Zihni güçlendiren ilaçlar 2030 itibariyle zenginlerin hizmetinde olacak

İşverenler bilişsel yetenekleri artıran maddeler sunarken yoksullar sağlık risklerine hiç olmadığı kadar açık hale gelecek

(Pikrepo)

İlaç kullanımını bitirmeye çalışırken harcanan çaba ve milyarların nafile olduğu artık aşikar.  İlaçlar popüler ve öyle olmaya da devam edecek. Ama değişecek olan şey, gelecekte kullanacağımız ilaçların cinsiyle nasıl ve neden alınacakları. Eski demirbaşlardan eroin, kokain ve esrar müşteri bulmaya devam edecek ama servet, eğitim ve fırsat eşitsizliğinin giderek arttığı bir dünyada toplumun en muhtaç kesimleri arasında uyuşturucu kullanımı da artacak.

Elinde hiçbir şeyi olmayanlar bu maddelerin zararını en yıkıcı şekillerde deneyimlerken bu uyuşturucu "gettolaşması" giderek büyüyecek. Aynı zamanda sosyal ve maddi sermayesi olanlar en kötü etkilerden korunmaya devam edecek. Ağrı kesicilerin dağıtımının ve bunlara erişimin eşitsizliği konusunda sürecin nasıl işlediğine çoktan şahit olduk. Amerika Hindistan'dan 2000 kat daha fazla kullanım oranıyla dünya opioid arzının en büyük kısmına sahip. Bu rakamlar her iki ülke için de korkutucu boyutta. 

Batı'daki gelişmiş ülkelerce benimsenen ve geçen yıllarda Afrika ve Asya'nın gelişmekte olan ülkelerine geçen alkol ve tütün kullanımı, birçok nüfusun kokain, afyon ve benzodiazepinlerle ilişkisi için model olacak. Ve Batı'yı yıllardır uğraştıran Hepatit C gibi kan yoluyla bulaşan virüs ve enfeksiyonlara benzer daha fazla problem de beraberinde gelecek. Bu tür tehlikeler uzakta değil. Gelişmekte olan ülkelerde uyuşturucu kullanımı hem kırsal hem kentsel alanlarda uyuşturucuya eşit erişim sağlayan,  cep telefonlarıyla bankacılık kullanımının kolaylaştırdığı dağıtım ve tedarik biçimleriyle zaten hız kazandı. Bu bölgelerdeki sağlık altyapısı ve yatırımı, uyuşturucu kullanımındaki hızlı artışı karşılamadığı sürece bu ülkelerde HIV'nin yol açtığı türden bir yıkıma daha şahit olabiliriz.

Gelişmekte olan ülkelerdeki bir diğer meseleyse topraktaki önceliğin gıda mahsülleri yerine uyuşturucu yetiştirmeye verilmesi. Nüfuslar arttıkça toprağın bu şekilde (gıda üretimi pahasına) kullanılması, bu nüfuslardaki uyuşturucu sebepli ölümleri de kaçınılmaz olarak artıracak. Ama uyuşturucu üretiminin çevre üzerindeki etkisi artarken, Batı'da geçen yıllarda gördüğümüze benzer ufak endişe ifadelerinin bu süreci tersine çevirmede pek az etkisi olacak. 

Batı ülkeleri için Uber'e benzeyen bir rahatsızlık ortaya çıkacak. Fiyat ve erişilebilirlik, tarihsel olarak, uyuşturucu kullanımındaki değişimleri şekillendirdi. Ama bu kez karışıklığı başlatan müzik ve ilaç sektörü oldu (rap müziği ve Xanax'ı düşünün ya da ilaçların Amerika'da piyasaya bol miktarda afyon sürmeye başlayan doktorların reçete yazma alışkanlıklarındaki tesirini ve bundan doğan kargaşayı düşünün). Uyuşturucu kullanımını şekillendirmede para çekici bir unsur ama yakın gelecekte müziğin dinleyiciler üzerindeki etkisi (onları sadakatle takip ettikleri müzisyenlerin hayatlarını ve kimliklerini kopyalamaya itmesi mesela) çok daha fazla etkili olacak. 

 

 

Müzisyenler ve ilaç şirketleri kendi pazarlarının ihtiyaçlarını tanımada ustalaşacak. Eroin, kokain ve benzodiazepin gibi demirbaşlar her türden sosyal dezavantajı "tedavisinde" reçetesiz ilaç olarak kullanılmaya devam ederken hayatta kalmak için mücadele etmeyenlere bu endüstriler tarafından hizmet verilecek. Etkisini inceden ama derinden değiştirecek şeyler aranacak; bu yeni kafalardan biri, insanların küçük dozlarda saykodelik uyuşturucular alıp psikolojik performansını iyileştirmeye veya ruhani bir hale girmeye çalıştığı mikro-dozlarla başladı bile. Otonom Duyusal Meridyen Tepki (ASMR) ile sağlanan karıncalanma ve gevşeme hislerinin artan popülaritesi, ilaç sektörünün geliştirdiği ve müziğin pazarladığı bir dizi psikoaktif kimyasal tarafından üretilecek veya güçlendirilecektir.

Örneğin boş zaman aktivitelerine nootropik olarak bilinen ve konsantrasyon, problem çözme ve hafıza gibi bilişsel yetileri geliştiren akıllı ilaçlar hizmet edecek. İşverenler, üretkenliklerini artırmak için nootropik kullanmaya istekli insanları tercih ederken, paradoksal olarak, çalışanlar pozitif çıkan bir uyuşturucu testindense negatif çıkanlar için cezalandırılacak. Nootropikler, nüfusun hızla büyüyen bir kısmı olan, bilişsel zayıflamayı durdurmak ve emekli olmaya güçleri yetmeyeceği için 70, 80'lerine kadar çalışmaya devam etmek zorunda kalan yaşlılar arasında da popülerliğini gösterecek.

Eski ilaçlara dayalı yeni tedavi yöntemleri bulma çalışmaları başladı bile. Bunlar depresyon tedavisi için LSD ve Ketamin gibi saykodeliklerin, psikoz için esrarın ve alkol bağımlılığı için de derin beyin stimulasyonunun kullanımını inceleyen araştırmalar. Her ne kadar bu erken araştırmaların sonuçları gelecek vaat ediyor gibi görünse de, başarılı olduğu kanıtlandığı durumda, sadece zenginler için erişilebilir olacak. 

Bu ilaçlar karşısında, geçmişte olduğu gibi, paniklemeye devam edeceğimiz kesin: Et yiyen kimyasalları veya insanüstü güce sebebiyet veren maymun tozunu (monkey dust, flakka benzeri uyuşturucu ed.n.) düşünün. Tahmin edileceği üzere bütün bu tasalar dikkatleri uyuşturucu kaynaklı ölümlerin kıracağı yeni rekorlardan başka yönlere çekecek. Ve 2030 itibariyle gelecekte, bu tarz trajedilere dair daha duyarlı olacağımızı (şimdi de bunun için uğraşıyoruz) sezdiren hiçbir şey yok.

 

 

NOT: Hamilton'ın tasarımdan kaynaklanan nedenlerle kısalttığımız başlığının tamamı şöyledir: Konstantrasyonu ve hafızayı güçlendiren ilaçlar 2030 itibariyle ofislerde olacak ama sadece zenginler için

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

https://www.independent.co.uk/voices

Independent Türkçe için çeviren: İrem Oral

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU