Faruk Bildirici: İktidar yanlısı medya neden etkili olamadı?

"Medya Ombudsmanı" adını verdiği platformunda, 23 Haziran seçimlerini medya açısından değerlendiren Faruk Bildirici "Okur gazeteciden iktidara değil gerçeğe sadakat bekler" dedi

Kişisel medya portalındaki yazısında 23 Haziran seçimleri ve AK Parti'nin yenilgisini kaleme alan Gazeteci Faruk Bildirici "İstanbul’daki seçimde yenilgiye uğrayan AKP kadar onu destekleyen medya kuruluşları ve yazarlar da muhasebe yapmak zorunda.  Zira seçimde onlar da taraftı, onların da kampanyası etkili olamadı, onlar da kaybetti" dedi.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

İktidar yanlısı medya, hiçbir şey olmamış gibi devam etmenin sinyallerini veriyor ama bu o kadar kolay değil.  Siyasette olduğu gibi medyada da yeni bir dönem açılıyor. O cenahtan Salih Tuna gibi az sayıda yazar durumun farkında.  AKP’nin “sağlıklı muhasebe” yapması gerekliliğinden söz eden Tuna, Sabah’ta dün yayımlanan yazısında “İktidarın zehri goygoy ilacı da eleştirel mesafedir. Ötesi pazarlama memurluğudur” diyordu. Son derece doğru bir saptama.  “Eleştirel mesafe” gazetecilik için zorunlu bir kavram.  Ama iktidar yanlısı medya ile AKP arasında bir mesafe yok ki. Eleştirel yaklaşabilen yazarlar orada barındırılmıyor.

Bu medya kuruluşlarının seçimler öncesinde “pazarlama memurluğu” yaptıklarını söyleyen Bildirici, "Gazeteleri, televizyonları, internet siteleri AKP’nin bültenine dönüşmüştü" dedi. 

Bildirici, bu yöndeki yayın ve haberlere örnekler verdikten sonra 23 Haziran yenilgisinin ardından oluşan atmosferi değerlendirdi, "Erdoğan’da olduğu gibi kendilerinde de hata görmüyorlar; yenilgideki paylarını sorgulamıyorlar; seçim kampanyası boyunca yaptıkları yayınların etkili olamamasını akıllarına bile getirmek istemiyorlar" diye yazdı.

Aslında gazetecilik açısından bakılırsa etkisiz kalmalarının nedeni çok açık. Siyasi iktidarın sözcülüğünü yapmaları, propaganda bülteni gibi yayın yapmaları onları buralara getirdi. Medya okuyucusu ve izleyicisi, hangi partiyi tutarsa tutsun, gazeteciden öncelikle gerçeği duyurmasını bekler. Siyasi iktidara değil gerçeğe sadakat ister.

Ama iktidar yanlısı medyanın bırakın gerçeğe sadakatini, çoğunun ne sahiplik yapısı şeffaf, ne de açıkladıkları tirajlar.  Yeni dönemde silkinmek, okurlarına ve izleyicilerine yeniden güven vermek istiyorlarsa işe buradan başlamalılar. Editoryal bağımsızlık, özgür gazetecilik, temas-mesafe kuralı gibi temel gazetecilik kavramlarına sonra geliriz….

 

 

Independent Türkçe

DAHA FAZLA HABER OKU