İlk Çin İmparatoru'nun "ölümcül tuzaklarla dolu", mühürlü mezarını açmanın yolu bulundu

Görkemli mezarı 8 bin toprak asker koruyor

İmparatorun mezarı ve Toprak Askerler, 1987'de UNESCO'un Dünya Kültür Mirasları Listesi'ne alınmıştı (Wikimedia Commons)

İlk Çin İmparatoru'nun mühürlü mezarını, kalıntılara ve eserlere zarar vermeden incelemek isteyen arkeologlar çareyi kozmik ışınlarda buldu.

Kozmik ışınların kullanıldığı tarama yöntemi sayesinde mühür bozulmadan mezarın içi incelenebilecek.

İmparator Çin Şi Huang'ın görkemli mezarının ölümcül tuzaklar, sıvı cıva nehirleri ve eski bir harita içerdiğine inanılıyor.

Mezar, yaklaşık 8 bin asker, 520 at, 130 savaş arabası ve 150 süvari atından oluşan büyük bir heykel ordusuna da ev sahipliği yapıyor. Tarihçiler MÖ 210'da yapılmış, Toprak Askerler adı verilen bu ordunun imparatorun mezarını sembolik olarak koruduğunu ifade ediyor.

Bu eşsiz yapıyı bozmak ve aynı zamanda ölümcül tuzaklara kurban gitmek istemeyen arkeologlar, uzun süredir mezarın ayrıntılı bir haritasını çıkarmak ve efsanelere ışık tutmak istiyordu.

Şimdi 2 bin 229 yıllık mezarın üç boyutlu haritasını çıkarmak için mezarın temeline atom altı parçacık dedektörleri yerleştirmeyi planlıyorlar.

Kozmik ışınlar nasıl çalışıyor?

Bu dedektörler, uzaydan gelen yüksek enerjili kozmik ışınların Dünya atmosferiyle etkileşime girmesiyle ortaya çıkan ve "müon" adı verilen parçacıkları yakalamak için kullanılıyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

"Müon tomografisi" adı verilen bu tarama tekniği X-ışınlarıyla benzer şekilde çalışıyor. Tıptaki röntgen taramalarında kemiklerin etten daha fazla X-ışını emerek daha belirgin görünmesi gibi, bu tarama yönteminde de taş ve metal, müon geçişini engelleyerek görünür hale geliyor.

Aynı yaklaşım 2017'de Giza'daki Büyük Piramit içinde önceden gizlenmiş bir odanın varlığının ortaya çıkarılmasını sağlamıştı.

Müon tarama tekniği, Çin Cinping Yeraltı Laboratuvarı'nda karanlık maddeyi araştırmak için kozmik ışınları kullanan fizikçi Yuanyuan Liu ve ekibi tarafından önerildi. 

Times'a açıklamada bulunan ekip, "Uzun bir tarihe sahip, eski bir uygarlık olarak Çin, arkeolojik araştırmaya ihtiyaç duyan çok sayıda kültürel kalıntıya sahip" ifadelerine yer verdi:

İmparatorluk mezarları gibi bazı büyük eserlerin iç yapısının müdahale olmaksızın incelenmesi için arkeolojideki geleneksel jeofizik yöntemler yetersiz kalıyor. Ön görüntülemeden gelen sonuçlar, İlk Çin İmparatoru'nun mezarında bu yöntemin uygulanabilirliğini kanıtladı.

Çin'i birleştiren imparator ölümsüzlük ararken öldü

Çin Şi Huang, M.Ö. 221'de Çin'i birleştiren imparator olarak biliniyor.
 

İlk Çin İmparatoru
İlk Çin İmparatoru'nun ölümsüzlük arayışı nedeniyle bu kadar görkemli bir mezar yaptırdığı düşünülüyor (Wikimedia Commons)
​​​​​​​


İmparator, bütün topraklarda yazıyı, parayı, ağırlık ve ölçü birimlerini standart hale getirmiş, kanallar ve yollar yaptırmıştı. Kuzey sınırlarını akınlardan korumak için Çin Seddi'nin inşasını da o başlatmıştı.

Çin imparatoru aynı zamanda ölümsüzlük arayışıyla ünlü. Hayat iksirini bulması için ülke dışına elçiler gönderen imparatorun, eski kralların ve alimlerin 10 bin yıl yaşadığı ve bunu sinabar (civa sülfür) içerek yaptığı inancıyla kendi şaraplarına cıva kattığına inanılıyor.

Cıva zehirlenmesinden 39 yaşında ölen imparator, kilden yapılmış, terakota askerlerden oluşan bir yeraltı ordusu inşa etmişti.

M.Ö. 2. yüzyılda yaşayan tarihçi Sima Çian'a göre imparatorun mezarının etrafı derelerle çevriliydi ve bu derelerden cıva akıyordu. Mezar civarında cıva oranın yüksek çıkması bu bilgiyi doğrulamıştı. Yine Çian'a göre mezar girişine mekanik oklar da yerleştirilmişti.

Bir zamanlar 100 metreyi bulan piramide ve bir antik şehre ev sahipliği yapan sıradışı mezar, hala açılmadığı için gizemini koruyor.

 

Independent Türkçe, Daily Mail, BBC Türkçe

Derleyen: Çağla Üren

DAHA FAZLA HABER OKU