Sultan Abdülhamid ve Sherlock Holmes efsaneleri: Sultan, Arthur Conan Doyle ile görüştü mü?

Kolaj: Independent Türkçe

Sultan Abdülhamid, uluslararası basında kendisi hakkında yazılan tüm yazıları yakından takip ederdi. Bunları tercümanlarına dikkatle çevirtir ve en küçük bir ayrıntıyı dahi atlamazdı.

1903 yılında Hintli bir yazarın kendisi hakkında yazdığı yazıyı çevirmesi için görevlendirdiği tercümanın gözü gazetenin hemen ön sayfasındaki bir hikâyeye takıldı. Sultanın polisiye öykülerden hoşlandığını bilen tercüman, hikâyeyi de Sultan Abdülhamid için çevirdi.

Sultan Abdülhamid için kitaplar ve öyküler günlük hayattan bir kaçıştı. Ayşe Osmanoğlu bu tabloyu anlatırken Sultanın eserleri genellikle uyumadan önce birisine okutarak dinlediğini söyler. 

Bazen eser, Sultanı uyutacağı yerde daha fazla uykusunu da kaçırabilirdi:

Gündüzleri beni meşgul eden işlerin ağırlığından kurtulmak, zihnimi başka taraflara sevk edip düşüncelerimi def etmek ve rahat uyuyabilmek için her gece odamda kitap okutuyorum. Okuttuğum eserler ciddi olursa, büsbütün uykum kaçıyor. Onun için birtakım romanlar tercüme ettiriyorum. Küçüklüğümde dadım bana ninni söylerdi. Şimdi de okunan kitaplar aynı tesiri yapıyor. Esasen yarı dinliyor, yarı dinlemeden uykuya dalıyorum. İşte benim uyku ilâcım budur.

(Ayşe Osmanoğlu, Babam Sultan Abdülhamid)


Kitaplara bu denli bağlı olan Sultan, özellikle tam bir polisiye hikâyeler düşkünüydü.

İşte bir gece Sultan Abdülhamid'in sütkardeşi Esvapçıbaşı İsmet Bey, tercümanın çevirdiği küçük hikâyeyi de Sultana okur. Sultan Abdülhamid bu kısacık hikâyeye hayran kalır.

Sultan Abdülhamid'in bu denli etkilendiği hikâye, Sir Arthur Conan Doyle'nin dünyaca ünlü karakteri Sherlock Holmes'un kısa bir macerası olan "Boş Ev Vakası" (The Adventure of the Empty House) öyküsüdür. 
 

 

Sherlock Holmes'u keşfeden Sultan Abdülhamid, İngiliz Büyükelçisine özel ricada bulunarak Sir Arthur Conan Doyle'nin tüm Sherlock Holmes maceralarını getirmesini ister.

Sultan Abdülhamid'in Sherlock Holmes tutkusu başladıktan sonra en çok merak edilen sorulardan birisi de Sir Arthur Conan Doyle ile görüşüp görüşmediği meselesidir.
 

Sultan Abdülhamid.jpg
Sultan II. Abdülhamid / Fotoğraf: Wikipedia

 

Sultan, A.C Doyle ile görüştü mü?

Sultan Abdülhamid'in Sherlock Holmes'un yazarı Arthur Conan Doyle ile görüşmediğini bildiren en önemli kaynak yazarın kendi hatıralarıdır. 

Doyle, "Hatıralar ve Maceralar" isimli eserinde önce Mısır'a, ardından Yunan adalarına ve nihayetinde İstanbul'a geldiklerini söyler.

İstanbul günlerinde Sultan Abdülhamid'in kendisine yaverini gönderdiğini kendisiyle görüşmeyi çok istediğini ama ramazan ayı olması münasebetiyle görüşemeyeceklerini ilettiğini söyler.
 

conan doyle.jpg
Arthur Conan Doyle 

 

Oysa Odyan Efendi'nin iddiası başka bir senaryoya dayanır. Odyan'a göre; Sultan Abdülhamid'in Doyle ile görüşmemesinin nedeni evhamıdır.

Doyle'ün ne kadar büyük bir gözlemci olduğunu bilen Sultan, sarayının ayrıntılarını hikâyelerine taşımasından endişe ettiği için onunla görüşmemiştir:

Kabul sırasında Padişah'ın Sarayı'nı iyice inceleyip yeni bir eserinde konu olarak kullanmayı düşündüğünü, bunu dostlarına söyleyip hatta editörü ile bu yeni eser için anlaşma yaptığını…


Özetle ilk ve en güçlü iddia; Sultan Abdülhamid'in Doyle ile görüşmediğini ortaya atar. Bu konudaki en büyük kaynak Sir Arthur Conan Doyle'nin kendisidir.

Hatıralarında açıkça böyle bir görüşme olmadığını ama Sultan'ın kendisine selam ve şefkat nişanı gönderdiğini söyler.
 


Bir başka iddia ise Sultan Hamid'in Doyle ile görüştüğünü belirtir. Bu iddiayı savunanların en önemli kaynağı uzun yıllar İstanbul'da bulunan ve önemli görevler üstlenen İngiliz Amirali Sir Henry F. Woods'tur. 

Woods, görüşmenin gerçekleştiğini ve kendisinin de bizzat orada olduğunu iddia eder:

Polisiye öykülerden özellikle Sir Conan Doyle'un yazdıklarından çok hoşlanırdı. Birkaç yıl önce Sherlock Holmes dizisinin yaratıcısı karısıyla birlikte İstanbul'a gelmişti. Benim de katıldığım Selamlık Töreni'nde Abdülhamid, Conan Doyle'a Mecidiye Nişanı'nı takmıştı.


Bu iddiadan hareket eden kaynaklar daha farklı bilgiler de verir. Sözgelimi Sultan Abdülhamid'in Doyle'ye maddi yardımda bulunduğu ve kitap yazması için sipariş verdiğini belirtir. 

Oysa bunu teyit edecek birincil bir kaynak bulunmamaktadır. Sultan Abdülhamid ile Sherlock Holmes efsaneleri bununla sınırlı değildir.

Yervant Odyan'ın yazdığı "Abdülhamid ve Sherlock Holmes" eseri bu efsanenin kaleme döküldüğü ilk romandır. Bu eser henüz Sultan Abdülhamid hayatta iken, 1911 yılında yayımlanır. 

Eser dönemin şartları gereği mi; yoksa siyasi nedenlerden dolayı mıdır, bilinmez bir şekilde sık sık Abdülhamid'e hakaret etmesi ve düşmanlık inşa etmeye çalışması nedeniyle okuyucuyu biraz sıkıyor. Öte taraftan eşsiz bir konuyu işlemektedir. 

Romanda Sultan Abdülhamid'in istihbarat elemanları bir bir öldürülmektedir; ama bu cinayetlerin arkasındaki kişi tespit edilememektedir.

Sultan Abdülhamid bunun üzerine Londra'nın önemli dedektifi Sherlock Holmes'ten yardım ister. Holmes davayı kabul eder ve çözmek üzere İstanbul'a gelir.


Sultanın okuduğu diğer eserler

Sultan Abdülhamid'in okuduğu polisiye kitaplar Sherlock Holmes'uün maceraları ile sınırlı değildi. Sultanın favorileri arasında Jules Verne ve Edgar Allen Poe bulunuyordu.

Eğer ki Sultan Abdülhamid, Jules Verne'nün eserlerini şehzadeliği döneminde okumaya başladıysa ikilinin 1876 yılında Sultan Abdülaziz'in meşhur seyahatinde görüşmüş olma ihtimali bulunuyor; ama konuyla ilgili herhangi bir kaynak elimizde mevcut değil.
 

Jules Verne.jpg
Jules Verne / Görsel: Artmajeur

 

Sultan Abdülhamid, Jules Verne'nün kitaplarındaki aletlere düşkünlüğü ile biliniyordu. Bazı tarihçiler Sultanın donanmaya kazandırdığı iki deniz altını Jules Verne'nün etkisiyle aldığını iddia eder.

Konuyu daha da ileri götüren bazı eserler, Sultan Abdülhamid'in Haliç'teki fabrikalarda Jules Verne'nün eserlerindeki araçların benzerlerini yaptırmaya çalıştığını ama başarılı olunamadığını söyleyecek kadar meseleyi ileri taşır.
 

 

Jules Verne'nün eserlerinde Türkler önemli bir figürdür. Hatta müstakil olarak Türkleri anlattığı bir eseri de bulunur. Türkçeye "İnatçı Keraban" olarak çevrilen bu eser, Jules Verne'nün diğer kitaplarının gölgesinde kalmıştır.

Jules Verne ile Sultan Abdülhamid arasında bir münasebet kurulup kurulmadığını bilmiyoruz; ama Sultan, Jules Verne'nün Yunan isyanı sırasında Türk hükümetine hakarete varan ifadelerini okuduğu muhakkaktır.

Dolayısıyla Sultanın kendisine iltifat etmiş olması düşük bir ihtimal olarak gözükmektedir.
 

Ahmet Mithat Efendi.jpg
Ahmet Mithat Efendi / Fotoğraf: Derin Tarih

 

Yabancı kaynaklar bir tarafa bırakıldığında Sultan Abdülhamid'in en çok okuduğu polisiye hikâyelerin yazarı Ahmet Mithat Efendi'dir.

Sultanın sipariş etmesi üzerine birçok polisiye macera kaleme alan Ahmet Mithat Efendi, aynı zamanda Yıldız Sarayı'nın medyadaki sözcüsü konumundadır. 

Ahmet Hamdi Tanpınar, 'Yeni Devrin Sözcüsü' olarak isimlendirdiği Ahmet Mithat Efendi'yi şu sözlerle anlatır:

Mithat Efendi'ye teferruatını bilmediğimiz bu iltifatlara mukabil oldukça güç bir iş verilmişti. O, Mithat Paşa'yı nefy ile başlayan ve Meclis-i Mebusanın bir müddet için 33 yıl, içtimaın tatil ile biten Abdülhamid'in ilk darbe-i hükümetini efkâr-o umumiye karşısında zaruri bir hadise halinde gösterecek ve bilhassa sarayın, Rus Muharebesinde orduların hareket serbestliğini menedecek şekilde müdahalelerini makbul ve yerinde bir iş gibi övecekti.

(Ahmet Hamdi Tanpınar – 19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi)


Konu konuyu açıyor. Mesele Sultan Abdülhamid olunca yazının nereye kadar gidebileceği de belli değil. O sebeple burada durup başa dönersek;

Kanaatimizce Sultan Abdülhamid, Sir Arthur Conan Doyle ile yüz yüze görüşmemiştir. Öte taraftan bu görüşmenin yapılmamasının nedeni Sultan Sarayının hikâyelerde kullanılacak olması endişesi olamaz.

Sultan Abdülhamid'in ofis olarak kullandığı dört farklı kütüphanesi bulunuyordu. İsteseydi bu görüşmeyi bu yerlerden birinde rahatlıkla yapabilirdi.

Yine de bu denli sevdiği bir yazarla imkanı varken görüşmemesi cevabını henüz bulmuş değil.

 

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU