Dünyada 2019’a damga vuran olaylar

IŞİD hakimiyetini kaybederken bir öldü bir yaşıyor denen Bağdadi’nin “gerçekten” ölümü, Trump’ın tepesinde Demokles’in Kılıcı gibi sallanan azil soruşturması, ırkçı katliamlar, Çin’in toplama kampları, tanker saldırıları, devrilen iktidarlar ve dahası

(Independent Türkçe)

2019 dünyanın dört bir yanında yankı uyandıran olaylar ve gelişmeleri ardında bırakıp değişim ve yeniliğe dair umutları 2020’ye devrederek tarih sahnesinden çekilirken geçen yıla ait takvim yapraklarında şu izler kaldı:

OCAK

“Kuzey Makedonya Cumhuriyeti” sahneye çıktı

Makedonya AP.jpeg

(AP)

 

Yunanistan’la Makedonya arasında uzun süredir yaşanan isim krizi için çözüm yılı 2019 oldu. Makedonya Meclisi, ülkenin adının “Kuzey Makedonya Cumhuriyeti” olarak değiştirilmesini öngören anayasa değişikliğini onayladı. Makedonya, bağımsızlığını ilan ettiği 1991'den bu yana güney komşusu Yunanistan’la devam eden isim sorunu nedeniyle Avrupa Birliği (AB) ve NATO'ya üye olamıyor. Makedonya'nın uluslararası tanınırlığı, ülkenin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda oybirliğiyle BM üyeliğine kabul edildiği Nisan 1993’te kesinlik kazanmış ancak güney komşusu Yunanistan'ın itirazıyla geçici referans olarak “Eski Yugoslavya Cumhuriyeti Makedonya (FYROM)” adıyla üyeliğe kabul edilmişti.

 ABD destekli Guaido kendini başkan ilan etti

Venezueala Reuters.jpg

(Reuters)

 

2019 Latin Amerika ülkeleri için çalkantılarla geçti. Bölge isyan rüzgarlarına teslim olurken Venezuela’da Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya karşı gösterilerin sürdüğü sırada ABD destekli Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido 23 Ocak’ta kendini geçici devlet başkanı ilan etti. ABD ve Avrupa Parlamentosu (AP) Guaido’nun liderliğini tanıdı. Yılın son zamanlarında alınan başka bir kararla, Amerika kıtasındaki 15 ülke, aralarında Maduro’nun da bulunduğu 29 Venezuelalı yetkilinin kendi topraklarına girişini yasakladı.

ŞUBAT

Küresel ekonomiye en büyük tehdit: Ticaret savaşı

Ticaret savaşı AP.jpg

(AP)

 

Ekonomist İstihbarat Birimi (EIU), 2019’da küresel ekonomiyi bekleyen en büyük 10 tehdit faktörünü listeledi. Listenin zirvesinde yer alan ABD-Çin hattındaki ticari çekişmenin “tam anlamıyla küresel bir ticaret savaşına”, hatta “teknolojik silah yarışı”na dönüşebileceği öngörüsü yılın neredeyse tamamında etkili oldu. Yılın sonuna kadar ticaret savaşının etkilerini sadece iki ülke değil, dünya piyasaları ve ticaret zincirleri de hissetti. ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’le ticaret anlaşması imzalamak için “Elimde bir tarih yok” demesi, hatta 2020 ABD başkanlık seçimleri sonrasını işaret etmesi ümitleri söndürüyordu ki Washington yönetimi yılın son gününe doğru “ticaret savaşı” verdikleri Çin’le 2,5 yıldır devam eden müzakerelerin ardından anlaşmanın ilk aşamasının tamamlandığını ve Pekin’e ihracatın ikiye katlanacağını açıkladı.

MART
 

157 kişiye mezar olan Boeing 737 MAX’in akıbeti ne olacak?

Etiyopya Reuters.jpg

(Reuters)

 

Etiyopya Havayolları’na ait Boeing 737 model uçak 10 Mart’ta Addis Ababa’dan kalkışından 6 dakika sonra düştü. Uçaktaki 157 yolcu ve mürettebattan kurtulan olmadı. Geçen yıl ekim ayında Endonezya’da Cakarta Havalimanı’ndan kalkışından kısa süre sonra düşen ve 189 kişinin ölümüne neden olan kazada adı geçen Lion Havayolları’na ait uçak da Etiyopya’da düşen Boeing 737 gibi MAX modeldi. Bu iki kazadan sonra 737 MAX modellerle ilgili güvenlik sorunu oluştu, uçuş yasağı getirildi. Federal Havacılık İdaresi (FAA) Başkanı Steve Dickson, FAA'nın Boeing 737 MAX’in beklenenin aksine 2019 sonunda uçuşlara geri dönmeyeceğini açıkladı. Amerikan uçak üreticisi Boeing'in en büyük müşterilerinden olan ve yere indirilmiş 24 adet Boeing 737 MAX tipi uçağı bulunan Türk Hava Yolları’nın (THY) bu uçaklarla ilgili belirsizliğin sürmesi ve sürece dair nitelikli açıklamanın yapılmaması nedeniyle üretici şirkete dava açma hazırlığı yaptığı belirtildi. 

Yeni Zelanda katliamı ve Ardern’in duruşu

Yeni Zelanda Reuters.jpg

(Reuters)

 

Irkçılık ve beyaz üstünlük yanlılarının saldırılarının yanı sıra nefret söyleminin tırmanışa geçtiği 2019’da Yeni Zelanda’dan acı bir haber geldi. Christchurch kentinde 15 Mart günü cuma namazı sırasında iki camiye saldırı düzenlendi. Ülkeyi sarsan olayda “beyaz üstünlük” yanlısı ırkçı Brenton Tarrant arkasında bir manifesto bırakarak düzenlediği saldırılarda 51 kişiyi katletti. Kanlı olaylardan yalnızca birkaç gün sonra Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern’in girişimiyle ülkede askeri nitelikte yarı otomatik silahlar ve saldırı tüfekleri yasaklandı. Ardern, saldırılardan sonra ilk saatlerden itibaren gösterdiği duruşla gerek ülkesinde gerekse uluslararası çapta takdir topladı, ırkçı eylemler karşısında kayıtsızlığın yaşandığı bir sırada dünyaya liderlik ders verdi. 

IŞİD nihayet yenildi (mi?)

IŞİD AFP.PNG

(AFP)

 

Suriye ve Irak’ın bir bölümünde yıllarca hüküm süren IŞİD’in elindeki son toprak olan Bağuz Köyü’nün de düşmesiyle örgütün 23 Mart’ta tamamen yenildiği açıklandı. Amerikan askerlerini Suriye'den çekme kararı alan ABD Başkanı Donald Trump, IŞİD'in Suriye'de "yüzde 100" yenildiğini savundu. Ancak ABD’nin “yenildiğini” iddia ettiği IŞİD’in karasal hakimiyetini yitirmesi sonrası muhtelif bölgelerde intihar saldırılarına devam etmesi, örgütün varlığının sürdüğü şeklinde yorumlandı. Birleşik Krallık Genelkurmay Başkanı Nick Carter da aralık ayında yaptığı bir konuşmada, IŞİD ve onun benimsediği aşırılık tehdidinin “kesinlikle bertaraf edilmediğini” söyledi.

Idai Kasırgası Güney Afrika’yı vurdu

Idai AP.jpeg

(AP)

 

Idai Kasırgası’nın vurduğu Güney Afrika ülkelerinden Mozambik, Zimbabve ve Malavi'de seller nedeniyle 700’den fazla kişi yaşamını yitirdi. On binlerce kişiye sıtma ve kolera teşhisi kondu. Dünya Bankası kasırgadan etkilenen bu ülkelerde maddi hasarın 2 milyar doları (yaklaşık 12 milyar TL) bulduğunu açıkladı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Idai kasırgasının iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, dünya için “tehlike çanlarının” çaldığını ve bu kasırganın Afrika tarihindeki iklim kaynaklı en kötü felaketlerden biri olduğunu söyledi. 

NİSAN

Hong Kong’u karıştıran iade yasası

Hong Kong AP.jpg

(AP)

 

Çin’in dış mahallesi mi yoksa bağımsız bir toprak mı? Hong Kong için bu soruları daha da içinden çıkılmaz hale getiren yeni bir yasa tasarısı oldu. 3 Nisan’da parlamentoya sunulan ve şüphelilerin Çin, Makao Özel İdari Bölgesi ve Tayvan'a iadesini kolaylaştıran yasa tasarısı taşları yerinden oynattı. Tasarının geri çekilmesini isteyen protestocular eylemlerin sonucunu aylar sonra aldı. Hong Kong Güvenlik Bakanı John Lee ekim ayında Yasama Meclisi Genel Kurulu’nda kürsüye çıkarak, yasa tasarısını geri çektiklerini duyurdu. Ancak bölgede olaylar da öfke de yatışmadı. Gösterilerin adeta bir gelenek haline geldiği Hong Kong’da sular yakın zamanda durulacak gibi de görünmüyor.

Buteflika’yla 5. döneme “hayır” dediler

Cezayir AP.jpeg

(AP)

 

Cezayir'de 1999’dan bu yana 4 dönemdir cumhurbaşkanlığı görevini yürüten 82 yaşındaki Abdulaziz Buteflika'nın ciddi sağlık sorunlarına rağmen 22 Şubat'ta 5. dönem için adaylığını açıklaması ülkede infiale yol açtı. Gelen tepkiler üzerine Buteflika, 11 Mart'ta yaptığı açıklamayla 18 Nisan'da planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerini ertelediğini, adaylığını geri çektiğini ve yönetimde kapsamlı değişiklikler yapılacağını duyurdu. Beklenen istifa haberi de 2 Nisan’da geldi. Sokaklarda sevinç gösterileri düzenlense de bu haber yönetimi bundan sonra kimin devralacağına dair endişeleri yatıştırmaya yetmedi. Buteflika’nın nisan ayında çekildiği cumhurbaşkanlığı makamının yeni sahibiyse aralık ayında belli oldu. Muhalefetin “rejimin çocukları” diye nitelediği adayların yarışması nedeniyle boykotun gölgesinde geçen seçimde katılım yüzde 40’ta kalırken, zafer oyların yüzde 58,15’ini alan Abdulmecid Tebbun’un oldu. 

Sudan’da 30 yıl sonra Beşir’in gidişi

Sudan Alaa Salah AFP.jpeg

(AFP)

 

Sudan’da 19 Aralık 2018’de başlayan gösterilerin ardından Devlet Başkanı Ömer Beşir 30 yıl önce bir darbeyle oturduğu koltuğu ordunun müdahalesiyle 11 Nisan’da bırakmak zorunda kaldı. Beşir’in gidişi sokağın ateşini dindirmeye yetmedi. Halk bu kez askeri değil sivil yönetimin tesis edilmesi için sokağa terk etmedi. Uzun süren müzakerelerin ardından yönetimi devralan askeri konseyle muhalefetin oluşturduğu koalisyon geçiş hükümeti konusunda anlaşmayı ağustosta imzaladı. Diğer taraftan savcılık, tutuklanan Beşir’in evinden nakit karşılığı 130 milyon dolara yakın para çıktığını duyurdu. Yılın son günlerine doğru alınan kararda Beşir, yolsuzluk ve yasadışı döviz bulundurmaktan suçlu bulunarak iki yıl hapse mahkum edildi.

Assange: Elçilikten cezaevine

Assange AP.jpg

(AP)

 

WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange, 7 yıla yakın süreyle sığındığı Londra’daki Ekvador Büyükelçiliği’nden 11 Nisan’da polis zoruyla çıkarılarak tutuklandı. Britanya mahkemesi Assange'ın İsveç'e iadesine karar vermiş ve Assange Haziran 2012'de İsveç'e iadesi halinde ABD'ye gönderilme riski bulunduğu için Ekvador'un Londra Büyükelçiliği’ne sığınmıştı. Halen tutuklu bulunan Assange’ın sağlık durumunun “ileri derecede kötü” olduğuna dair bilgiler gelirken, baba John Shipton, “iğrenç” diye tanımladığı cezaevinde oğlunun günde neredeyse 23 saat boyunca hücre hapsinde tutulduğunu söyledi. Ardından Assange’ın kaldığı cezaevinde sağlık durumunun kötüye gittiğini belirten 60’dan fazla doktor, Britanya İçişleri Bakanı Priti Patel’e açık mektup yazarak müdahale edilmezse Assange’ın ölebileceğini vurguladı. Dünyanın dört bir yanından yaklaşık 700 gazeteci, yüksek güvenlikli Belmarsh Hapishanesi’nde tutulan Assange’ın serbest bırakılması için imza kampanyası başlattı. İsveç mahkemesiyse kasım ayında aldığı kararla şikayetçilerin şikayetlerini çekmesini de göz önüne alarak Assange'ın “prezervatifsiz cinsel ilişkiyle” suçlandığı soruşturmayı kapattı.

Bir tarih dünyanın gözleri önünde yandı

Notre Dame Reuters.jpg

(Reuters)

 

Fransa’nın başkenti Paris’teki tarihi Notre Dame Katedrali, çan kulesinin yeniden tasarlanması için yürütülen restorasyon çalışmaları sırasında 15 Nisan’da alevlere teslim oldu. Dünya yangını canlı canlı izlerken, alevler içindeki katedrale uzaktan bakan Fransızlar ve turistler gözyaşlarını tutamadı. 850 yıllık tarihiyle ülkenin sembolü olan katedralin çatısı yaklaşık 8,5 saat süren yangında tamamen çöktü. Ünlü yapı, Napolyon’un imparator ilan edilmesinin de aralarında bulunduğu tarihi anlara şahit olmuştu. Paris denince akla gelen ilk birkaç yapıdan biri olan katedralin eski görünümüne kavuşması için çabalar sürüyor.

Sri Lanka Paskalya sırasında kana bulandı

Sri Lanka Reuters.jpg

(Reuters)

 

Sri Lanka'da, 21 Nisan'da Hristiyanlar için kutsal Paskalya ayini sırasında, Kochchikade'deki St. Anthony's, Katana'daki St. Sebastian ve Batticaloa'daki Meryem Ana kiliseleriyle başkent Kolombo'daki beş yıldızlı Shangri-La, Cinnamon Grand ve Kingsbury otellerine bombalı saldırılar düzenlendi. Bu saldırıların ardından başkent Kolombo'nun banliyösü Dehiwala'daki konukevi yakınında ve Dematogoda'da üst geçit yakınında patlamalar oldu. Yetkililer, saldırılarda 359 kişinin hayatını kaybettiğini, 500'den fazla kişinin yaralandığını açıkladı. Katliamları IŞİD üstlendi. 

MAYIS

Theresa May’in gözyaşları

Theresa May Reuters.jpg

(Reuters)

 

Onun için ülkesini AB’den çıkarmak, ateşten gömlek giymekten farksızdı. Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılma sürecinde verdiği mücadelede başarı elde edemeyen Theresa May 24 Mayıs’ta yaptığı açıklamayla başbakanlık makamından ayrılacağını duyurdu. Koltuğunu 7 Haziran’da bırakacağını ilan ettiği konuşmasında gözyaşlarına hakim olamayan May, “Hayatımın en büyük onuru olan ikinci kadın başbakanlıktan kısa süre sonra ayrılacağım. Ancak açık bir şekilde görülüyor ki ben son olmayacağım. Bunu hiçbir garezim olmayarak, sevdiğim bu ülkeye hizmet etme fırsatını bulmanın minnettarlığıyla yapıyorum” dedi. İngiliz basını "Demir Lady" umuduyla 11 Temmuz 2016'da göreve gelen May'in “Brexit kumarını başarısız yönettiği” görüşünde birleşti. 

HAZİRAN

Petrol tankerlerine saldırı

Umman Reuters.jpg

(Reuters)

 

Dünyanın 2019 karnesi denince akla ilk gelenlerden bazıları, hiç şüphesiz petrol tankerlerine yönelik saldırılar oldu. Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) doğu sahilinde yer alan Fuceyra Limanı yakınlarında Suudi Arabistan, BAE ve Norveç'e ait 4 ticari kargo gemisinin 12 Mayıs'ta sabotaja uğramasının ardından ABD bölgede İran'a gözdağı vermek üzere F-15 ve F-35 uçakları ile uçuşlar gerçekleştirdi. Bu olayın yankıları sürerken Umman Körfezi'nde 13 Haziran’da iki büyük petrol tankerinde patlamalar yaşandı. Japonya’nın Kokuka Courageous ve Norveç’in Front Altair adlı petrol tankerlerine yönelik saldırılarda ABD açıkça İran’ı sorumlu tutarken, Tahran yönetimiyse olayla bir ilgilerinin olmadığını savundu.  

Mursi’nin ölümü, dünyanın ölüm sessizliği 

Mursi AFP.jpg

(AFP)

 

Mısır'ın demokratik yöntemlerle seçilmiş ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, 17 Haziran’da mahkeme salonunda baygınlık geçirdikten sonra yaşamını yitirdi. Mısır Başsavcılığından yapılan Mursi'nin "derhal hastaneye nakledildiği" yönündeki açıklamaya karşılık duruşma salonunda bulunanlarsa, diğer sanıkların yardım çağrısına rağmen güvenlik güçlerinin 20 dakikadan uzun süre Mursi'ye yardım etmediğini söyledi.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

The Independent’ın tecrübeli Ortadoğu muhabiri Robert Fisk ise o anlar için “Mısır demokrasisi Mursi'yle beraber bir kafeste öldü” dedi ve “Batı bir zamanlar Arap demokrasisinin büyük umudu denen bir adamın ölümü karşısında sessiz” sözleriyle dünya liderlerinin tepkisiz kalışını eleştirerek, devrik lider Hüsnü Mübarek’le ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanı Mursi’ye gösterilen muamele arasındaki gözle görünür farka dikkati çekti. Mursi, 3 Temmuz 2013'te dönemin Savunma Bakanı ve ardından Cumhurbaşkanı olan Abdulfettah Sisi tarafından gerçekleştirilen askeri darbeyle görevinden uzaklaştırılmıştı. Mursi'nin ailesi tarafından daha önce yapılan yazılı açıklamalarda, Mursi'nin tek kişilik hücrede alıkonduğu, ziyaretine izin verilmediği ve tam bir tecrite tabi tutulduğu belirtilmişti.  

Kıyıya vuran insanlık: El Salvadorlu baba-kız

El Salvador AFP.jpg

(AFP)

 

ABD’nin sınır ötesinden gelen göçmenleri tuttuğu gözaltı kamplarındaki “insanlık dışı” durum gerek Amerikalı siyasetçiler gerekse yardım kuruluşları tarafından 2019’da sıkça dile getirildi. Baskılar artsa da daha iyi bir yaşam için ülkelerini terk edip ABD sınırına dayanan çaresiz göçmenlerin sayısı azalmadı. ABD-Meksika sınırında göçmenlerin ölümle yaşam arasında geçen tehlikeli yolculukları trajik olayları da beraberinde getirdi. El Salvadorlu Oscar Alberto Martinez Ramirez ve 11 aylık kızı Valeria’nın cansız bedenleri Rio Bravo nehrinde kıyıya vurdu. ABD'de Demokratlar, ünlüler ve aktivistler göçmen baba-kızın yürek burkan fotoğrafına tepki gösterirken olayın sorumlusu olarak Trump'ı işaret etti. Dünyayı sarsan o fotoğraf, akıllara 2015’te Muğla’dan Yunanistan’a geçmeye çalışırken boğulan Alan (Aylan) Kurdi’yi getirdi. Alan öldüğünde pek çoğunun dediği gibi “Bu trajedi ne bir ilkti ne de son olacaktı.”

Merkel’in akıl erdirilemeyen titremesi

 

Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Berlin’de Ukrayna’nın yeni Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’le yapacağı görüşme öncesi güneş altında yapılan resmi tören sırasında şiddetle sarsıldığını görenler gözlerine inanamadı. Görüntüler haber bültenlerinin ilk sıralarına yerleşti. Sonraki haftalarda titreme nöbetlerine yenileri eklendi. Merkel “iyi” olduğunu iddia etse de mesele anket yapıp halka sormaya kadar gitti. Civey anket şirketi tarafından Augsburger Allgemeine gazetesi için yapılan araştırmada, "Sizce Angela Merkel sağlık durumu hakkında kamuoyuna ayrıntılı bilgi vermeli mi, yoksa bu onun özel meselesi mi?" sorusu yöneltildi. Katılımcıların yüzde 59'u Merkel'in sağlığının “özel bir mesele” olduğuna inandıklarını söyledi.

Tarihi el sıkışmadan, “Görüşmeler beyhude” çıkışına

Kore AP.jpg

(AP)

 

2019 ABD ve Kuzey Kore için bir ilke de sahne oldu. ABD Başkanı Donald Trump ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Güney ve Kuzey Kore’yi birbirinden ayıran askerden arındırılmış bölgede 30 Haziran’da bir araya geldi. İkili ilişkiler yıl içinde dalgalı bir seyir izlerken, Kuzey Kore lideri ekim ayında yaptığı açıklamada ABD Başkanı’yla arasındaki “özel” ilişkiyi övdü ve Washington’la Pyongyang yönetimleri arasında çalışma grubu düzeyinde İsveç'te yapılan müzakerelerin çökmesine rağmen iki liderin “birbirlerine güveninin” sürdüğünü belirtti. Ne var ki Kuzey Kore devlet medyasının ABD’nin eski Başkan Yardımcısı ve 2020 ABD başkanlık seçimlerinde Demokratların aday adayı Joe Biden için “kuduz köpek” benzetmesi yapması ve ardından Trump’ın buna tepki veren bir tweet paylaşması sonrası Pyongyang yönetiminden “Bizim için beyhude olacak görüşmelerle artık ilgilenmiyoruz” çıkışı geldi.

TEMMUZ

Tankerlere karşılıklı el koymalar

Tanker Reuters.jpg

(Reuters)

 

Umman Körfezi’nde petrol tankerlerine saldırıların üzerinden çok geçmeden bu kez krizin adresi Avrupa oldu. Britanya donanması, 4 Temmuz’da Suriye’ye ham petrol taşıdığı iddia edilen bir İran tankerine Cebelitarık açıklarında el koydu. ABD ve İran arasında gerilimin tırmandığı sırada yaşanan olay Washington’ın müdahalesi olarak yorumlanırken, bu olayı İran’ın aynı ay Hürmüz Boğazı’nda bir Britanya tankerine el koyduğu misilleme izledi. 

Tahran taahhütlerden adım adım uzaklaşıyor

İran AFP.jpg

(AFP)

 

ABD’nin 2015’te İran’la 5+1 ülkeleri arasında varılan anlaşmadan 2018’de çekilmesi ve ardından ağır yaptırımlar getirmesi sonrası Tahran yönetiminden de anlaşmadaki taahhütlerinden geri adım atma hamleleri gelmeye başladı. Avrupa ülkelerinin nükleer anlaşmada verdiği sözleri yerine getirmediğini belirten İran, 8 Temmuz’da nükleer anlaşmayla belirlenen uranyum zenginleştirme oranındaki sınırı aştı. Bu hamleyi, daha sonra ağır su stokunu artırma ve santrifüjlere uranyum enjekte etme gibi adımlar izledi. 

Brexit düğümünü Boris Johnson mı çözecek?

Boris Jonhson Reuters.jpg

(Reuters)

 

Kördüğüme dönen Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılma sürecinde David Cameron’ın ardından Theresa May de havlu attı. Boris Johnson, 23 Temmuz’da Muhafazakar Parti’nin lideri ve ülkenin yeni başbakanı oldu. 4 Mayıs 2008-9 Mayıs 2016 döneminde Londra Belediye Başkanı, 13 Temmuz 2016-9 Temmuz 2018 tarihleri arasında da dışişleri bakanı olarak görev yapan ve siyasi eylemlerinden çok imza attığı gaflarla gündeme gelen “Osmanlı torunu” Johnson’ın Türkiye karşıtı söylemleri de unutulmadı. Johnson, 2016’da Brexit sürecini Türkiye karşıtlığına dönüştürmüş, daha sonra da “Bu konuda tek kelime etmedim” diyerek çark etmişti. 12 Aralık genel seçimlerinden de zaferle ayrılan Johnson’ın Brexit sürecini bundan sonra nasıl devam ettireceği merak konusu. Diğer taraftan Birleşik Krallık için muammaya dönüşen Brexit’e 2019’un takvim yaprakları da yetmedi. AB’den ayrılma tarihi için önce 29 Mart 2019, daha sonra 31 Ekim 2019 ve en sonunda da 31 Ocak 2020’de karar kılındı. Yeni başbakan yeni yılda bu işi çözmeye kararlı olduğunu söylüyor ancak iki başbakan eskiten sancılı ayrılık Johnson’ın da çetin sınavı olacak.

“Geldiğiniz yere dönün” dedi, “En yozlaşmış başkansın” cevabını aldı

ABD AP.jpg

(AP)

 

2016 seçim kampanyası sırasında göçmen karşıtı bir “liderlik” sergileyeceğinin sinyallerini veren ve Beyaz Saray’a geçmesinden bu yana Meksika sınırına duvar örmek için fon bulmak adına mücadele eden Trump, diğer taraftan da Kongre'deki göçmen kökenli üyelerle ülkenin geri kalanı arasına duvar örme çabalarını sürdürdü. Trump’ın Twitter üzerinden hedef aldığı siyasetçiler arasında, beyaz olmayan göçmen kökenli Demokrat Parti üyeleri İlhan Ömer ve Alexandria Ocasio-Cortez'in yanı sıra Ayanna Pressley ve Rashida Tlaib gibi isimler başta geldi. Trump, göçmen kökenli bu siyasetçiler için önce “Onların nereden geldiğini bile bilmiyorum” dedi, ardından çıtayı daha da yükseltip “Geldikleri yere dönsünler” diye ekledi. Ömer, “Bu ülkeyi en kötü, en yozlaşmış ve beceriksiz bir başkandan korumaya çalışıyoruz” cevabını verirken, Ocasio-Cortez ise beyaz milliyetçiliğini dünyaya sergilemekle” suçladığı Trump’a seslenerek, “Sınırlarımızı yalnızca size ve birliklerinize fayda sağlayan insanlık dışı kamplarla yok etmenize bakılırsa sorumlusu olduğunuz yozlaşma konusunda kesinlikle haklısınız” dedi.

AĞUSTOS

Statüsü değiştirilen Keşmir’de baskı arttı

Keşmir AFP.jpg

(AFP)

 

Hindistan yönetimi, Müslümanların çoğunlukta olduğu Cammu Keşmir’in özel statüsünü tanımlayan Anayasa’nın 370. maddesini 5 Ağustos’ta kaldırınca bölgedeki baskının arttığı haberleri gelmeye başladı. Sokağa çıkma yasağı ilan edildi, iletişim ve internet kesildi, büyük camiler Kurban Bayramı’nda bile kapalı kaldı. Hükümetin hiçbir kayıp yaşanmadığını savunmasına rağmen, Keşmir'deki aileler, Hindistan'ın iptal kararı sonrası güvenlik güçleri ve göstericiler arasında yaşanan çatışmalarda birçok sivilin öldüğünü ifade etti. Yerel halk ayrıca binlerce kişinin yargılanmadan Keşmir cezaevlerinde çürüdüğünü söyledi. Hint Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, Keşmir’in Pakistan kontrolündeki alanı için de “Hindistan parçası” iddiasında bulununca Pakistan, Hindistan’ın Keşmir’in tamamını ele geçirme tehdidiyle gerilimi tırmandırmakla suçladı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 1948'den itibaren aldığı kararlarla Keşmir'in askerden arındırılması ve geleceğinin halkoyuyla belirlenmesini öngörüyor. Hindistan oylamaya sıcak bakmazken, Pakistan ise BMGK kararlarının uygulanmasını istiyor.

Silahlı katliamların “sorumlusu” video oyunları oldu

El Paso AP.jpg

(AP)

 

ABD’nin Teksas’ın El Paso ve Ohio’nun Dayton kentleri, 4 Ağustos’ta yalnızca birkaç saat arayla kitlesel katliamlara sahne oldu. Ülkede bireysel silahlanma tartışmalarını bir kez daha alevlendiren olaylarda 30’dan fazla kişi yaşamını yitirdi. Trump ise artan şiddetten “video oyunlarını” sorumlu tuttu. Trump’ın katliamlara dair ilk paylaşımlarının arasında Amerikalı boksör Colby Covington’la ilgili tweet atması da tepkiyi artırdı. Bazıları “Ah şuna bakın, başkanımız El Paso saldırısını çoktan atlatmış” ifadesi kullanılırken, bir diğeri de “Saldırgan beyaz olduğu için böyle oldu. Saldırıyla ilgili tweet attıktan yalnızca dakikalar sonra hayatına devam ediyor. Şayet katil Latin kökenli olsaydı bu işte Demokratları ve sınırların açık olmasını suçlayan 14 tweet görmüştük” dedi. Dayton Belediye Başkanı Nan Whaley’nin paylaştığı çarpıcı verilerse, söz konusu saldırıların “ABD’nin 250. silahlı katliamı” olduğunu gösterdi. Ancak bu kanlı eylemler de son olmadı, yılın devamında başka kitlesel saldırılar yaşandı.

Amazon yangınları ve Bolsonaro’nun tepkileri

Amazon Reuters.jpg

(Reuters)

 

2019’un en çok konuşulan olaylarından bir diğeri Amazon yangınları oldu. “Dünyanın ciğerleri” olarak nitelenen Amazon Ormanları’nda haftalarca süren yangın ağır tahribata yol açtı. Yangınlar öncesi Amazonlar’daki ormansızlaştırma çalışmalarına göz yummakla suçlanan ancak eleştirilerin hiçbirini kabul etmeyen Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro ise yangınlar için çevreci sivil toplum kuruluşlarını suçladı, yardım öneren Avrupalı ülkeleri sert tepki vererek geri çevirdi. Oysa Brezilya Ulusal Uzay Araştırmaları Enstitüsü’nün (INPE) verileri bu ülkedeki orman yangınlarında son 6 yılın rekoru kırıldığını ve geçen yıla oranla yüzde 83 artış yaşandığını gözler önüne seriyordu. Ayrıca Brezilyalı uzmanlar Amazonlar'da yangınların en kötüsünün henüz yaşanmadığını ifade etti. Bolsonaro ise hızını alamayıp ABD’li ünlü oyuncu Leonardo DiCaprio'ya da çattı, “DiCaprio havalı adam, değil mi? Amazon'u yakmak için para veren” ifadesini kullandı. İddialara yanıt veren DiCaprio ise “Çabaları takdire şayan olsa da hedef tahtasına oturtulan grupların hiçbirine maddi kaynak sağlamadık” dedi. Bolsonaro’nun hedefindeki bir diğer isim, çevre akvitisti Greta Thunberg oldu. Thunberg’in Amazon’da yaşayan iki yerlinin öldürülmesini kınaması üzerine, Bolsonaro genç aktiviste “velet” diye hitap etti. Bolsonaro’nun ifadeleri üzerine, genç aktivist Twitter biyografisini Portekizcede “velet” kelimesinin karşılığı olan “Pirallha” şeklinde değiştirdi. 

EYLÜL

Saudi Aramco tesislerine saldırı

 

Körfez’de tankerlere yönelik saldırıların arkasının kesilmediği 2019’da Suudi Arabistan’ın ulusal petrol şirketi Saudi Aramco da hedef alındı. İki tesise 14 Eylül’de düzenlenen saldırı sonrası yangın çıktı. Suudi Arabistan'a düzenlenen saldırı BM, AB, Türkiye ve birçok ülke tarafından kınanırken, ABD ise doğrudan İran'ı suçladı. Yemen’deki Husiler saldırıyı silahlı insansız hava araçlarıyla düzenlediklerini iddia etti. Saudi Aramco'ya yapılan saldırı, dünyanın en büyük ham petrol üretici ve ihracatçısı ülkelerinin bulunduğu Ortadoğu'da enerji arzı güvenliği endişelerini beraberinde getirdi. Enerji devi Saudi Aramco’nun aralıkta gerçekleşen halka arzındaysa, ilk kez duyurulmasından üç yıl sonra tarihi bir rekorla gerçekleşti. Saudi Aramco yüzde 1,5 hissesinin halka arzından 25,6 milyar dolar (yaklaşık 152 milyar TL) gelir elde etti ve Alibaba'nın halka arz büyüklüğü ile 25 milyar dolarlık rekorunu da kırmış oldu.

İsrail bir yıldan kısa sürede üçüncü seçime doğru

Netanyahu AFP.jpg

(AFP)

 

2019 İsrail için siyasi belirsizliğin zirveye çıktığı bir yıl oldu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 9 Nisan seçimlerinden istediğini alamadı ve parlamentoyu feshedip ülkeyi erken seçime götürünce 17 Eylül’de bir kez daha sandıklar kuruldu. Ancak ne kendisi ne de başlıca rakibi Benny Gantz koalisyon hükümeti kurmayı başardı. Ülke bir yıldan kısa süre içinde üçüncü kez seçime gitmeye hazırlanıyor. Diğer taraftan siyasi kariyeri zor durumdaki Netanyahu bir kötü haber de yargı makamlarından geldi. İsrail Başsavcısı Avichai Mandelblit, Netanyahu hakkında beklenen iddianameyi 21 Kasım’da açıkladı. İlk kez görevi başında bir İsrail başbakanı hakkında hazırlanan iddianamede Netanyahu’ya rüşvet, güven ihlali ve dolandırıcılık suçlamaları yöneltildi.

EKİM

Nobel Barış Ödülü Etiyopya Başbakanı’na

Etiyopya AA.jpg

(AA)

 

100. Nobel Barış Ödülü bu yıl, ülkesinin Eritre’yle 20 yıllık savaşını bitirme yönünde gösterdiği çabalar nedeniyle Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali’ye verildi. Norveç Nobel Komitesinden yapılan açıklamada, 2019 Nobel Barış Ödülü'nün sahibi Ali'nin, Eritre Devlet Başkanı Isaias Afewerki’yle yakın işbirliği içinde hareket ederek iki ülke arasında uzun süredir devam eden anlaşmazlığı sona erdirmek için bir barış anlaşmasının ilkelerini hızlı biçimde şekillendirdiği, kararlı inisiyatifi, uluslararası işbirliğine ve barışa ulaşılmasındaki çabaları dolayısıyla bu ödüle layık görüldüğü ifade edildi. 

Erdoğan ve Putin’in Soçi mutabakatı

Soçi Reuters.jpeg

(Reuters)

 

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine düzenlediği Barış Pınarı Harekatı sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 22 Ekim’de Soçi kentinde bir araya geldi. İki lider arasında 6 saat süren görüşme sonrası dünyanın beklediği açıklama yapıldı. Erdoğan, Putin’le tarihi bir mutabakata imza attıklarını ifade ederek, “Bu muhtıraya göre Türkiye ve Rusya, Suriye topraklarında ayrılıkçı hiçbir gündeme izin vermeyecektir. 23 Ekim öğlen 12’den itibaren 150 saat içinde YPG’li teröristler ve silahları, 30 kilometrenin dışına çıkartılacak, örgütün tahkimat ve mevzileri imha edilecektir. 150 saatin sonunda Barış Pınarı Harekatı alanı sınırlarının batısı ve doğusunda 10 kilometre derinlikte Türk-Rus devriyeleri başlayacaktır” dedi. "Tel Fırat ve Münbiç’teki tüm YPG’li teröristler silahlarıyla beraber bu bölgenin dışına çıkarılacaktır" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörist sızmalara karşı her iki ülke, gereken önlemleri alacak, muhtıranın gözetimi ve koordinasyonu için ortak bir mekanizma kurulacaktır" ifadelerini kullandı. 

Japonya’da 200 yıl sonra bir ilk yaşandı

Japonya AFP.jpg

(AFP)

 

Japonya İmparatoru Naruhito 22 Ekim’de düzenlenen törenle Krizantem Tahtı’na (Takamikura) resmen otururken, Akihito 30 yıl süren yönetiminin ardından yerini oğluna bırakarak, Japonya tarihinde son 200 yılda görevi başındayken tahttan feragat eden ilk imparator oldu. Asırlardır devam eden geleneksel törende tahta çıkışını resmen ilan eden 59 yaşındaki yeni imparator, devletin sembolü olarak görevinin gereklerini yerine getirme ve anayasaya riayet etme sözü verdi. İmparator Naruhito ve İmparatoriçe Masako 30 dakika süren tören sonrası bir geçit merasimi düzenlemeyi planlanlamıştı ancak bir önceki hafta ülkeyi vuran ve yaklaşık 80 kişinin yaşamını yitirmesine yol açan Hagibis Kasırgası nedeniyle bu tören ertelendi. 

Ebubekir Bağdadi “son kez öldü”

Bagdadi AFP.jpg

(AFP)

 

Öldüğüne dair bugüne dek birçok iddia ortaya atılan ve yaşayıp yaşamadığı yönündeki belirsizlik süren IŞİD’in lideri Ebubekir Bağdadi’nin artık hayatta olmadığı açıklandı. ABD Başkanı Donald Trump 27 Ekim’de yaptığı ve dünyanın canlı yayında izlediği konuşmasında, Bağdadi’nin Suriye’nin kuzeybatısında düzenlenen operasyonda 3 çocuğu ve 2 karısıyla birlikte öldürüldüğünü duyurdu. Trump, “Dün akşam Amerika için de dünya için de harika bir akşamdı. Bir köpek gibi, bir korkak gibi öldü. Dünya şimdi çok daha güvenli bir hale geldi. O bölgeyi ve o bölgedeki tünelleri biliyorduk. Bağdadi’nin girdiği tünelin çıkışı olmadığını biliyorduk. Sekiz helikopterle iniş gerçekleştirdik. Bağdadi’nin bulunduğu binanın ana kapısı kullanılmadı. Bir film izlemek gibiydi. Tehlikeli olan kısım, yaklaşık 1 saat 10 dakika sürdü. Son derece tehlikeli topraklar burası” diye konuştu. Operasyon sırasında 11 çocuğun yara almadan kurtulduğunu açıklayan ABD Başkanı, Rusya, Türkiye, Irak ve Suriye'ye teşekkür etti. 

KASIM

Ordu istedi, Morales çekilip ülkeyi terk etti

Bolivya AP.jpg

(AP)

 

Suların durulmadığı bir diğer Latin Amerika ülkesi Bolivya'da 20 Ekim'de düzenlenen başkanlık seçimlerinin ardından muhalefet seçimlerde "hile" yapıldığını iddia etti ve taraflar karşılıklı olarak destekçilerini sokak gösterilerine çağırdı. Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales, ordunun istifasını istemesi üzerine “ülkede barışın sağlanması gerekçesiyle” 10 Kasım’da başkanlık görevini bıraktığını duyurdu ve ardından önce Meksika’ya, sonra da Arjantin’e geçti. Morales, siyasi sığınmacı olarak kabul edildiği Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te yılın son günlerinde yaptığı açıklamada, “20 Ocak 2015 tarihli 651 sayılı kanun beni 22 Ocak 2020’ye kadar Bolivya’nın Anayasal Devlet Başkanı olarak ilan etti" ifadelerini kullandı. Yasal olarak hala başkan olduğunu savunan Morales, “İstifa etmemden sonra anayasanın 161’nci maddesinde öngörüldüğü gibi Yasama Meclisi kabul etmeliydi. Ama etmediler” dedi.

Irak’ta keskin nişancı terörü ve istifa

Irak AFP.jpg

(AFP)

 

Irak’ta işsizlik, yolsuzluk ve kamu hizmeti yetersizliğini protesto etmek için başlayan gösteriler şiddet olaylarına dönüştü. Keskin nişancıların devrede olduğu pek çok kez dile getirildi. The Independent’ın tecrübeli yazarlarından Patrick Cockburn de “Tahran destekli güçler Irak'ı nasıl ele geçiriyor: İranlıların her zaman bir planı vardır” başlıklı yazısında “... Son bir buçuk aydır göstericilere rastgele ateş açmak veya yerel gösteri liderlerini hedef almak için keskin nişancılar sıklıkla kullanılıyor. Bu insanları, devletin çok parçalı güvenlik birimleriyle İran safında olduğu bilinen paramiliter Haşdi Şabi veya Halk Seferberlik Güçleri (PMF) hiziplerine mensup kimseler öldürüyor” dedi. Şiddet sarmalının büyümesi sonrası Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi, ülkede ekim ayından bu yana devam eden krize çözüm bulunması amacıyla 30 Kasım’da istifa kararını açıkladı. 1 Ekim'de başlayan gösterilerde 350'den fazla kişi hayatını kaybetti, 15 binden fazla kişi de yaralandı.

Olay yaratan toplama kampları ve Uygur belgeleri

Uygur Reuters.jpg

(Reuters)

 

2019’da dünyanın en çok tartıştığı uygulamalardan biri de Çin’in Uygurlara yönelik tutumu oldu. Etnik gruplara mensup 1 milyondan fazla kişinin toplama kamplarına gönderildiği haberleri uluslararası kamuoyunda geniş yankı buldu. Pekin yönetimi bu yerlerin “yeniden eğitim merkezi” olduğunu iddia ederek uygulamalarını savundu. 22 gelişmiş ülke, imzaladıkları ortak bir bildiriyle Çin'in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde (Doğu Türkistan) yer alan toplama kamplarındaki zorla alıkoyma ve Müslümanlara ve azınlıklara yönelik hak ihlallerinin bir an önce son bulması için Pekin yönetimine çağrıda bulundu. Hemen ardından 37 ülkeyse Çin’in Uygur politikasına destek veren mektuba imza attı, sonra bu sayı 50’ye kadar çıktı. 

Kasım ayına gelindiğinde ise Amerikan medyasında paylaşılan bazı belgeler Uygur meselesinin ciddiyetini yeniden tartışmaya açtı. New York Times’ın yayımladığı belgeler, Çin Halk Cumhuriyeti’nin ülkenin doğusundaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde kurduğu ve uluslararası kamuoyunca tepki çeken toplama kamplarının mahiyetini ve Pekin yönetiminin bu coğrafyada uyguladığı sistematik baskıyı gözler önüne serdi. Çin Komünist Partisi’nden (ÇKP) son yıllarda sızdırılmış en önemli hükümet belgeleri olduğu belirtilen 403 sayfalık yönerge metinleri, Devlet Başkanı Şi Cinping’in iktidar koltuğuna oturması sonrası Sincan idaresi için getirilen direktifleri ve Müslüman Uygur halkına “göz açtırmayan” sert politikaları ortaya koydu. Devlet Başkanı ve ÇKP lideri Şi’nin Aralık 2014’te Sincan’a yaptığı ziyaret sırasında bölge yetkililerine hitaben yaptığı gizli konuşmalarda, “terör ve aşırılık yanlıları” olarak nitelediği kişilere karşı “halkın demokratik diktatörlüğünün araçlarının kullanılmasını” ve “asla merhamet gösterilmemesini” istediği görüldü.

Doğu Akdeniz ve Libya krizi

AA.jpg

(AA)

 

Türkiye’yle Trablus merkezli Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) arasında 27 Kasım 2019’da Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası ile Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası’nın imzalanmasıyla birlikte hem Libya krizi hem de Doğu Akdeniz enerji kaynakları çerçevesindeki tartışmalar uluslararası gündemin ilk sıralarına yerleşti. Bu gelişmenin ardından Libya’da Tobruk merkezli Halife Hafter güçleri tarafından Nisan 2019’dan bu yana devam ettirilen Trablus taarruzuna karşı Türkiye’nin UMH’ye destek vermek amacıyla Libya’ya asker gönderilebileceği açıklandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 26 Aralık’ta yaptığı bir konuşmada, Meclis açıldığında ilk iş olarak Libya'ya asker gönderme tezkeresini sunacaklarını belirterek "8-9 Ocak'ta Meclis'ten tezkereyi geçirip, davete icabet edeceğiz” dedi. Böylece tartışmaların ekseni Doğu Akdeniz’de enerji rekabeti meselesini de içine alacak şekilde hızlı şekilde Akdeniz’deki jeopolitik rekabet meselesine kaydı.

ARALIK

NATO Liderler Zirvesi’ne damga vuran dedikodu

NATO AFP.jpg

(AFP)

 

Londra’da 4-5 Aralık tarihlerinde yapılan NATO Liderler Zirvesi’ne güvenlik ve bütçe tartışmalarından çok dünya liderlerinin Trump’la dalga geçişini gösteren bir video damgasını vurdu. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kanada Başbakanı Justin Trudeau ve Birleşik Krallık Başbakanı Johnson’ın da aralarında bulunduğu bir grubun Trump’ın uzun süren basın toplantılarıyla alay ettiği görüldü. Macron’un Trump’la yaptığı “bitmek bilmeyen” basın toplantısı sonrası Trudeau’nun “Şaşkınlıktan ekibinin ağzının nasıl bir karış açık kaldığını gördünüz” demesi kameralara yansıdı. Dünya bu görüntüleri konuşurken, Trump ise daha sonra yaptığı bir açıklamada, NATO zirvesinde “derin saygı” gördüğünü iddia etti.  

Uluslararası Adalet Divanı’na çıkıp “Soykırım yok” dedi

Myanmar Reuters.jpg

(Reuters)

 

Myanmar lideri Ang San Su Çi, Arakanlı Müslümanlara “soykırım” yapıldığı suçlamalarıyla ilgili hesap vermek için BM’nin başlıca yargı organı Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) hakim karşısına çıktı. Gambiya’nın girişimleriyle açılan davanın 10-12 Aralık’ta görülen duruşmalarında Nobel Barış Ödülü sahibi Ang San ülkesini bizzat savundu, Arakan’da “militanlara karşı askeri müdahalede” bulunulduğunu ileri sürerek “soykırım” suçu işlenmediğini iddia etti. Gambiya’nın savunma ekibiyse, Ang San’ın kitlesel katliam, tecavüz ve zorla yerinden etmeye dair önemli iddiaları görmezden geldiğini söyledi, “Ağzınızdan ‘tecavüz’ kelimesi bir kez olsun çıkmadı” dedi. 

Yılın Kişisi: 16 yaşındaki iklim aktivisti Greta Thunberg

Greta AFP.jpg

(AFP)

 

Time dergisi, 11 Aralık’ta yaptığı duyuruyla, 16 yaşındaki İsveçli iklim aktivisti ve iklim grevlerinin öncüsü Greta Thunberg’i “Yılın Kişisi” seçtiklerini ilan etti. 22 Eylül’de New York’ta Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’nde dünya liderlerine seslenen Thunberg, "Buraya gelip her şeyi yaptığınızı söylüyorsunuz. Bizi hayal kırıklığına uğratıyorsunuz ama gençler artık sizin ihanetinizin farkına vardı. Gelecek nesillerin gözü sizin üstünüzde olacak” demişti.

Trump’ın tepesinde sallanan “azil kılıcı”

Azil AP.jpg

(AP)

 

Trump’ın temmuz ayında Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’le yaptığı telefon görüşmesinde, muhatabından siyasi rakibi Joe Biden’ın oğlu hakkında soruşturma açmasını istemesiyle derinleşen kriz aylarca süren tartışmaların ardından azil soruşturmasına kapı araladı. Temsilciler Meclisi’nde 18 Aralık’ta yapılan oylamada Trump’ın görevini kötüye kullandığı ve Kongre’yi engellemeye çalıştığı şeklindeki iki azil suçlaması onaylandı. ABD Başkanı'nın görevden alınması için Senato'nun üçte iki çoğunlukla karar vermesi gerekiyor.

Yılın son günlerinde Somali’den kötü haber

Somali Reuters.jpg

(Reuters)

 

Somali'nin başkenti Mogadişu'da 28 Aralık’ta gümrük merkezi yakınlarında bomba yüklü araç, üniversite öğrencilerini taşıyan otobüsün geçişi sırasında infilak ettirildi. Saldırıda ikisi Türk vatandaşı 90 kişi yaşamını yitirdi. 2017’de Somali tarihinde en büyük patlamalardan biri yaşanmış ve 550 kişi hayatını kaybetmişti.

 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU