Cezayir halkı cumhurbaşkanlarına karşı ayaklandı ama bu Arap Baharı 2.0 değil 

Kitlesel sokak eylemleri Cumhurbaşkanı Buteflika’yı beşinci dönem adaylığından geri adım attırdı. Ancak potansiyel bir rejim değişikliği ihtimali zayıf

Cezayirliler istediklerini aldı. Sonunda hasta Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika’yı cumhurbaşkanlığına 5. kez aday olma planından vazgeçmeye mecbur bıraktı. Buteflika buna karşılık (kitlesel protestoların baskısının ağırlığı altında) cumhurbaşkanlığındaki 4. döneminin süresini uzatırken yaklaşan seçimleri erteleme kararı aldı. 

Bu en başından beri Buteflika’nın arzusuydu. Geçirdiği ağır felç Buteflika’yı 2013’ten beri gözlerden uzak durmaya mecbur etti, o tarihten itibaren ülke yönetiminde kardeşi Said’le çok yakın çevresi (ordu generalleri dahil) etkin durumda. Geçen hafta, Buteflika’nın yoğun bakım ünitesinde tutulduğu İsviçre’de konuşma kabiliyetini kaybettiği ve ölümünün yakın olduğu bildirildi. 

Öte yandan, Nisan ayında yapılması beklenen seçimlerde Buteflika’nın aday olmamasını isteyen yüz binlerce kişi sokaklara döküldü. Yine de bu, 1990’lı yıllarda aşırılık yanlılarıyla ordu arasındaki kanlı iç savaştan muzdarip Cezayirlilerin isteklerini dikkatli şekilde seçtiğini hissettirdi. Tereddüt, protestocuların tutum ve sloganlarında sezilebiliyordu. Cezayir halkı rejim değişikliği istemiyordu ancak rejim yozlaşmış, köhne ve yetersiz durumda. Halk sadece farklı bir ismin cumhurbaşkanı olmasını istiyordu.   

Cezayir’in tüm şehirlerindeki kutlamaları ve sevinçleri izlemek Arap Baharı havasını hatırlattı. Araplar, 2011’den beri ilk kez, geleceklerinin nasıl olması gerektiğine karar vermek için aslanın inine dalacak gibi göründü. Geçen 8 yıl boyunca Cezayir, Mısır, Sudan ve Tunus’u yönetenler Suriye’nin, Yemen’in ve Libya’nın kaderini istemeden de olsa bir “korku projesi”nin parçası olarak kullandı. Ve bu sonuç verdi.

“Cezayir Baharı” önceki ayaklanmalardan farklı. Bu ulus, rejim ile halk arasında her zaman bir şekilde güç dengesini korudu. “Karanlık 10 yıl” (1990’lardaki iç savaş) tecrübesinden hareketle hükümete meydan okumada ulusal bir kaygı var. Cezayirliler, Arap kuzenlerinin yapabileceğinden daha uzun bir süre, protestolar olmadan Buteflika idaresinde etkisiz siyasi gerçekliğe katlandılar -ancak bu durum nihayet değişti. Rakibi komşu Fas’ta gençler Batı kültürüne, teknoloji tüketimine ve ekonomik büyümeye alışırken, Cezayirliler geçmişte yaşamaya terk edildi. Ülkede 1990’lardan beri, saygın ve kalıcı “eski savaşçıların” parçası olan Buteflika idaresi altında çok az şey değişti. 

Geçen 3 haftada bizim şahit olduğumuzsa sağlıklı bir ulusun uyanışı – sokak gösterileri kısıtlı olsa da iyi hesaplanmış bir pazarlık. Hükümete şartlarını kabul etmekten başka seçenek bırakmadı. 

Cezayir’deki gelişmelerden en çok hükümetin tedirgin olduğu görülen Mısır’da ise durum tamamen farklı. Mısır, bölgede herhangi bir yerde insanların isteklerini sokaklarda dile getirmek istediğinde tüm dikkatlerin çevrildiği etkin bir nokta. Mısır, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da değişimin ağırlık merkezi. Bölgede devrim isteyen insanlar ilham almak için Mısır’a bakıyor. Hepsi sıradakinin kaçınılmaz şekilde kendileri olduğunu iyi biliyor. 

Fakat Arap Baharı ekseninin (Mısır, Tunus, Libya, Suriye ve Yemen) insanları bitkin durumda. Pervasız maceralarının nasıl sonuçlanabileceğini biliyorlar. Korkunç bir acımasızlığa, kanlı askeri çatışmalara, ekonomik çöküşlere şahit oldular ve milyonlarca sığınmacının unutulup gittiğini gördüler. Değişimlerin hiçbiri gerçek anlamda bir değişimi başaramadı. Aslında çoğu da eskisinden daha otoriter rejimler tuzağına düştü. 

Değişim istemekten bıkmak, hakiki dönüşümün düşmanıdır. Yurt dışından yardım almadan bir başına kalmak da diğer bir engel. 

Arap Baharı, ABD Başkanı Barack Obama’nın şahsına doğal bir tepki oldu. Beyaz Saray’a demokrasiyi ve insan haklarını savunan birinin gelişi Orta Doğu’da fırtınaya neden olabilirdi. Öyle de oldu: kelebek etkisi işledi. Donald Trump’ın Beyaz Saray’a çıkışı da bölgede benzer şekilde ciddi biçimde hissedildi. Aktivistler hapse atılıyor, işkenceye uğruyor ve işlerini kaybediyor. Trump, Arap dünyası için bir ilham kaynağı değil.

Cezayir’de Buteflika ivme kaybetmiş durumda. Buteflika’nın seçim kampanyası yöneticisi geçen hafta, Cumhurbaşkanı adına, 5. dönemini kazanması halinde Buteflika’nın yeni bir rejim ve anayasayı yürürlüğe koymak ve ülkenin istikrarını korumak için 1 yıl iktidarda kalacağını bildirmişti. Aslında, kast ettiği şey rejimin istikrarıydı. 

Artan baskılardan sonra kampanya yöneticisi büyük haberi, Cumhurbaşkanı’nın 5. dönem için yarışmayacağını, pazartesi günü geç saatlerde duyurdu. Cezayir halkı Cumhurbaşkanı’nı taviz vermeye zorlamak için elinden geleni yaptı ancak sonuç Cumhurbaşkanı’nın baştaki sözünden farklı olmayacak.  O, 5. dönemini 1 yıla indirmek yerine, 4. dönemini 1 yıl kadar uzatıyor. 

Bu Arap Baharı 2.0 değil. Önemli uluslar kargaşa içindeyken, belirsizlik ve korku duygusuna kapılmışken, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da topyekun başka bir isyanın başlaması uzunca zaman alabilir.

2011’den bu yana hala hiçbir şeyin değişmemiş olması genç Arapları rahatsız ediyor ama neyse ki ülkelerinin idaresinde bulunanlar için onlar hala yorgun görünüyorlar – en azından şimdilik. 

 

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.  

https://www.independent.co.uk/voices/

Independent Türkçe için çeviren: Cenk Korkmazer

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU