Trump ve Fox News'teki müttefikleri yataklarını Kim Jong-un'la birlikte hazırladı ve şimdi hepimiz orada yatmak zorundayız

Trump'ın şu ana dek yaptıkları Güney Kore ve Japonya'yı tehlikeye atıyor -potansiyel olarak ABD'yi de

Eğer Trump gerçek bir dış politika zaferi istiyorsa Kuzey Kore’nin meşru bir nükleersizleşme yolunu kabul etmesini sağlamalı. Fotoğraf: The Independent

Donald Trump Silahsız Bölge’den Kuzey Kore'ye geçtiğinde gerçekten de tarih yazdı. Ne yazık ki tarihi olaylar her zaman olumlu gerçekleşmiyor. Trump'ın 'reality show' adımı Kuzey Kore'yi daha düşük bir tehdite dönüştürmedi - özellikle de Güney Kore ve Japonya açısından.

Trump'ın Kuzey Kore'yle daha önce gerçekleştirdiği iki görüşme de ABD'ye Kim rejimi üzerinde neredeyse yok denecek kadar az nüfuz kazandırdı. Yönetim üçüncü girişimi bir anlamda iyi niyet göstergesi olarak şekillendirmeye çalışsa da bunun için Başkan'ın önceki görüşmelerde önemli tavizler vermesi gerekti.

Bu süre zarfında Trump en iyi olduğu şeyi yapmak için epey zaman harcadı: basındaki haberlerle karşı çıkışmak ve Hanoi'deki ilk buluşmadan bu yana iki ülke arasında esaslı hiçbir değişiklik olmadığı yönündeki haberleri 'sahte' ilan etmek. Üstüne gidildiğindeyse Trump değişikliklerin "gece ve gündüz" gibi aşikar olduğunu, ilk buluşmadan önce Kuzey Kore'nin nükleer ve balistik füze testleri gerçekleştirdiğini söyledi.

Kuzey Kore'nin 2017'den bu yana herhangi bir nükleer test yapmadığı doğru olsa da rejim nükleer kapasitesini geliştirmeye devam ediyor. Kuzey Kore mayıs ayında üç füze testi gerçekleştirdi. Testlerin 'balistik' füze testi içerip içermediği tartışma konusuydu. Eğer içeriyorsa bu BM Güvenlik Konseyi kararlarının doğrudan ihlali olacaktı. Trump testlerin 'balistik' özelliğini reddederek sadece kısa menzilli füzeler olduğu konusunda ısrarcıyken, uzmanlar testlerin balistik kategoriye girdiğinden emin olduklarını söylüyor.

Daha da kötüsü iş kendilerinin diktatörlerle alakalı düşüncelerine geldiğinde herhangi bir farkındalığa sahip olmayan Trump destekçilerinin, Başkan'ın yaptıklarına inanmalarını seyretmek. Beyaz Saray'da Barack Obama isimli biri oturmuşken farklı görüşler bulmak için çok da uzak bir geçmişe gitmeye gerek yok.

Fox News sunucusu Laura Ingraham attığı bir tweetle Trump'un 'barış' sağlama çabasını 'güç gösterisi' olarak nitelendirdi. Ancak Ingraham 2016'daki bir başka tweetindeyse, "Saat akşam 5 olduğuna göre Başkan Obama şimdi bir yerlerde bazı diktatörlerle görüşüyor olmalı. Başka bir diktatör kaldı mı?" demişti.

Sean Hannity de Trump'ın Kim'le gerçekleştirdiği ilk görüşmesi nedeniyle, “Herkesin kötü bir fikir olduğunu düşünmesine karşın konuşmaya istekli olduğundan çok fazla takdir hakettiğini " söyledi. Bununla birlikte 2013'te Nelson Mandela'nın Güney Afrika'daki cenaze töreninde Obama ve Küba lideri Raul Castro el sıkıştığında Hannity "Siz de Başkan Obama'nın müttefiklerimiz yerine düşmanlarımıza daha çok zaman ayırmaya hevesli göründüğünü düşünmüyor musunuz?" eleştirisinde bulunmuştu.

Ulusal güvenliği ve dış politikayı çevreleyen bu ikiyüzlülük müttefikleri ve belki de ABD'yi tehlikeye atabilir. Trump sadece dış mercilerle ilgileniyor ve Kim'in elinin altındaki Kuzey Kore medyasının son görüşmeleri tereddütsüz ABD'nin teslimiyeti şeklinde sunacağını fark etmiyor.

Bu arada Kim, Trump'ın göreve geldiği zamandaki pozisyonunu koruyor. Rejimin nükleersizleşme yönünde adım attığına dair hiçbir kanıt yok -ki zaten neden olsun? Nükleer kapasite yaptırımlar yürürlükte kaldığı sürece Kuzey Kore'nin sahip olduğu en işe yarar kart.

Kim'in çok kötü insani sicili de bir diğer sorun. "Despot" kelimesi bugünlerde sıklıkla kullanılsa da Kim bu tanıma tam uyuyor. Kim ülkeyi demir yumrukla yönetiyor ve bu yönetim keyfi tutuklamaları, hapis cezalarını, gözaltındaki işkencelerini ve halk üzerindeki korku ve kontrolü sürdürmeye yarayan idamları da içeriyor. Kuzey Kore hapishaneleri ve gözaltı kamplarında tutulduğu tahmin edilen 150-200 bin civarındaki insan Kim ve Trump'ın “iyi geçinmesini” muhtemelen umursamıyor.

Ciddiyetsizliğin bir noktada artık sona ermesi gerekiyor. Eğer Trump gerçek bir dış politika zaferi istiyorsa Kuzey Kore’nin meşru bir nükleersizleşme yolunu kabul etmesini sağlamalı. Bir başlangıç olarak. Aksi takdirde iki zirvenin tüm görkemi ve sonuçları ve Trump'ın Tarafsız Bölge'yi geçişi hiçbir anlam ifade etmeyecek.

Peki ya Trump kaybederse? Neden olduğu karmaşayı bir sonraki Başkan temizlemek zorunda kalacak.

 

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

https://www.independent.co.uk/voices

Independent Türkçe için çeviren: Kerim Çelik

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU