Facebook’un yeni gizli mod uygulaması, Mark Zuckerberg’in kontrolünde olmasaydı, harika bir şey olabilirdi

Şirket daha önce mahremiyet ihlali eleştirisiyle karşı karşıya kaldığı durumlarda, kendisinden hesap sormak isteyenlerden saklanarak ya da ani tepkiler vererek sorumluluk alma konusunda isteksiz olduğunu açıkça göstermişti

Şükürler olsun. Mark Zuckerberg Facebook’un yeni bir başlangıç yapacağını açıkladı. Facebook, Privacybook olarak kullanıcılarına uçtan uca şifrelenmiş, seçimlerle ve Tanrı bilir daha başka nelerle ilgili sürekli gizlice data biriktiren Cambridge Analytica’nın da olmadığı, bir iletişim imkanı sunuyor olacak.

İyi değil mi? Ama bekleyin dahası da var. Kullanıcıların “dijital oturma odaları” aracılığıyla paylaştığı içerikler, Facebook ve Instagram’da şu an olduğu gibi sonsuza dek kalmayacak. (Zuck kendi blogspotunda tüm bu uygulamaların nasıl olacağını detaylıca tarif eden bir açıklama yapmış.) 

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Bu içerikler sadece diğer kullanıcıların görmesine yetecek kadarlık bir süre orada kalacak ve sonra kaybolacak. Dijital uzay boşluğuna fırlatılıp bir daha asla görülmemek üzere tamamen yok olacak.

Bu, dijital profilinizin çıkarılması sürecini oldukça güçleştirebilir. Pazarlamacılar, artık platform topuklarla veya içinde Doom Patrol olan çizgi romanlarla ilgili tutkunuzu ya da çocuklarınızın Wellingford Wanderers takımında sporcu olduğu gerçeğini hedef alamayacakları düşüncesiyle kahvelerine bakıp ağlıyor olmalılar. 

Zuck ve ekibi, ödemeler, ticari idare ve kullanıcıların mesajlaşmaları -D&G platform topuklarla ilgili ya da Doom Patrol’ün baş düşmanıyla yaşadığı son büyük kavgayla ilgili ya da hafta sonu hakemin verdiği hatalı kararıyla Wellingford Wanderers’ın Riverton Rovers’a yenilmesine nasıl sebep olduğuyla ilgili konuşmaları- gözetleyen mikro arkadaşları konusunda bir u dönüşü yapıyor. 

Ama dahası da var. Karşıt görüşleri de bir düşünün! Onları da düşündüğünü söylüyor Zuck: 

“Muhaliflerle görüşmelerim sonucunda, insan hakları konusunda kötü sicili olan ülkelerde data kaydı tutmamaya böylece onları daha güvende tutmaya karar verdik. Muhalifler iletişimlerini Privacybook’un yeni uygulamaları aracılığıyla sağlarlarsa, karşı durdukları rejimlerin onları rahatsız etmesi artık daha da zorlaşacak. Artık dijital ayak izinizi takip eden gizli polisler, ya da karşıt görüşleri olanları yakalamak için gizlice data kaydı tutan dijital oluşumlar olmayacak.”

Privacybook çürümüş rejimler için kötü olabilir ama bu devlet dışı kötü kimseler için de çok cazip olabilir. Hey teröristler! Şifreli iletişimi siz de kullanın ki kimse neler yapıyor olduğunuzu bilemesin! Hey sahtekarlar! Büyük soygun planlarınızı dijital ortamda sürdürün! Hey cinsel suçlular, yeni kurbanlarınızı buradan bulun! Zuck, Facebook’un şifreli iletişim sunan hizmetleri sırasında yasal sınırlar el verdiğince güvenli bir ortam sağlamak adına elinden geleni yapacağını açıkladı. Bu aslında şüpheli düzeyde, bu gizli platform kendini kötü gelişmelerin merkezinde buluverirse, hapis hücre gibi yasal yaptırımlardan yırtmak için de alan sağlıyor gibi görünüyor.

Büyük adam, Facebook’un yasal güçlerle işbirliği yapmak gibi sorumlulukları olduğunu da kabul ediyor:

“Mesajlaşmaları göremesek de diğer kötü amaçlı paylaşım ve eylemleri saptamanın efektif yollarını geliştirmeye çalışıyoruz.” 

Bu her ne demek olursa olsun, muhtemelen her geçen gün eski moda nefret söylemlerini sürdüren insanlar üzerinde uygulanmayacaktır. İngiliz Muhafazakar Partisi destekçilerinin kurduğu, sığ ve alçak anti-müslüman paylaşımlarını sürdüren @jacobsmates twitter hesabı gibi oluşumların ifşası da Privacybook devreye girdiğinde daha da zorlaşacak. Ve Tanrım, ifşa edilmeliler!

Beni ebeveyn olarak asıl endişelendiren şu: Siber zorbalığa maruz kalıp sonunda intihar eden zavallı çocukları düşünün. Hali hazırda bu çok sık oluyor. Zuck’ın öngördüğü bu hizmetler sayesinde bunun ne kadar kolay bir hale gelebileceğini hayal edin. Benzer bir durumda failleri asla bulamayabiliriz, hatta durumdan hiç haberimiz bile olamayabilir. Zuck’ın bahsettiği ‘diğer kötü’lerin içinde siber zorbalık edenler de olacak mı? Şüpheli. Bu yönde daha derinlemesine düşünürseniz, daha da ürkütücü olabiliyor.

Zuck hizmetin belli başlı ‘ödünleri’ olacağını kabul ediyor. Zuck ve Facebook’un asıl sorunu şu ki, var olan ‘açık’ erişim hizmetlerinde bile sorunlarla baş etmede şimdiye kadarki sicilleri çok kötü. Zuckerberg ve şirketi kendi içlerinde bile tehlikeyi saptayıp sonuçlandırmada büyük acizlik sergiledi. İşler kötü gittiğinde sorumluluk almakta son derece gönülsüz olduklarını gösterdiler. Ve ister gizli kalmış ister etrafa saçılmış olsun, bu hataların hepsi hala açıklama bekliyor.

Privacybook, potansiyel tehlikeye karşı tetikte olabilecek bir organizasyonun kontrolünde olursa harika bir uygulama olabilir. Açık erişim platformları ile ilgili geçmişini düşününce, Facebook bunun çok uzağında. 

 


*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.  
 
https://www.independent.co.uk/voices/
 
Independent Türkçe için çeviren: Irmak Göksu
 

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU