senden asla vazgeçmeyeceğim” şarkısını söylediği video ile karşılaşmayı umarken, bazı ülkelerde İncil okumanın yıkıcı bir faaliyet olduğunu fark ediyorum. 

Bu İncil paragrafları, The Onion Router ve dark web’in esas (pozitif) amaçlarından birinin temsilcileri: kişisel özgürlük ve mahremiyetin baskı altına alındığı rejimlere karşı bir sığınak sunmak. Karanlık şöhretine rağmen, dark web’in varlığının orijinal sebebi belki de en iyi The Onion Router projesinin görev tanımlamasının tek cümlesiyle özetlenebilir: “Özgür, anonim ve mahremiyet içeren teknolojiler yaratarak ve harekete geçirerek, bunların sınırlamasız ulaşılabilirliğini ve kullanımını destekleyerek ve bilimsel ve popüler anlaşılırlığını ilerleterek insan hakları ve özgürlükleri ilerletmek.”

Bir sonraki adım “Donald Trump fıkraları” başlıklı bir link. Onun gerçeği çarpıtan ve söz kesen tarzı düşünüldüğünde ziyaret için uygun bir yer gibi görünüyor ve adına uygun bir şekilde, bu tamamen ABD başkanı hakkında esprili cümlelere tahsis edilmiş bir web sitesi. Cümlelerin hiçbiri özellikle orijinal değil ve site bir isyancının çalışması gibi de durmuyor. İncil sitesinde olduğu gibi bu sitenin varlığından ve birilerinin bunu yapmak için zaman harcamasından memnunum. İşte bir örnek: 

Q: Donald Trump’ın en sevdiği millet nedir? 
A: Ayrımcılık

Ancak 50 kadar fıkranın hiçbiri, 45. Başkanı neredeyse günlük olarak kuşatan seri skandallar kadar ölçüyü aşmaya yaklaşamazken, Trump’a adanmış çok daha kötü niyetli başka siteler var. 2016’da Başkan Trump yalnızca seçimi kazanmış ama henüz resmi olarak göreve başlamamışken, dark web’de onun ve Başkan Yardımcısı Mike Pence’in suikastı için bağış toplama çağrısında bulunan bir web site ortaya çıktı. 

“İyi bilinen bir yer altı örgütünün” işi olduğu iddia edilen “Terminating Donald Trump” (Donald Trump’ı Yok Etme) sitesi, cinayete yardım etmek için insanların bitcoin göndermesini istedi. Sayfada, “Donald Trump ve Mike Pence’in özgür dünyanın liderleri olmalarının sonuçları son derece tehlikeli” dendi. “Uygulamamız gereken plan, ekipman ödemesi için çok paraya gerek duyuyor.” İki sene önce haberini yaptığımda, bu kitlesel fon çabası 115 bitcoin’e ulaşmıştı. Günümüz parasıyla 600,000 euro’dan fazla. 

Belli ki bu meblağ yeterli değildi ya da başarılı olamadılar ya da büyük bir ihtimalle interneti saran aşırı duyarlılıktan faydalanan bir sahtekarlıktan başka bir şey değildi. Diğer kitlesel fonlu suikast hedefleri kamuya mal olmuş çok sayıda kişiyi içeriyordu. Kayda değer bir fon miktarına ulaşan kampanyalar Barack Obama, Hillary Clinton ve görev süresi 2008 küresel finansal krizinden önce gelen Merkez Bankası Eski Başkanı Ben Bernanke gibi isimlere saldırı önerileri içeriyordu. Hepsi hayatta ve iyi durumda kaldılar. Ancak daha az yüksek profilli insanların cinayetlerinin dark web’de gerçekten de müzakere edildiğine inanılıyor.  

Cinayet pazarlarında dolanıp durmak istemediğimden takip ettiğim bir sonraki link Hidden Guru (Gizli Guru) diye adlandırılan bir şey ve bu linki takip etmek beni en az on yıllık gibi görünen başka bir web sitesine yönlendiriyor. Sayfadaki metinde bir dizi soru yazıyor: “Hayatın vaat edeceği daha çok şey varmış gibi hissediyor musun? Beş duyunun kavrayabileceğinden daha fazla gerçeklik olduğuna inanıyor musun? Daha önce bir tesadüf olmak için fazla mükemmel olan bir tesadüf yaşadın mı? Hidden Guru’da nasıl soracağını bile bilmediğin soruların cevapları var.” 
 
Ödeme gerekli olmamasına rağmen sitenin yaratıcısının belki birileri bağış yapmak ister diye bir bitcoin adresi var. Portföyü kontrol ettim ve 19.2 bitcoin toplandığını keşfettim. Bu haberi yazdığım dönemde 100,000 euro’ya eşdeğer. Bağış yapmamayı seçerek sorumu yazdım: “Nereden bir gizemli kutu bulabilirim?”

Yanıt anında geldi: “Çağrınız duyuldu. Hidden Guru buna karşılık verecek ve umulmadık şekillerde cevap verecek. Birkaç saniye sonra telefonum çalmaya başlıyor. 

Arama bilinmeyen bir numaradan geliyor ve bir anlığına bunun benim gurum olabileceğini düşünüyorum. Telefonu açtığımda neşeli bir kadın sesi “Anthony ile mi görüşüyorum?” diye soruyor. “Şey, evet?” Devam ediyor: “Ben (halkla ilişkiler şirketinden) arıyorum ve bir haber önerim var…” Olabildiğince kibar bir şekilde görüşmeyi sonlandırdım ve araştırmama devam ediyorum. 

Dark web ile eşanlamlı olan piyasalara girme vakti geldi. Colton’un 2012’de tekrar ziyaret ettiği site Silk Road’u denemenin bir faydası yok çünkü 2013’deki bir FBI operasyonuyla kullanıma kapandı. Kapandığı dönemde FBI “arı kovanına çomak soktuklarını” ve arıları toplama sürecine girdiklerini söylemişti. Arıların kovanına çomak soktuktan sonra arıların peşine düşmeyi deneyen bir kişi, FBI’ın çok da başarılı olamadığını öğrenince çok şaşırmayacaktır.  

Doğrusunu söylemek gerekirse Silk Road olmadan bile dark web’de hali hazırda faaliyet gösteren onlarca pazaryeri var. Bunların çoğu orijinal modelin koyduğu kendi kendini düzenleyen serbest piyasa kurallarına sadık. Eroinden hackleme hizmetlerine, sahte para destelerine kadar her şeyi satın almak mümkün. Bazı şeyler yine de halen yasak bölge. Büyük pazaryerleri için kendi kendine koyulmuş etik kurallar genelde, çocuk pornografisi ya da forumlarda sık sık geçen tabiriyle “peynirli pizza”, canlı işkence videoları ve kitle imha silahları bulundurmamak gibi şeyler içeriyor. Ama bu, bu şeylerin elde edilebileceği pazaryerlerinin olmadığı anlamına gelmiyor. 

Gold and Diamonds (Altın ve Elmaslar) adlı karanlık bir pazaryeri, kanlı elmaslardan gergedan boynuzuna dek her şeyi sattığını iddia ediyor ve bu tür maddelerin satışını ise Apple ve Pfizer gibi çok uluslu şirketlerin tartışmaya açık etik sicillerine dikkat çekerek meşrulaştırıyor. Bazı durumlarda bireysel tedarikçilerin ve müşterilerin izlerini sürmek mümkünken, dark web uzmanı olan bir kişi bana, sitenin yöneticilerinin denetlenmesinin çok daha zor olduğunu, bunun ise onları yöneten merkezi bir oluşumun yokluğundan kaynaklandığını anlatmıştı.  

Teknoloji şirketi Webhose’da siber ticaret konusunda uzman olan Liran Sorani şöyle açıklıyor: “Merkezsizleştirilmişler, bu da şu demek oluyor ki uyuşturucu forumları ya da hackleme pazaryerleri gibi web siteleri, tüm ziyaretçiler arasında kopyalanıyor ve temel olarak kapanamıyor ya da faaliyetleri durduralamıyor, Bu anonimlik bunu suçlular için mükemmel bir yer haline getiriyor.” İroni şu ki, bu tür siteler bir ağ sayesinde var olabiliyorlar ve bu ağı geliştirenler, şimdi onu denetlemeye çalışan bu insanlar. 

Nispeten düzgün pazaryerlerine bağlı kalarak önce geçtiğimiz beş yıldır faaliyette olduğunu iddia eden Dream Market’e (Hayal Pazarı) yöneliyorum. Amazon ve eBay gibi temiz internetteki online pazaryerlerine benzer olarak Dream Market, puanlama sistemleri, “güvenilir satıcı” etiketleri, alıcılar için emanet koruma ve satıcılar için katı kurallar ile alıcılar ve satıcılar arasında güven bağı kuruyor. Sitenin yönetmeliği şöyle diyor: “Dolandırıcılara müsamaha edilmez ve bunlar hızla belirlenir.”

Sitenin tepesindeki kullanışlı arama çubuğuna “gizemli kutu” yazıyorum. Neredeyse 13,000 sonuçtan sadece biri gerçekten bir gizemli kutu olduğunu iddia ediyor. Ama onunla ilgili garip bir durum var. 

Öncelikle fiyatı 0.2289 bitcoin, ki bu ucuz değil. Haberi yazdığım dönemde bu ortalama 1,250 euro ediyor. Ürünün tabiatı göz önüne alındığında, bunun The Independent’ın esnetmeyi istemeyeceği bir bütçe miktarı olabileceğini tahmin ediyorum. İkinci olarak, satıcının “sürpriz hediyeler büyülü olabilir” şeklindeki taahhüdüne rağmen, puanlayan yüzde 82 oranındaki kişi olumsuz değerlendirme yapmış. Bu yüzden gizemli kutuların sözde içerikleri değerli taşlar, mücevherler ve dronlar gibi yüksek teknolojili elektronik eşyalar çeşitliliğindeyken, riske girmeye değip değmeyeceğini rehberim ile değerlendirmeye karar veriyorum. 

“Gizemli kutular sadece aptalca” diyor Eileen Ormsby. “YouTube’dakiler YouTuber’ların kendileri tarafından tık kazanmak için kurgulanan tamamıyla bir aldatmaca. Genç bir YouTube yıldızına göndererek “kanıttan kurtulan” seri katiller yok. Tabii ki popülerlik artık gizemli kutu satışı sunan dark web satıcıları olduğu anlamına geliyor ama bunlar sadece gelişigüzel ıvır zıvırlar.”

Gerçekten de kontrol ettiğim diğer pazaryerlerinden hiçbiri inandırıcı gizemli kutular teklif etmiyor. Ve YouTube videolarını tekrar izleyince, bir kutu edinmek için yüzlerce pound ödeyen bir kişiye bir alışveriş çantası dolusu kirli kadın iç çamaşırı göndermek kesinlikle mümkün değilmiş gibi görünüyor. Bu YouTuber’lardan birkaçı ile iletişime geçtiğimde hiçbiri bu kutuları gerçekten de dark web’de aldıklarına dair hiçbir kanıt sunamadı. Öyleyse peki ya “shadow web (gölge web)”? İnternetin Vahşi Batı’sının çorak arazileri. Beş yıllık gezinmenin ardından Ormsby bu hayali yeri hala aradığını söylüyor. 

“Pek çok insan dark web’in daha ileri, daha derin ve daha karanlık bir bölümünün olduğuna inanıyor. “Mariana’s Web (Mariana’nın Web’i) ya da shadow web denen bu yerin en büyük dehşetlerine ulaşabilmenin yolunu yalnızca seçilmiş az sayıda kişi keşfediyor.” diyor. “Snuff filmler, tabii ki ve daha da kötüleri: ölümüne gladyatör dövüşleri, atkestanesi ile delice oyunlar oynayan bir grup psikopat, bebekleri ayak bileklerinden sallandırarak karşı tarafın elindeki çocuğunun kafatasını ezmeye çalışmak, hala canlılarken genç kızların ve kadınların uzuvlarını keserek insandan seks oyuncakları yapan ve onların ses tellerini çıkaran bir adam. (Ama) bunların hepsi sadece ürkütücü hikayeler.”

Bunlara en yakını kötü şöhretli Red Rooms (Kırmızı Odalar). Bu odalarda, çekimi izlemek için para ödemiş birileri bir sohbet platformundan gittikçe zalimleşen emirler verirken,  insanların bir web kamera önünde işkenceyle öldürüldüğü söyleniyor. Ormsby’ın kendi araştırmaları hiçbir zaman onları ortaya çıkaramadı ama çoklu vekaletler ve ödeme duvarlarının ardına bu tür yerlerin var olduğu izlenimi uyandıran bazı kanıtlar var. 

20 Şubat 2015’de, Filipinler’deki dedektifler Avustralyalı Peter Scully’yi tutukladılar ve onu dark web’de faaliyet gösteren uluslararası bir pedofili ağına paralı televizyon kanalları aracılığıyla sadistik çocuk pornografisi üretimi ve dağıtımı ile suçladılar. İddiaya göre üretilen en dehşet verici video 18 aylık bir bebeğin vahşice işkence görmesini ve tecavüze uğramasını içeren Daisy’s Destruction (Daisy’nin İmhası). Videoyu izleyen polisler bunu “çocuk pornografisine karşı yürüttüğümüz mücadele yıllarımız boyunca karşılaştıklarımızın en kötüsü” olarak nitelendirdi. İnsan kaçakçılığı ve tecavüz suçlamalarından hali hazırda mahkum edilmiş olan Scully, işkence ve cinayet içeren suçlamalar ile karşı karşıya. 
Shadow web’in ardında bu yatıyorsa araştırmamı sonlandırmaya hazırım. Arkadaşım Colton’ın bir teorisi vardı. Derdi ki, eğer sen bunu düşünebiliyorsan ve bu fiziksel olarak mümkünse, o zaman birisi, bir yerlerde bunu çoktan yapmıştır. Bu genel hatlarıyla Anselm’in tanrının varlığı ile ilgili ontolojik savından türemiş ancak Colton’ın argümanı acımasızlığın çeşitli şekilleriyle ilgili örneklerine dayanma eğilimi içinde. 

Bu sav için hiçbir yerde dark web’de olduğu kadar çok kanıt olamaz. Yamyam Kafeleri’nden dünyanın sonu için geri sayıma kadar internetin bu gizli bölgesi insanoğlunun en karanlık istekleri ve en tuhaf meşguliyetlerini fark etmesini sağlıyor. Ancak sonunda, tıpkı ontolojik sav gibi, aslında bunun çok büyük bir bölümünü kanıtlamak mümkün değil. Hakkında çokça konuşuluyor ancak çok az görülüyor. 

Bu gaddarca ve tuhaf sitelerin bazıları var olabilir ancak dark web uyuşturucu, hacker’lar ve porno klişeleriyle özetlenemez. Dark web ne iyi ne de kötü. Bu basitçe, iyi ya da kötü şeylerin olmasına izin veren bir teknoloji. 

Son yıllarda hem hükümetlere hem de Facebook gibi kurumlara sıkıntı veren sayısız data skandalının çok sayıda birey için de önemli sonuçları oldu. The Onion Router ağı gibi araçlar insanlara mahremiyetlerinin kontrolünü tekrar ellerine alabilmeyi sunuyor. Ve dark web konusundaki genel duruşunuz ne olursa olsun, mahremiyet dark web’in geliştirilmesinin ardındaki ilk sebepti ve bu korunmayı hak eden bir hak. NSA’in (Ulusal Güvenlik Ajansı) ünlü muhbiri Edward Snowden bir keresinde şöyle demişti: “Saklayacak bir şeyiniz olmadığı için mahremiyet hakkını umursamamanın, konuşacak bir şeyiniz olmadığı için serbest konuşma özgürlüğünü umursamamaktan bir farkı yok.

Sadece sınırsız bir bitcoin kaynağı ve yeraltı dünyasının en köhne bölümleriyle kurulan bağlantılar, internetin karanlık bölgelerinin ne kadar karanlıklaştığını gerçekten gösterebilir. Colton’ın bana o zarfı verdiği ilk ana göre derinlikler benim için daha anlaşılır olsa da tabiatında var olan gizlilik, efsanelerin ortaya çıkmasına ve kendi kendine varlıklarını sürdürmelerine olanak tanıyor. 

Eğer bakmaya devam edersem eminim ki daha fazlasını keşfedeceğim. Ancak olur da karşıma çıkarsa bir Red Room linkine tıklamaya ya da elime bir tane geçerse gizemli bir kutuyu açmaya çok da hevesli olmayacağım. Üstelik hala Hidden Guru’dan geri dönüş bekliyorum.
 


*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.  

Independent Türkçe için çeviren: Sezin Bala

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU