Oğlum, havalı ebeveynlerindense YouTuberlardan etkilendiği evreye ulaştı

Bütün içgüdülerime karşı ebeveynlik dizginlerimi gevşetmek zorunda kaldım. Anlaşılan artık okul çıkışında oğlumu kapıda bir elmayla bekleyemeyeceğim

Çocuklar ebeveynlerinin zevklerinden bağlantıyı koparmak ve kend zevklerini geliştirme ihtiyacı duyar (AP) 

 

Stres çarkları, şişe fırlatmaca ve Gangnam Style nesli yetişiyor.

Benimki bu sene ortaokula başladı ve bütün içgüdülerime karşı, ebeveynlik dizginlerimi gevşetmek zorunda kaldım. Anlaşılan artık okul çıkışında oğlumu kapıda bir elmayla bekleyemeyeceğim. (Okulun ilk gününde, eve gitme saati geldiğinde, oğulları için devasa bir demet helyum balonuyla okulun kapısında bekleyen bir aile ferdi kadar fena olmadım hiç. O kişinin sonrasında Honolulu'ya kaçtığını hayal etmiştim. Bu durumda başka ne seçeneğiniz olabilirdi ki?)

Oğlum artık okula giderken ona eşlik etmemi istemiyor. İstasyona kadar gelmeme müsaade ediyor, ama içeri girmem yasak. Bu sabah, istasyonun kapısından geçen ve nazik birine benzeyen bir kadından ona göz kulak olmasını istediğimde yerin dibine girdi.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Pratik ve fiziksel kopuşumuz bir yana, babasının ve benim artık oğlumuzun hayatındaki tek ahlaki rehberler olmadığımızı kabul etmek çok daha ilginç (ve daha az kaygı uyandırıcı). Bakış açısını genişletmek ve tavırlarını şekillendirmek için müzik ve sosyal medya karakterlerini, televizyonu ve yaşıtlarını izliyor.

İdeolojik dizginlerin de gevşemesi gerekiyor. Örneğin oğlumun benimle aynı politik görüşlere sahip olmasını bekleyemem. Eğer ortaokuldan itibaren, onlara kendi bakış açınızdan temel doğru ve yanlışları öğretmediyseniz, çok afedersiniz ama aklınız nerdeydi? Sağlam bir Muhafazakar Parti destekçisiyseniz ve çocuğunuz Sosyalist İşçi Partisi'ne katıldıysa, kendinizden başka kimseyi suçlamaya hakkınız yok.

Sanırım çocuklarımı büyüttüğüm değerler sayesinde, bir neo-Nazi grubuna katılmaları pek mümkün değil (yoksa kalıcı bronzluklarını açıklamakla uğraşmaları gerekecekti). Bizim evde sadece çocuklar soru sorduğunda siyaset konuşulur. Görüşlerimi empoze etmemeye çalışıyorum ama benden farklı bir biçimde düşünmenin faşist oldukları anlamına geleceğini nazikçe görmelerini sağlıyorum. (Bu şakaydı. Lütfen yorum kısmında bana çemkirmeyin. Benim hassasiyetlerimi paylaşmayan pek çok insan faşist değil. Belki aptal, ama faşist değil. Bu da şakaydı.)
 


Ama şimdi 12 yaşındaki çocuğum, onunla tanıştırdıklarımla uzaktan yakından ilgisi olmayan, kendisiyle bağlantılı fikir ve mizah anlayışına sahip insan arayışına girdi. Ancak ne kadar “havalı” ebeveynler olduğumuzu düşünsek de (ve BENİM kuşağım gerçekten çok havalı olduğunu düşünüyor çünkü rave partilerine giderdik ve kışın göbeği açık kıyafetler giyerdik) çocukların, çeşitli düzeylerde, ebeveynlerinin beğenilerinden kopmaya ve kendi zevklerini geliştirmeye ihtiyaçları var. Evet, dümeni onlara verebilirsiniz: Çocuklarım evde Fawlty Towers, Stan ve Ollie ile Fresh Prince of Bel-Air dizilerine dair çok iyi eğitilmişlerdir. Yine de kendi kahramanlarını bulacakları gün gelecektir.

Onun yaşındayken, ebeveynlerimden ve okuldan uzakta, ait olduğum yerleri bulduğum o ilk görkemli an, The Young Ones ve Saturday Night Live'ın ekranlarda belirdiği andı. Alexei Sayle, Ben Elton, Rik Mayal ve onların sosyal uyumsuzlar çetesi yönetime giydirirken beni karnım ağrıyana kadar güldüren ve içinde otoriteye yer olmayan bir dünyaya götüren değerlere sahip bir mizah sunuyordu. Oğlumun kuşağı içinse YouTuberlar, insanların dahil olmaya heves ettiği alt kültürler sunuyor.

Evimizde, YouTuber Boyinaband'ın (gerçek adı David Brown) “Don't Stay in School (Okulda Kalma)” adlı bir rap parçası mutfağımızdaki radyo dalgalarını ele geçirmişti. Verdiği mesaj şuydu: Bilim, matematiğin ve aslında okuldaki tüm derslerin öğrencilere tanıtılması gerekir ama istemeyen öğrencilere hiçbir ders zorla takip ettirilmemeli, bunun yerine pratik işlevleri olan konular öğretilmelidir. Şarkıda “Bana nasıl iş bulacağımı öğretmediler ama bir kurbağayı nasıl kesip inceleyeceğimi hatırlıyorum” ve “Farklı ışık tonlarının dalga boylarını gösterdiler, ama sahip olduğum insan haklarını hiç öğretmediler” diyor.

Şimdi, kuşkusuz, “Okulda Kalma” adlı bir şarkı ilk bakışta ebeveynlerin onaylayacağı bir şey gibi görünmüyor ama hangi çocuk ebeveynlerin onayladığı bir şeyi dinlemek ister ki? Bu Boyinaband herifini araştırmayı kendime vazife edindim. Düşünceli, faal ve ilgi çekici görünüyordu. Vay be! Benim matematik ve bilimsever oğlum, bağ kurduğu bir YouTuber'ın sunduğu bu alternatif görüşe sahipti. Bu, onun okuldan keyif almasını engellemeyecek ve belki de bu sistemde mücadele eden (annesi gibi) insanları daha fazla anlamasını sağlayacak. Bu şarkının “kötü etkisi” kimilerini öfkelendirmiş olabilir ama biz zaten “etkiden” her zaman korkardık. Yıl 1984, gittiğim okulda biri, Bachelor Boys: The Young Ones Book'un bir kopyasıyla yakalanınca bizim dönemin hepsini okul salonuna topladılar.

Kitabın içeriği öğretmenleri çileden çıkarmıştı. Bize “Bu kitaptan başka kimde var?” diye sordular. Neredeyse hepimizin elleri havaya kalktı. Toplantılar yapıldı ve bu içeriğin korkunç "tesirine" dair evlere mektuplar gönderildi.

Ve bilirsiniz, Rik'in hepimizin anarşist olacağı ısrarına rağmen çoğumuz fena insanlar olmadık. Bu yüzden, oğlum Boyinaband'ın “Okulda Kalma” parçasını dinlediği için çok mutluyum; önce ödevlerini bitirdiği sürece...

 

 

* Makale orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

https://www.independent.co.uk/voices/youtube-david-brown-boyinaband-british-politics-school-children-a9214351.html

Independent Türkçe için çeviren: Sena Çenkoğlu

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU