Manama Barış Çalıştayı'nda hayal kırıklığı

İsrail ve Filistinliler arasında barışa dair Yüzyılın Anlaşması Bahreyn'de kısmen açıklandı

ABD Başkanı Trump'ın damadı ve danışmanı Jared Kushner, Manama'daki çalıştayda bir konuşma yaptı / Fotoğraf: Reuters

Genellikle (İsrail-Filistin çatışmasına son verecek) “Yüzyılın Anlaşması” diye nitelendirilen ve tam iki yılı kapsayan çalışma ve çabaların neticesi, Bahreyn'deki bir barış çalıştayında kısmen açıklandı ancak Ortadoğu ve Arap ülkelerinde coşkuyla karşılanmadı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı ve Özel Danışmanı Jared Kushner, dünyanın en önemli çatışmalarından birini çözüme kavuşturacak bir anlaşmayı hazırlamak ve sunmaktan sorumluydu.

İsrail'in Filistin topraklarını işgali, Birleşmiş Milletler (BM) kararlarına uymaması, Gazze Şeridi'ni kuşatma altında tutması ve Filistinlilerin evlerine dönme ve egemen bir devlete sahibi olma haklarının tanınmasına engel olması şeklindeki yaklaşımı, geçmiş 70 yıldır süregelen, Arap ve İslam ülkelerinin ilgi odağını teşkil eden ve Batılı ülkelerle ABD’nin takipçisi olduğu hususlardı.

ABD yönetiminin Yüzyılın Anlaşması’nı sunmak amacıyla önayak olduğu Filistin'in Refahı için Barış Çalıştayı, Bahreyn'in başkenti Manama'da 25-26 Haziran tarihlerinde gerçekleştirildi. Arap ülkeleri çalıştayın ilk gününe dikkat ve ilgi göstermedi. 

Filistin yönetiminin en başından itibaren çalıştayı boykot etmesi ve konferansa katılmamasına karşın İsraillilerin toplantıya bir heyet yollayacağı söyleniyordu. Ancak şaşırtıcı bir şekilde İsrail medyası dışında İsrail'den hiçbir yetkili, hatta ekonomik ve ticari kurumlardan tek bir delegasyon bile çalıştaya iştirak etmedi.

ABD ve İsrail hükümetlerinin Trump'ın Yüzyılın Anlaşması’nı sunması yönünde yoğun biçimde propagandasını yaptığı girişim, Filistin topraklarındaki ekonomik faaliyetleri ve girişimciliği artırmak için müreffeh Arap ülkelerinin 50 milyon dolar (yaklaşık 288 milyon TL) değerinde ödeme yapmasını önermesi dışında hiçbir şey vadetmiyor. 

Söz konusu planın siyasi kısımları ve İsrail’le Filistin arasında barış için yol haritası hala muğlak. Jared Kushner'e göre planın diğer bölümleriyse önümüzdeki sonbaharda kamuoyuyla paylaşılacak. 

Ancak anlaşmanın siyasi bölümü, iki ulus ve iki devlet arasında barış ve İsrail'e komşu bağımsız bir Filistin devletinin kurulması, daha etraflıca tartışılması gereken meseleler. 

İsrail işgali altında yaşayan, bağımsız ekonomik ve ticari faaliyetlere sahip olmayan halkın içinde bulunduğu ekonomik şartların gelişmesi üzerine görüşmeler sürse de temel sorun hala gizemini koruyor.

Filistinlilerin dönüşü, işgal altındaki topraklar, Filistin'in başkenti ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulması; çözümlenmediği takdirde diğer Arap ve Müslüman ülkeleri, ABD Başkanı’nın müdahil olması ve verdiği desteğe rağmen, ABD ile işbirliği ve koordinasyondan alıkoyacak önemli sorunlar. 

 

 

Ne çalıştaya ev sahipliği yapan Bahreyn ne de diğer Arap ülkeleri anlaşmayı sıcak karşıladı. 

İsrail'le bölge ülkeleri arasında Filistin meselesi ya da diğer güvenlik konularıyla ilgili kurulan daha yakın ve daha sıcak ilişki; Filistinlilerin davasının unutulduğu veya Doğu Kudüs'ün Filistin'in başkenti olarak tanınması, Golan Tepeleri'ndeki işgalin sona ermesi ya da Filistinli mülteciler sorunu gibi önemli taleplerin bir kenara itildiği anlamına gelmiyor. 

Şayet bugün Arap ülkelerinin İsrail'le (bir dereceye kadar) müzakereleri kabullendiğine şahit oluyorsak, bunda İslam Cumhuriyeti'ni (İran) suçlamak gerekiyor. Zira İran'ın komşularına karşı sergilediği tutum, bu ülkelerin güvenlik ve asayişlerini İsrail’e yakınlaşmakta aradığı bir korkunun varlığını akıllara getiriyor.

Öte yandan Filistinli yetkililer ve Filistin halkı, ABD Başkanı'nı, kendi planını ya da başka bir planı ve İsrail-Filistin çatışmasına yönelik muhtemel barış önerisini tartışmaları için Filistinlilerle İsrailliler arasında arabuluculuk yapacak meşruiyete ve güvenirliğine sahip görmüyor.  Dolayısıyla bu anlaşmanın en azından başka bir arabulucu tarafından teklif edilene kadar bir yere varamayacağını söylemek gerekiyor. 

 

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.  

https://www.independentpersian.com/node

Independent Türkçe için çeviren: Kerim Çelik 

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU